
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cemaat vakıfları tarafından İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde verilen iftara katıldı.***
İSTANBUL
Başbakan Erdoğan, iftarda yaptığı konuşmada, Türkiye'de cemaat vakıflarının temsilcileriyle bir iftar sofrasını paylaşmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu dile getirerek, ''Farklı inanç gruplarına mensup kardeşlerimizin bu müstesna ev sahipliğinden dolayı sizlere en kalbi şükranlarımı sunuyorum'' ifadesini kullandı.
Başbakan Erdoğan, iftar programında temsil edilen cemaatlerin bütün mensuplarına selam ve sevgilerini gönderdiğini belirterek, şunları kaydetti:
''İşte, burası İstanbul. Burada yüzyıllar boyu ezan, hazan ve çan bir arada olmuştur. Burada camiler, kiliseler, sinagoglar yüzyıllarca aynı caddede, aynı sokakta yan yana yaşamıştır. Millet olarak, ülke olarak bu noktada eşsiz bir tecrübeye sahibiz. Bizimle oturan herkesle paylaşacak ekmeğimiz, aşımız, muhabbetimiz var. Zira, bizim değerlerimizde biliyorsunuz, 'muhabbetten Muhammet oldu hasıl, Muhammetsiz muhabbetten ne hasıl', bu çerçeve var. Zira bütün yaratılanları yaratan adına sevecek bir gönlümüz var. Burada herhangi bir ayrım, ötekileştirme söz konusu değil. Bu noktada kişisel tarihimizin şahidi de millet olarak da şahidimiz İstanbul'dur.''
Erdoğan, Türkiye'de toplumun her kesiminden insanların özgürlüklerini yaşayamadığı dönemler olduğunu belirterek, ''Herkes gibi farklı inanç gruplarının da 'farklılıklarından dolayı' maruz kaldıkları haksızlıkları biliyoruz'' dedi.
Ama artık bunların geride kaldığını belirten Erdoğan, ''Bizim ülkemizde vatandaşımızın inancından, etnik kökeninden, giyiminden, farklı hayat tarzından dolayı baskı gördüğü dönemler, evet, geride kaldı. Bu ülkenin hiçbir vatandaşı, anayasa ve yasalar karşısında diğer bir vatandaşa üstün değildir. 74 milyon vatandaşımızın her biri bu ülkenin asli unsurudur, birinci sınıf vatandaşıdır'' şeklinde konuştu.
AB akıl tutulması yaşıyor
Başbakan Erdoğan Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili şunları söyledi:
-''Maalesef şu anda Türkiye'ye karşı çifte standarttan da öteye AB'nin akıl tutulması yaşadığı bir dönemdeyiz''
-''Olmaması halinde Kopenhag Siyasi Kriterlerinin yerine biz Ankara Siyasi Kriterlerini koyar, yolumuza devam ederiz. Maastrıcht ekonomik kriterleri yerine İstanbul kriterlerini koyar, yolumuza devam ederiz''
-''Temennimiz zaman içinde sağduyunun bağnazlığa galip gelmesi ve Avrupa Birliğinin zamanın ruhuna uygun şekilde hareket ederek Türkiye'ye verdiği sözleri yerine getirmesidir''
-''5737 sayılı Vakıflar Kanunu'na eklediğimiz geçici madde ile cemaat vakıflarının 1936 yılında beyan ettikleri bütün taşınmazları artık vakıflarımızın kendi adlarına tescil ediyoruz''