
Başbakan Erdoğan, "Faşizm, baskı, susturma, sindirme ve tehditin bir siyasi partinin yöntemi olamayacağını" söyledi.***
ANKARA
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, JW Mariott Otel'de düzenlenen Valiler Toplantısı'na katıldı.
Toplantıda konuşan Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, Yavuz Sultan Selim gibi padişahların devraldıkları mirastan yararlanıp, devleti zirveye taşıdıklarını ifade etti.
Ancak bu yönetimlerin ardından duraklama başladığını kaydeden Erdoğan, ''Uslanmaz, yüzü kızarmaz, ders almaz bir zihniyetle de bugün hala mücadele ediyoruz. Bu zihniyet, 150 yıldır olduğu gibi, bugün de değişime, dönüşüme direniyor. Bu zihniyet, 150 yıl boyunca yaptığı gibi, bugün de halkı, milleti küçümsüyor. Bu zihniyet, bu anlayış, mafyavari, çetevari örgütlenmelerle, derin yapılarla, sinsi senaryolarla bugün dahi ülkeye karanlık bir istikamet çizmek istiyor'' dedi.
Demokrasi zayıfsa istikkar kalıcı olmaz
''Osmanlı Devleti'ni çok hızlı bir şekilde çöküşe götüren, devlete ve millete çok ama çok ağır bedeller ödeten İttihat ve Terakki zihniyeti, maalesef Cumhuriyete de musallat olmuştur'' diyen Erdoğan, '' Bugün biz, çok net bir şey söylüyoruz ve diyoruz ki: Eğer Türkiye, bu prangadan, bu komitacı zihniyetten, bu değişime direnen, değişime set çeken zihniyetten kurtulamazsa, ileri demokrasiyi de inşa edemez." şeklinde konuştu.
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Demokrasinin zayıf olduğu bir ülkede istikrar kalıcı olamaz. Hukuk dışı örgütlenmelerin pusuda beklediği bir ülkede, istikrar da, demokrasi de güvence altında olamaz. Terörün, bir tehdit, bir istikrarsızlık aracı olarak kullanıldığı bir ülkede, aydınlık bir gelecek, umut, heyecan olamaz. Biz, yere sağlam basmak durumundayız. Reformları gerçekleştirdiğimiz kadar, onları sağlam zeminlere de kavuşturmak zorundayız.''
Siyasi parti temelleri baskı üzerine kurulmaz
Erdoğan, ''Terör örgütünün siyasi uzantısı gibi hareket eden parti, tıpkı diğer statüko partileri gibi faili meçhuller konusunda isteksiz olduğunu, samimiyet sergilemediğini, konunun üzerine yeterince gitmediğini görürsünüz. Neden? Çünkü faili meçhuller araştırıldıkça, toprak kazıldıkça bir ucu Ergenekon'u savunan statüko partilerine, diğer ucu da örgütün kuklası haline gelmiş bu partiye dokunur'' dedi.
Haftalardır Uludere olayını istismar edildiğini savunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şunları söyledi:
''Biz devlet olarak Uludere ile çok yakından ilgileniyoruz ve ilgilenmeye devam edeceğiz. Peki bunlar, bu çocuk yaştaki teröristlerle ne zaman ilgilenecekler, bu çocuk yaştaki terörist olgusunu ne zaman sorgulayacaklar?"
Faşizm, baskı, susturma, sindirme ve tehdit gibi yöntemlerin bir siyasi partinin yöntemi olamayacağını ifade eden Erdoğan, ''Bir siyasi partinin temelleri bunlar üzerine kurulamaz. Eğer kurulursa, işte o zaman, karanlık konuların üzerine gidemez. Buyursunlar, Mahsum Korkmaz adlı teröristin nasıl öldüğünü sorgulasınlar." dedi.
Tinerci çocuğun televizyona çıkarılması
Bir televizyon programına tinerci bir çocuğun çıkarılmasına değinen Erdoğan, şöyle konuştu:
''Tinerci bir nesil mi yetiştireceğiz dediğim de bakıyorsunuz bir televizyon kanalında bir tanesi çıkmış, bir tinerci çocukla söyleşi yapıyor..Şu gazeteciye bak. Gazetecilik bu mu? Görsel medya bu mu? Yazılı medya bu mu? Sen bir tinerci çocuğu oraya çıkarmakla, ona bu soruyu sormakla bir defa tiner kullanmaya meşruiyet kazandırıyorsun..Bunlar neye meşruiyet kazandıracaklarının bile farkında değiller"