
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, "Kimler terör mağduruysa, onların geride kalan yakınlarına sahip çıkmak bizim vazifemiz" dedi.***
ANKARA
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, NTV'nin canlı yayınına katılarak gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Eğitimin 12 yıla çıkarılmasını öngören teklifin TBMM'deki görüşmelerinin ve CHP'nin Tandoğan mitingine yönelik değerlendirmesinin sorulması üzerine Bozdağ, CHP'de değişen bir şey olmadığını, Tandoğan Meydanı'nda 'bildik türkülerin' söylendiğini, CHP'nin tepeden bakan bir anlayışla, bir formatlama anlayışla yoluna devam ettiğini söyledi.
Bozdağ, ''Kılıçdaroğlu ile Baykallı CHP'nin arasında bir fark yok ama Baykal Cumhuriyet Mitinglerinde, Allah var, hakkını yememek lazım, Kılıçdaroğlu'ndan daha pasif bir katkıyla daha fazla kalabalıkları toplayabilmiştir. Bunlar çok aktif bir katkıyla çok az bir rakamı ancak toplayabildiler'' diye konuştu.
CHP ideolojik bir tartışma yapıyor
Parlamentodaki tartışmaların ise 4+4+4'ün yanlışlığıyla ilgili olmadığını, CHP'nin kendi kabulleri ve ideolojik görüşü üzerine tartışma yaptığını ifade eden Bozdağ, tartışmanın dünyadaki bir çok ülkede uygulanan, öğrencilerin, velilerin tercihlerini ve kabiliyetleri esas alan yapı üzerinden olması gerektiğine işaret etti. Bozdağ, şunları söyledi:
''CHP ideolojik bir tartışma yapıyor, tam da imam hatip liselerine karşı duruşu kamufle etmek için bir tartışma yaratıyor. Açık söylese, 'Ben imam hatip liselerine, bu ikinci kademedeki yönlendirmeden çocukların oraya daha fazla rağbet etmesinden, 28 Şubat'tan sonraki süreçte kapılarına neredeyse kilit vurulmuş noktaya gelmesinden tekrar kapılarının açılmasından, öğrencilerin orada çoğalmasından rahatsızım. O yüzden bu duruşu yapıyorum' dese herkes daha rahatlayacak. Hem bir yandan 'Biz bu konuda ne diyorsanız buna varız' diyeceksiniz, hem de buna yol açacak ve başka meslek liseleri ve genel liseye giden öğrencilerin de kabiliyetleri çerçevesinde geleceklerine yön vermesine ön açacak bir düzenlemenin karşısında duruyorlar, faydalı bir iş yapmıyorlar.''
Herkes kendi tercihine bir tercihte bulunabilir
Anayasa'ya göre Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin zorunlu olduğunu, din eğitimini küçüklerin velilerinin tercihine, büyüklerin de kendi isteğine bırakıldığını hatırlatan Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Esasında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin bu kadar tartışılıyor olmasının nedenlerinden bir tanesi, din eğitimi dersinin olmamasından kaynaklanıyor. Anayasa buna imkan veriyor ama maalesef uygulamada bu uygulanmamış durumda. Belki bu düzenlemeden sonra seçmeli dersler arasına Milli Eğitim Bakanlığı buna imkan verecek bir şey koyabilir. O zaman da herkes kendi tercihine, anlayışına göre bir tercihte bulunabilir. Bu da demokratik bir adım olabilir.
İnsanlar, biliyoruz ki imam hatip liselerine çocukları imam olsun diye göndermiyorlar. Lise eğitimi alırken din eğitimi de alsınlar, dinine ait bilgilere de vakıf olsunlar diye gönderiyorlar. Seçmeli dersler arasında Kur'an-ı Kerim olduğunda ya da din eğitimi alabilecek başka şeyler olduğunda, çocuk onu aldığında belki veli diyecek ki 'Ben imam hatibe gönderme ihtiyacı duymuyorum, evladımın dini konularda gerekli asgari bilgileri aldığını düşünmüyorum'. Bu imam hatip liselerine rağbeti artıracak bir şey gibi kimilerince değerlendirilirken, belki de azaltacak sonuçlar çıkaracaktır. Çünkü bu düzenlemenin amacı ne bir tarafa rağbeti artırmak ne de bir tarafa rağbeti azaltmak. Doğru olanı yapmak.''
''Yasada şehitlik tanımı yapmıyoruz''
''Sivil şehitlik'' ifadesiyle ilgili tartışmalar yaşandığı hatırlatılarak, ''Sadece Müslümanlar şehit olur, gayri müslimler şehit olmaz diye bir değerlendirme var. Hrant Dink aslında bu tartışmanın odak noktasında oluyor. Sizce sadece Müslümanlar mı şehit olur? Getirilen 'sivil şehitlik' tanımına daha farklı bir anlam mı yüklememiz gerekiyor?'' sorusuna karşılık Bozdağ, yasada şehit tanımı yapmadıklarını, İslam dinine göre şehitlik makamını sadece Allah'ın verebileceğini vurguladı.
Devletin ve hükümetin, terör kurbanı olmuş ya da terörle mücadele sırasında hayatını kaybetmiş vatandaşların rengine, diline ve dinine bakmaksızın geride kalan emanetlerine sahip çıkma noktasında adım atmasının doğru olacağını ifade eden Bozdağ, kendilerinin de bunu yaptığını söyledi.
Bozdağ, ''O zaman Hrant Dink sivil şehit midir?'' sorusuna, ''Terör mağduru olarak kabul edilmesi halinde, kimler terör mağduruysa ve terör saldırıları sırasında hayatını kaybetmişse, devlet olarak onların geride kalan yakınlarına sahip çıkmak bizim vazifemiz. 'Sen Hristiyansın ben sana sahip çıkmıyorum, sen Müslümansın ben sahip çıkıyorum' anlayışına İslam da, vicdan da, Türk milletinin gelenek ve kültürü de izin vermez'' yanıtını verdi.
BDP'ye "İnisiyatif kullanın" çağrısı
Bozdağ, "Herhangi bir konu olduğunda 'benim yetkim yok' veya 'ben bu konuda inisiyatif alamam'dan öte 'benim görüşüm şu' diye kanaatini, düşüncesini rahatlıkla ortaya koyan bir BDP, Parlamento çatısı altında Kürt meselesinin çözümüne daha da fazla katkı sağlar" dedi.
Görüşmelerde BDP'ye "İnisiyatif kullanın, PKK terör örgütünden bağımsız hareket edin. Kendi kararlarınızla hareket edin, eğer aklınızı ve iradenizi rehin verirseniz, o zaman sizinle oturup konuşmanın ne size ne de bir başkasına faydası yok. Siz, siz olursanız sizinle konuşmanın faydası olur" dediklerini anlatan Bozdağ, BDP'ye PKK terör örgütüyle aralarına inisiyatif koymalarını her defasında söylediklerini ifade etti.
Bozdağ, "Terörden bağımsız düşünemeyen, onlardan ayrı hareket edemeyen, talimatlara göre yol ve yöntem belirleyen bir BDP'nin kendisine de hayrı olmaz. Herhangi bir meselenin çözümüne de katkısı olmaz" dedi.
Soruşturma rutin bir işlem
''MİT mensuplarının sorgulanması Başbakan'ın kararına bağlanmıştı, Başbakan bu konuda net karar verdi mi?'' sorusu üzerine, ''Başbakanımıza, Cumhuriyet Savcılığı bir talep yazısı gönderdi'' dedi. Bu talep yazısının savcılığın başlattığı soruşturma çerçevesinde rutin bir işlem olduğunu belirten Bozdağ, kamuoyunun bu rutin işleme çok olağanüstü işlem anlamı yüklediğini, bunun yanlış olduğunu ifade etti. Bozdağ, ''Konu, Başbakanlığa intikal etti, orada bir değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilecektir. O değerlendirme devam ediyor'' diye konuştu.
MİT mensuplarının terör örgütlerinin yanına, yakınına ilişkin konuların kamuoyunda tartışılmasının terör örgütlerinde teyakkuz hali meydana getireceğini anlatan Bozdağ, şunları kaydetti:
"Oralarda canı pahasına görev yapan, uzun emekler sonucu oralara sızmış, ülkenin güvenliği, barışı, huzuru için istihbarat temin eden vatandaşlarımız için hayati tehlike oluşturacağı çok açık. Biz, bu konuyu o zaman da dile getirdik. Onlar şehit olamayı göze alarak, bu vatan için bunu yaparken, öte yandan siz onları hukuki teminatlardan yoksun bırakırsanız, o insanların görevlerini daha büyük bir özgüvenle yapmasına engel olursunuz. İnşallah, herhangi birine, herhangi bir sıkıntı olmaz, vazifelerini bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başarı ile devam ettirirler. Temennimiz, kimsenin burnunun kanamaması."
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.


