
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, bugüne kadar hiçbir KCK yetkilisiyle, hiçbir zeminde, hiçbir konuyu görüşmediğini ifade etti.***
TBMM
![]() |
Genel Kurul'da gerginlik |
Ergin, TBMM Genel Kurulunda MİT Kanunu'nda değişiklik yapan teklifin görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Bugüne kadar hiçbir KCK yetkilisiyle, hiçbir zeminde, hiçbir konuyu görüşmediğini bildiren Ergin, ''İspatını yapacak olanın alnını karışlarım'' diye konuştu.
Parlamentoda, halkın oylarıyla gelen siyasi partilerin temsilcileriyle her zeminde, platformda görüştüğünü, bundan sonra da görüşmeye devam edeceğini belirten Ergin, BDP milletvekilleriyle görüştüğünü, bundan da gocunmadığını ifade etti.
Ergin, ''Türkiye'de Kürt sorunu var mı yok mu?'' sorusuna, ''Var desek ne değişecek, yok desek ne değişecek? Türkiye'nin 30 yıldır yaşadığı sorun var, var desek de var, yok desek de var. Asayiş, terör, Doğu, Kürt sorunu deyin ne derseniz deyin aşmamız gereken bir sorun var. Yok demekle yok olmuyor'' karşılığını verdi.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, her partiden 3 milletvekilinin yer aldığı bir heyetle İmralı'ya gitme önerisinde bulundu. Kaplan, ''Varsa kafanızda soru, gelin gidelim İmralı'da konuşalım, Oslo'ya, Erbil'e gidelim. Erbil'deki parlamentoya gidelim konuşalım, yüreğiniz, cesaretiniz varsa, bu ülkeye barış istiyorsanız Kandil'e gidelim. 12 milletvekili, gelin barış, silahların susması, Türkiye'nin, gençlerimizin geleceği, asker, polis için gidelim'' diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Kaplan'ın terör örgütüyle görüşmelerin 1999 yılında da yapıldığına yönelik iddialarına yanıt verdi. Vural, koalisyon hükümeti döneminde İmralı ile müzakere ve diyalogla ilgili siyasi anlamda bir görevlendirme olduğunu iddia eden varsa, o görevlendirmeyi burada açıklamanın ''şeref, haysiyet'' sorunu olduğunu söyledi.
Kaplan da sataşma gerekçesiyle söz alarak, şu anda KCK ana davasının bir numaralı sanığı olan Sabri Ok'un, 15 Şubat 1999'da Öcalan ile görüştüğünü, Ankara'dan 3 heyetin İmralı'daki sorgulamalar sürecinde yer aldığını öne sürdü. Bu heyetin, üç kez değişen listesinin de bulunduğunu ifade eden Kaplan, daha fazlasını da açıklayabileceğini belirtti.
İhtiyaç olursa yine görüşülür
Ergin, 2009 yılında Habur Sınır Kapısı'ndan giren terör örgütü elemanları ile görüşme yapılıp yapılmadığı sorusu üzerine, böyle bir görüşmenin söz konusu olmadığını ifade etti. Ergin, şunları söyledi:
''Terör örgütü elebaşı 1999 yılında Türkiye'ye geldiğinde İmralı'da hapsedildi. Yargılamaları Ankara Mahkemeleri tarafından adada yapıldı. Bu yargılamaların öncesi, esnası ve sonrasında devletin ilgili yetkili birimleri, Türkiye'ye geldiği günden itibaren ihtiyaç duydukları zaman ve zeminde terör örgütü elebaşı ile görüşmeler yapmışlardır. Bugüne kadar görev yapmış tüm siyasi iktidarlar döneminde ihtiyaç duyulduğunda belli görüşmeler yapılmıştır. Asker bürokrasisi, istihbarat bürokrasisi ve güvenlik bürokrasisi yapmıştır. Zaten bir devletin, ülkesinde var olan böylesi yakıcı problemi çözmek için bir imkan bir enstruman varsa bunu kullanmaması, bu yola müracaat etmemesi sorgulanması gereken olayadır. Dünyanın hangi ülkesi vardır ki elinde böyle imkan varken bunları kullanmış olmasın. Bugüne kadar bu görüşmeler yapılmıştır ve bundan sonra da ihtiyaç olması halinde devlet güvenlik birimleri, istihbarat birimleri, ihtiyaç duyarsa bundan sonra da bu görüşmeler yapılır.''
Bozdağ Hükümet adına söz aldı
Bu arada, madde üzerindeki görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''MİT'i, PKK veya KCK terör örgütlerini kurmakla suçlamak büyük bir haksızlık ve iftiradır. MİT'i yıpratmak isteyenlerin, terör örgütünün pek çok eylemini MİT işlemiş gibi onun üzerine yıkma çabaları var. Bu tür haberler, yorumlar, bu çabaların göstergesidir. Bu, karalama kampanyasıdır. Bunların hepsi iftiradır'' diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Hükümet adına söz aldı.
MİT'i, ''Türkiye'nin güzide kurumlarından biri'' olarak nitelendiren Bozdağ, MİT'in kuruluş kanununun, göreviyle ilgili konuları açıkladığını anımsattı. Bozdağ, MİT'e çok önemli görevler verildiğini, bunların, ülkenin güvenliği, huzuru, barışı için oldukça önemli olduğunu kaydetti.
Bozdağ, ''Türkiye de büyüyen bir ülke, büyük güç, küresel bir aktör. Türkiye'de, bu anlamda değişimin, gelişimin olması, dışarda, içerde güvenliğiyle ilgili görev yapacak kişilerle ilgili düzenlemeler yapılırken bir takım istisnalar olması doğaldır'' açıklamasında bulundu.
Teklifin, ''kişiye özel düzenleme olduğu'' eleştirilerine de yanıt veren Bozdağ, 1948 yılında çıkarılan ''İdil Biret ve Suna Kan'ın yabancı ülkelere, müzik tahsili için gönderilmesi kanunu'' nu özel kanun olarak örnek gösterdi.
Bozdağ, ''(Savcı, hakim, polis, asker, falanca yerdeki memur ülkenin yararını düşünür, bunlar ülkenin aleyhine iş ve işlem yapmazlar... Ama Başbakan ülkenin yararını düşünmez, aleyhine iş ve işlem yapar.) Atanmışlara güveneceksiniz, milletin seçtiklerine güvenmeyeceksiniz, bu millete güvenmemektir'' diye konuştu.
Başbakanın, konusu suç olan emir veremeyeceğine işaret eden Bozdağ, sözlerini, ''Türkiye'nin Başbakanı, konusu suç olan bir emri ne bugün ne yarın verir. Çete, mafya, hukuk dışı yapılanmalarla mücadele etmiş, bir iktidarı, Başbakanı, Genel Başkanı çete kurmakla itham etme yaklaşımları, buraya yakışmamıştır. Bu ülkenin Başbakanı, ülkenin ali menfaatlerini korur'' diye sürdürdü.
TBMM Genel Kurulundaki görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bozdağ, Adalet Bakanlığı Personel Daire Başkanlığı Yardımcılığına atanan Ünal Bozdağ'ın kardeşi olduğunu söyledi. Bozdağ, kardeşinin hukuk mezunu, ülkenin vatandaşı ve bir hakim olduğunu ifade ederek, ''Herkes gibi onun da devlette çalışma hakkı vardır. Sizin alkışladığınız 28 Şubatçıların yaptığı sınavlarda, alın teriyle girmiş, hakimlik yapıyor. Suç mu ayıp mı bu?'' diye sordu.
Genel Kurulda gerginlik
Teklifle ilgili değişiklik önergesi üzerine söz alan CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Başbakana ciddi boyutta yetkiler verdiği gerekçesiyle teklifi eleştirdi. Tezcan, konuşmasının ardından yerine geçerken, AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Aşkın Bak ile tartıştı.
Tartışmanın büyümesi üzerine bazı milletvekilleri ile AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ve CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce araya girdi. Bu sırada, AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan ile CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel arasında sert tartışma yaşandı ve iki milletvekili birbirlerinin üzerine yürüdü. Araya giren idare amirleri ve milletvekilleri Aslan ve Özel'i sakinleştirmeye çalıştı.
Tartışmanın devam etmesi üzerine TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, birleşime ara verdi.
Tartışma, verilen arada da bir süre devam etti.
Verilen aranın ardından, teklifin yürütme maddesinin görüşülmesine geçildi.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.





