Euro
6.57
Dolar
5.78
BIST 100
94,831.19
Altın
1,406.81
Kültür Sanat

'İstanbul'da yaşamak her hattatın isteği'

İlkokul öğrencisiyken İran'daki bir sergide hattatlar Davut Bektaş ve Hasan Çelebi ile tanıştıktan sonra bu sanata gönül veren İran asıllı Meryem Nuruzi, çalışmalarını üniversiteden sonra yerleştiği İstanbul'da sürdürüyor.

Mehmet Kara   | 12.06.2019
'İstanbul'da yaşamak her hattatın isteği'

Istanbul

İlkokul öğrencisiyken bir sergide hattatlar Davut Bektaş ve Hasan Çelebi ile tanıştıktan sonra bu sanata gönül veren İran asıllı hattat Meryem Nuruzi, çalışmalarına üniversiteden sonra yerleştiği İstanbul'da devam ediyor.

Nuruzi, 12 yaşındayken hat sanatıyla ilgilenmeye başladı. İran'daki el yazması Kur'an-ı Kerim sergisinde tanıştığı hattat Bektaş ve Çelebi'den etkilenen Nuruzi, Türkiye'ye gelme kararı aldı.

Bu hayalini üniversiteyi bitirdikten sonra gerçekleştiren Nuruzi, İstanbul'a yerleşti.

Meryem Nuruzi, İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi'nce (IRCICA) klasik İslam hat sanatının korunması, yaşatılması, geliştirilmesi ve sanatkarlara destek amacıyla düzenlenen 10. Milletlerarası Hat Yarışması'nda sülüs dalında ikinci, 11. Milletlerarası Hat Yarışması'nda ise muhakkak dalında birinci oldu.

"Üniversiteden sonra hat için Türkiye'ye gelmeye karar verdim"

AA muhabirine konuşan Nuruzi, hat sanatına küçük yaşlarda başladığını ve büyük bir heyecanla çalışmalarına devam ettiğini söyledi.

Her hattat gibi kendisini de etkileyen bazı hattatlar olduğunu ve hayatının dönüm noktalarının bulunduğunu dile getiren Nuruzi, "12 yaşındayken hat sanatına başladım. O yaşımdayken Davut ve Hasan hocamla İran'daki Goran sergisinde görüşmüştüm. Hocalar hat çalışmamızı beğendiler ve Hasan Hoca babama 'Bu kızı kesinlikle Türkiye'ye getir. Çünkü bu sanata çok istidatı var.' dedi. Bu olay aklımda kaldı. Üniversiteden sonra hat için kesinlikle Türkiye'ye gelmeye karar verdim." diye konuştu.

Türkiye'ye geldikten sonra hayallerini gerçekleştirmek için büyük bir fırsat yakaladığını vurgulayan Nuruzi, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Davut Hocanın yanına geldim ve hat dersleri almaya başladım. Elhamdülillah şimdi hayatımdan çok memnunum çünkü istediğim şeyle uğraşıyorum, istediğim hattı yazıyorum. Sülüs ve muhakkak üzerine çalışıyorum. Allah'a bize Kur'an-ı Kerim'i yazma ve Kur'an-ı Kerim yolunda bir şeyler yapma fırsatı verdiği için şükrediyorum. Kadın hattat çok az. Gerçekten çok az ama ben yakın zamanda çok iyi kadın hattatlarımızın olacağını düşünüyorum. "

"İran ve Türkiye İslam sanatında birbirinden daima etkilendi"

İstanbul'un her yerinde başta hat olmak üzere tüm İslam sanatlarının izlerinin olduğunu belirten Nuruzi, "Bizde de İsfahan şehrimiz var. Orada çok güzel kitabeler, çok güzel camiler var. Gerçekten inanamazsınız. Zaten İran da Türkiye de İstanbul da İslam sanatı konusunda birbirinden daima etkilendiler, ilham aldılar ama bizim istediğimiz hat, yani sülüs, Türk-İslam sanatında var. Bütün camilerde, sokaklarda, çeşmelerde her yerde sülüs ve ne güzel hatlar var. İstanbul'da yaşamak her hattatın isteğidir. Elhamdülillah Türk vatandaşı oldum. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan sayesinde vatandaş oldum ve inşallah burada yaşayacağım. Başka hiçbir yere gitmek istemiyorum." ifadelerini kullandı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın