
Bağış, "Kemal Bey cesur mu ki ona cesaret ödülü versinler? Şimdi Gürsel Tekin'den kurtulmanın çabası içerisinde" dedi.***
ANKARA
Bağış, CNN Türk televizyonunun canlı yayınında gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Terör örgütü PKK ile mücadele konusundaki soru üzerine Bağış, Türkiye'de milli birlik ve kardeşlik projesinin sürdüğünü hatırlattı.
BDP'den yapılan yazılı açıklamada "iktidar savaş ilan etmiştir" yönünde ifadenin kullanıldığının belirtilmesi üzerine de Bağış, şunları kaydetti:
"Kime etmiş iktidar? Kendilerini mi kastediyorlar? O zaman kendilerini PKK ile bir olarak görüyorlar. BDP'deki seçilmiş siyasilerin karar vermeleri lazım. Bunlar siyasi mi, terörist mi? Onlar karar verdikten sonra buna göre biz onlarla muhatap oluruz. Teröristle muhatap olmanın yöntemi farklıdır, siyasi ile muhatap olmanın yöntemi farklıdır."
Terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan'ın başka bir cezaevine naklinin söz konusu olup olmadığı yönündeki soruyu yanıtlarken de Bağış, bunu şu anda mümkün görmediğini belirterek, bununla ilgili kanunları değiştirecek iradenin TBMM olduğunu söyledi.
Özel harekat mensuplarının o bölgede görev yapması farklı
Polis özel harekat birliklerinin terörle mücadelede görev alacaklarının açıklanması sonrasındaki terörist eylemlerin hatırlatılması ve durumun 1990'lara benzediğinin belirtilmesi üzerine Bağış, "Özel harekatın, bu konuda uzmanlaşmış bir ekibin 1990'lara dönülmesiyle bir alakası yoktur. 18-20 yaşında gencecik askerlerimizin, hiç tanımadıkları bir coğrafyada sadece 20 günlük bir acemi eğitimiyle gidip görev yapmaları farklıdır. Yıllarca eğitim almış, en iyi teçhizatla donatılmış özel harekat mensuplarının o bölgede görev yapması farklıdır" dedi.
Şimdi gürsel tekin'den kurtulmanın çabası içerisinde
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın aldığı "Yahudi Cesaret Ödülü"nü iade etmesi gerektiğine ilişkin CHP ve MHP'den gelen eleştirilerin hatırlatılması üzerine Bağış, şunları kaydetti:
"Kemal Bey cesur mu ki ona cesaret ödülü versinler? Kemal Bey 'Somali'ye gidiyorum' dedi, Kenya'ya gitti. Kemal Bey 'genel af' dedi. Ertesi gün, 'ben vazgeçtim' dedi. Kemal Bey, 'başörtüsüne özgürlük' dedi. Sonra, 'arkadaşlarla istişare ettik, o olamayacak' dedi. Kemal Bey her konuda maalesef çekimser, tedirgin ve pısırık bir tavır ortaya koyuyor. Kendi, Sayın Önder Sav'la işbirliği yapıp Deniz Baykal'ı ekarte etti. Ondan sonra Önder Sav'ı partisinden dışladı, şimdi Gürsel Tekin'den kurtulmanın çabası içerisinde. Yani onun pek cesaretle alakası yok.