ANKARA
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İtalya ziyareti dönüşünde Esenboğa Havalimanı'nda soruları yanıtladı.
Erdoğan, "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun TSK'ya yönelik sert eleştirileri oldu. Bu konudaki değerlendirmenizi alabilir miyim?" sorusu üzerine şunları söyledi:
"Sayın Kılıçdaroğlu, siyasetin edebi yanını, adap yönünü hala anlayamadı. Önce eleştiri ve hakaret kelimelerini iyi öğrenmesi lazım. Eleştiri nedir? hakaret nedir? Eleştiri yapabilirsin, bu eleştirileri zaten herkes her zaman yapıyor. Ama kalkıp da Türkiye'de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin başında bulunan Paşa ki bunun yani olayı sadece Genelkurmay Başkanı olarak değerlendirmek yanlış olur. Genelkurmay Başkanından al diğer paşalara, geçmişte ölmüş olan ki Gazi Mustafa Kemal'e kadar çünkü orada bir isim verilmiyor zaten, paşa deniliyor. Paşa denildiği zaman, oraya kadar bu dayanır, yaslanır. Orada yapılan benzetme talihsiz bir benzetmedir. Ama bu zat, ne yazık ki bütün kaleminden hep pislik akan bir zat olduğu için bu tür şeyleri yapıyor. Burada Sayın Kılıçdaroğlu, önce o makamlarda bulunan Silahlı Kuvvetlerimizin mensuplarına sahip çıkması gerekirken niye cevap verdi diyor, ne yapacaktı. Şu ana kadar bir yılı dolduruyor Genelkurmay Başkanımız. Ben bugüne kadar Genelkurmay Başkanımızın sitesinden birkaç cevap vardır ama bundan önce gün geçmiyordu hafta geçmiyordu ki cevaplar yoktu. O zaman Kılıçdaroğlu neredeydi?"
Başkanlık tartışmaları
Başbakan Erdoğan, "Başkanlık sistemi"yle ilgili tartışmalara ilişkin, "Bir defa bakın bu konuyla ilgili, demokrasinin bir tartışma rejimi olduğunu kavramamız öğrenmemiz lazım. Her şeyi tartışmalıyız, konuşmalıyız ve bundan da çekinmemeliyiz. Nihayetinde bunun kararını kim verir? Halkımız. Şu anda bir yeni anayasa yapılacak, yapılmasına çalışıyoruz. Bu yeni anayasa çalışmaları içerisinde başkanlık veya yarı başkanlık o da tartışılır. Yeni anayasada bu yerini alır veya almaz bu ayrı bir konu. Biz gayet rahatız" dedi.
Muhalefet partilerini bu konudaki tutumları nedeniyle eleştiren Erdoğan, ''Olmazsa olmazımız diye bir şey söylemedik'' ifadesini kullandı.
Dil sürçmesi oldu
Başbakan Erdoğan, yeni anayasa süreciyle ilgili açıklamasında kullandığı ''tek din'' ifadesine ilişkin de, ''O gün orada 'tek vatan' yerine tek dini söylemiş oldum. Bu bir dil sürçmesidir. Bunu farklı yere çekmelerine gerek yok, çünkü bunların bu şekilde bizim bunu nasıl söylediğimiz zaten partinin kuruluşundan bu yana bellidir ve onu ben böylece düzeltmiş olayım'' dedi.
28 Şubat soruşturması
"28 Şubat" soruşturmasına ilişkin de değerlendirme yapan Erdoğan, ''Şu anda tabi 28 Şubat ile ilgili belli bir süreç işliyor. Ancak böyle bir dalga, iki dalga, üç dalga, dört dalga filan. Bunlar toplumun huzurunu da doğrusu kaçırıyor. Bundan bizler de ciddi manada rahatsızız. Yani atılması gereken adımlar atılır, biter, geçer. Ama bu dalgalar böyle arka arkaya geldikçe o dalgalarda kusura bakmasınlar ülke boğulur. Bu kadar bu iş bence uzatılmamalıdır'' diye konuştu.
Erdoğan, "Siz de o dönem mağduriyet yaşadınız. Sizin şahsi bir müdahilliğiniz olabilir mi?'' sorusuna da, ''Belli şeyler de vardır ki burada 28 Şubat ile ilgili şahsıma yönelik olan veya bu ülkede o dönemin sıkıntısını yaşamış olan ama partiler ama kurum kuruluşlar, neyse, onlarla ilgili de böyle bir süreç iddianame kabul edildiği anda, dava başladığı anda, bu işte hakkını arayanlar tabii ki hakkını arayacaktır. Ben de ararım veya aramam, kararımı bu süreç başladığında tabi veririm. Onun için şu anda bir şey söylemem doğru olmaz'' yanıtını verdi.
PFDK'nın kararı
''Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), gece saatlerinde kararını açıkladı. Hiçbir kulüp ceza almadı, sadece kişisel bazda bazı cezalar gündeme geldi. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bir de hafta sonu şampiyonluk maçı var. Fenerbahçe taraftarı olduğunuzu biliyoruz. Nasıl görüyorsunuz iki takımın şampiyonluk şansını?'' sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:
''Bana 'Fenerbahçe taraftarısın' diyorsun, Fenerbahçe'nin kongre üyesiyim. Taraftar olmanın ötesindeyim. Ben bu konuda konuşamam. Konuştuğum zaman yanlış olur. Ama benim ilkeler üzerinden biliyorsunuz Sayın Platini'ye de söyledim, UEFA'nın buradaki kongresinde yaptığım konuşma var. Burada da söyledim. Söylediğim şey şu; bize göre ki ben demokrasilerde de bunu savunuyorum, yani siyasi partiler açısından da bunu savunuyorum. Tüzel kişiler cezalandırılmamalı, gerçek kişiler cezalandırılmalı. Siz tüzel kişileri cezalandırdığınız zaman, bu tüzel kişiliğe gönül veren binlerce, on binlerce, milyonlarca insanı cezalandırıyorsunuz. Bu tüzel kişilikte yetkiyi almış suçu işleyenler varsa onlar cezalandırılsın. Niye kalkıp da o tüzel kişilik cezalandırılıyor. Futbol kulüplerinde böyle kulüp kapatma falan başlamadı. Yarın bir de onlar başlarsa bu iş nerelere gider, neler getirir, neler götürür bilemem. Ama siyasi partilerden biliyorsunuz artık bu işten gına getirdik. Dört kere, beş kere kapatılan partiler var. Değil mi? Ne oldu yani kapattınız partilere de bu partiler yok oldu mu? Hele hele bazıları güçlenerek geldi ama bazıları içinden partiler çıkardı. Onlar da bu ülkede çok daha güçlü şekilde hizmet alıyorlar ve bunları artık birilerinin görmesi lazım.''
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
