AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'deki grup toplantısında darbeleri değerlendirirken, ''Siyasetçinin elbette hatası, yanlışı olabilir. Ama siyasetçinin hesap vereceği merci TBMM'dir, bizzat aziz milletin ta kendisidir. Kendisini milletin yerine koyarak hiç kimse gayri meşru ve hukuk dışı yöntemle siyasetçiyi hesaba çekemez, cezalandıramaz'' dedi.
Süreç hukuki bir süreçtir
28 Şubat'la ilgili yargı sürecinin başlamasının hemen ardından 'intikam' kelimesini telaffuz etmenin, CHP'nin genlerine işlemiş darbeseverliğin tezahüründen başka bir şey olmadığını ifade eden Erdoğan, ''İntikam kavramıyla kırdığı potu, düzeltmeye çalışan CHP Genel Başkanı, şu an itibariyle bile CHP'nin her türlü müdahalenin karşısında olacağı yönünde samimi bir duruş sergileyememiştir'' dedi.
Erdoğan, ''Sayın Kılıçdaroğlu şunu anlamalı, aynı anda hem Ergenekon'un avukatı hem darbe karşıtı olunmaz. 'AK Parti'yi 28 Şubat üretti' diyerek, güya 28 Şubat'ın üstünü örtecek soruşturmayı sulandıracaklar'' dedi.
Recep Tayyip Erdoğan, ''CHP'nin nereye gittiğini merak ettiğini'' belirterek, ''28 Şubat'a, 27 Nisan'a selam duracaksın, 27 Mayıs'ı savunacaksın sonra çıkıp 'AK Parti 28 şubat'ın ürünü' diyeceksin. Bu ülkede darbelerin kuvözünde sadece CHP üremiştir. CHP'den başka kimse darbelerden nemalanmamıştır. Biz asla intikam duygusu içinde değiliz. Süreç, hukuki bir süreçtir'' diye konuştu.
Sen Baas'çısın
Erdoğan, CHP ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirdi. Suriye'deki Baas rejimiyle benzer zihniyeti, benzer kafayı taşıyan birinin kendilerine dış politika konusunda tavsiyede bulunamayacağını, yol da gösteremeyeceğini belirtti.Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ''Baas'çı'' olduğunu söyledi.
Başbakan Erdoğan, ''Sayın Kılıçdaroğlu, bizden dinlemene gerek yok, sen o yol arkadaşına git, eğer, 'dün dündür, bugün bugündür' demezse, sana CHP zulmünü, kapanan camileri o yol arkadaşın gayet tafsilatlı biçimde anlatacaktır'' dedi.
513 camiyi sattılar
Erdoğan, 1926-1950 yılları arasında CHP dönemine ait, camilerle ilgili 9 belgeyi açıkladı. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
''Camilerin kapatılması, müzeye, depoya çevrilmesi, metruk halde bırakılarak ahırlara dönüşmesi, 19 Kasım 1935'te çıkarılan bir yasayla başladı.
1926-1950 arasında 513 cami, çoğunun üzerinde cami olan 327 arsa, bin 70 mescit satılıyor. Bunlarla birlikte, kilise, manastır, türbe, mezarlık, imaret, darüşşifa ve benzeri çok sayıda tarihi eserin satışı yapılıyor. Toplamda 3 bin 411 adet hayrat, vakıf taşınmazının satışı gerçekleştiriliyor."
"CHP'ye gönül veren kardeşlerime de sesleniyorum: İnanıyorum ki sizin mayanız sağlam ama önünüzdeki genel başkan sıkıntılı" diyen Erdoğan, Kılıçdaroğlu'ndan Diyanet İşleri Başkanı'ndan özür dilemesini istedi. Erdoğan şunları söyledi:
"Kılıçdaroğlu, sen tarihinle gurur duymayı bırak da tenezzül edip önce tarihini öğren. Okumaya vaktin yoksa git, 12 Haziran'daki yol arkadaşın olan o zatın dizinin dibine otur, o sana CHP tarihini çok iyi anlatacaktır. İstediğin kadar inkar et, istediğin kadar pişkinliğe vur; senin tarihin, bu milletin yüreğinde hiç silinmeyecek yanıklı iz bırakmıştır."