Euro
9.69
Dolar
8.08
BIST 100
1,409.19
Altın
1,735.31
Koronavirüs

İspanya'da acı, kaos ve endişeye neden olan Kovid-19 salgını bir yılı geride bıraktı

Avrupa'daki başkentler arasında da salgının en yoğun yaşandığı Madrid'de bu zamana kadar 583 bin vaka ve 13 bin 793 can kaybı tespit edildi.

Şenhan Bolelli   | 27.02.2021
İspanya'da acı, kaos ve endişeye neden olan Kovid-19 salgını bir yılı geride bıraktı

Madrid



KORONAVİRÜS HABERLERİ



İspanya'da, Kovid-19'dan ilk can kaybı 18 Şubat'ta Valensiya'da tespit edilirken, ülkedeki 17 özerk yönetim arasında şimdiye kadar en fazla vaka ve can kaybı Madrid'de görüldü.

Madrid'de 5 aylık bir sürede inşa edilerek 11 Aralık'ta açılan ve sadece Kovid-19 hastalarının kabul edildiği İsabel Zendal Hastanesi yetkilileri çalışmalarıyla ilgili AA muhabirine bilgi verdi.

Her saatte 14 kez hastane içindeki tüm havayı temizleyen özel bir havalandırma sisteminin olduğu, 140'ı yoğun bakım olmak üzere toplam 1000 yatak kapasitesinin bulunduğu hastanede, mevcut durumda 32'si yoğun bakımda olmak üzere 228 hastanın bulunduğu bildirildi.

"Bu kargaşadan bizi sadece aşı kurtarabilir"

Hastane başhekimi Javier Marco, üç hafta öncesine kadar yatak doluluk oranlarının çok üst düzeylerde olduğunu, şu anda rahat olsalar da temkini elden bırakmadıklarını söyledi.

Salgının ilk dalgasında (Mart-Haziran 2020) sağlık sisteminde yaşanan kaosla beraber daha iyi organize olmayı öğrendiklerini anlatan Marco, "Hayatımızı tamamen etkileyen böyle garip bir salgının İspanya gibi her zaman iyi bir sağlık sistemiyle övünen bir ülkeyi de etkilemesi normal. Sağlık sistemimiz için korkunç bir stres testi olan bu salgın düşündüğümüz kadar da iyi olmadığımızı gösterdi. Yaşadığımız kaosla daha iyi organize olmayı ve salgını daha iyi yönetmeyi zaman içinde öğrendik." dedi.

Marco, geçen bir yılda çok fazla acı yaşadıklarını ve tecrübe edindiklerini belirterek, "Çok kısa bir sürede yaşanan büyük can kayıplarını, parçalanan aileleri, korkunç seviyelere çıkan hasta sayısını ve yaşadığımız dramı asla unutmayacağım." şeklinde konuştu.

Bu kargaşadan insanları sadece aşının kurtarabileceğini vurgulayan İspanyol doktor, şöyle devam etti:

"Umarım yanlış düşünmüyorumdur ama bence aşılama salgında sonun başlangıcıdır. Mutasyona uğrayan virüsün aşıya ne kadar direniş göstereceğini görmek gerek ama bilimsel kurumların salgınla ilgili her türlü tepkiye karşılık vereceğini ve yeni aşılar üreteceğini bilmek rahatlatıyor. Aşı salgında sonun başlangıcı olacaktır. Yıl sonunda bunun etkilerini görmeye, bu kabustan çıkıp çıkamayacağımızı anlamaya başlayacağız."

"Gardımızı asla düşürmeden olası yeni bir dalgaya hazırlıklı olmalıyız"

Hastanenin yoğun bakım ünitesindeki anestezi uzmanı doktor Alberto Valluis de "Çok zor bir yıl geçirdik. Hasta yoğunluğu ve yaşanan dram dışında bizler açısından iş yoğunluğunun en üst düzeyde olduğu bir yıldı. Bu yoğunlukta çalışmaya hazırlıklı değildik ama salgınla birlikte bunu öğrendik. Bir yılda inanılmaz sayıda hasta ile ilgilenmek zorunda kaldık." dedi.

Özellikle kendisi gibi genç doktorların ilk defa salgına karşı mücadele verdiğini ve inanılmaz bir tecrübe edindiklerini kaydeden Valluis, "Bu sürede bizim için asla unutulmayacak en dramatik olay çok fazla insanın ölümü oldu. Ama aynı zamanda çok fazla kurtardığımız hayat da önemliydi. Salgında iki dalga yaşadık ve şu anda mutasyona uğramış virüs çeşitleri çıktı. Bu yüzden gardımızı asla düşürmeden olası yeni bir dalgaya hazırlıklı olmalıyız." diye konuştu.

"Birçok meslektaşımın yeniden ağlamaya başladığını gördüm"

Bu kadar acı, ölüm ve stresin olduğu bir dönem olamayacağının altını çizen hastanenin başhemşiresi Raquel Heras da "Çok üzücü olayların yaşandığı, çok fazla yorgunlukların olduğu ve endişelerin bitmediği bir yıl geçti. Çünkü salgının bitip bitmeyeceğini bilmiyoruz. Şu anda rahat bir dönemdeyiz belki ama kesinlikle yeni dalgalar gelecektir." uyarısında bulundu.

"Salgında ilk dalgada kendimizi koruyacak yeterli malzememiz yoktu. Şu anda uygun malzemelerle, bulaşma korkusunu daha aza indirerek çalıştığımızı söyleyebilirim." diyen Heras, her şeye rağmen çok da iyimser olmadan tedbiri elden bırakmamaları gerektiğini vurguladı.

Sağlık çalışanları olarak ailelerini unutup sadece işlerine yoğunlaştıkları bir yıl geçirdiklerini ve bu durumun şu anda da aynı olduğunu söyleyen Heras, şunları kaydetti:

"Korku ve şiddetin hakim olduğu bir psikolojik dramı hepimizin yaşadığını zannediyorum. Hemşire olarak yapmamız gereken profesyonel sorumluluğumuzun dışında, çaresiz olan hastalar için ne yapabiliriz diye çok büyük stresler yaşadık. Tek tek yaşanan o kadar çok acı var ki asla bugünleri unutmayacağım. Çok değil üç hafta önce burada hasta yoğunluğu yine artmıştı. Birçok meslektaşımın yeniden ağlamaya başladığını gördüm."

Avrupa'da Rusya, İngiltere ve Fransa'nın ardından 3 milyon 170 bin 644 toplam vaka ile Kovid-19'un en fazla görüldüğü 4. ülke olan İspanya'da salgından dolayı şimdiye kadar 68 bin 468 kişi hayatını kaybetti.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.