
Bakan Bağış, Avrupa'da yaşanan finans ve borç kriziyle ilgili yapılan yorumlara inanmadığını söyledi.***
İSTANBUL
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Yapı Kredi World'ün ana sponsorluğunda düzenlenen Marka 2011 Konferansı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'yi farklı kılanın demokrasi olduğunu, demokrasiyi güçlendiren sürecin de AB süreci olduğunu vurguladı.
''AB Türkiye'nin diyetisyenidir'' diyen Bağış, 27 AB üyesi ülkenin, müzakerelere başladığı günle bitirdikleri gün arasında bir kıyaslama yapıldığında çok daha sağlıklı, çok daha demokratik, şeffaf, çok daha saygın ülke olduklarının görüleceğini kaydetti.
Avrupa'da yaşanan finans ve borç kriziyle ilgili çeşitli yorumlar yapıldığını, bazılarının ''Avrupa bitti, yandı kül oldu, dağılacak'' dediğini anımsatan Bağış, şunları söyledi:
''Bunlara inanmıyorum. Belki kişi başı gelir 38 binden 32 bin dolara düşer ama hala dünyada kişi başına düşen refahta en önde gelen coğrafya, AB coğrafyası.Kişi başına düşen gıda güvenliği, demokratik haklar, çocukların oynadığı oyuncağın güvenlik standardı, teneffüs ettiğimiz havadaki oksijen oranı, bunların hepsi çok çok önemli. Türkiye'nin de uygulamaya çalıştığı yol haritası bunları ülkemize taşıyabilmek. Bizim vatandaşlarımızın yaşam standardını yükseltebilmek."
"Artık herkes muhabir"
Konuşmasında marka kavramının ''ayırt eden, özellikle, işaret eden'' anlamına geldiğini belirten Bağış, şunları kaydetti:
''Günümüzde iletişim imkanları çok hızlı, artık herkes muhabir. Bazen eşimle gittiğim bir restoranda bazen bana kızıyor, (Bilgisayara, cep telefonuna, twitter'a, facebook'a fazla vakit ayırıyorsun, masada bile bana vakit ayıracağına, twitter'e giriyorsun) diye. Ama bakıyorum hemen birileri twitt atmış, (Egemen Bağış fıstık gibi bir hatunla restoranda yemek yiyor)... Bu tür ortamlarda markanın, iletişimin bu kadar hızlı olduğu bir dönemde, çok daha öne çıktığını görüyoruz."