TBMM
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, İmralı'da yapılan görüşmeleri değerlendirdi.
Kılıçdaroğlu, gittiği her yerde şehit anneleri, babalarının yanına gelip, ''Bu sorunu çözün'' dediklerini ifade ederek, Balıkesir'deki şehit annesinin ''Bu sorunu çözeceksin, bana söz ver'', Ankara'da şehit binbaşının babasının da ''Niçin bu sorunu çözmüyorsunuz?'' diye sorduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, bu sorunu, el birliği, güç birliğiyle, akıl, mantıkla, siyasal birikimleriyle çözeceklerini kaydetti.
30 yıldır çözülemeyen sorunda, yol haritasını en sağlıklı, akılcı CHP'nin belirlediğini savunan Kılıçdaroğlu, bu sorunun çözüm yerinin TBMM olduğunu, toplumsal uzlaşma sağlanamadan bu sorunun çözülemeyeceğini söylediklerini anımsattı. Yol haritasıyla Başbakan'ın kapısını çaldıklarını belirten Kılıçdaroğlu, ''Ertesi gün BDP, MHP'ye de söylemediğini bırakmadı. Sanki, 'sakın ola ki çözüme destek vermeyin.' Bu anlayış Türkiye'yi çıkmaz sokaklara götürür'' dedi.
Kılıçdaroğlu, ''AKP ile CHP bir araya gelsin, bu sorunu çözsünler. Oy oranları yüzde 75'' diyenlerin de bulunduğunu kaydederek, toplumsal mutabakatın, rakamla ölçülemeyeceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, ''Yüzde 25'in görüşü ne olacak, onlar insan değil mi, bu ülkede yaşamıyorlar mı, onların görüşleri yok mu?'' diye sordu.
Sorumlusu sen olursun
Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, sorunun çözümü için kredi açacağını, bunun için 4 koşulun olduğunu söylediğini anımsatarak, ''O destek Erdoğan'ın sahsına verilmiş bir destek değil; şehit anaları, şehit babalarına verilmiş bir destektir. Sayın Erdoğan'a geçmişte de demokrasi için kredi vermiştik, anayasa, yasaları değiştirdik, milletvekili, başbakan oldu. Demokrasi adına sana açtığımız kredi koşulsuz krediydi şimdi sana güvenmiyoruz o nedenle koşullarımız var. Ya adam gibi davranır sorunları çözersin ya da gelen her şehit cenazesinin sorumlusu sen olursun'' diye konuştu.
Hakkınızı arayın
Kılıçdaroğlu, sekiz işçinin Türkiye Taş Kömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessese Müdürlüğü maden ocağında metan gazından etkilenerek hayatlarını kaybetmesiyle ilgili, ''Sekiz işçinin sorumlusu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıdır ve onun başındaki bakan ve onun Hükümetidir. İşçilerin yakınlarına söylüyorum, akrabalarına söylüyorum; hakkınızı arayınız'' dedi.