Euro
6.41
Dolar
5.66
BIST 100
99,502.52
Altın
1,317.68
Politika

'İdlib’in statüsünde değişiklik olmayacak'

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Soçi mutabakatına göre İdlib’in sınırları korunacak. Statüsünde değişiklik olmayacak. Herkes yerinde kalacak." dedi.

18.09.2018
'İdlib’in statüsünde değişiklik olmayacak' Fotoğraf: AA/Fatih Aktaş

ANKARA 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD'nin Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansına (UNRWA) yardımları durdurma kararının ardından Türkiye ve Ürdün'ün Filistinlilere yardım için uluslararası arenada da ortak çaba gösterdiğini vurgulayarak, "Filistinli kardeşlerimiz nerede olursa olsun onları içeride ya da dışarıda yalnız bırakmayacağız." dedi. 

Çavuşoğlu, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ile Ürdün Sanayi, Ticaret ve Tedarik Bakanı Tarık Hammouri, "Dörtlü Bakanlar Toplantısı"nın ardından Dışişleri Bakanlığında ortak basın toplantısı düzenledi.

Ürdünlü iki değerli konuğu Ankara'da ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getiren Çavuşoğlu, bakanların önce kendi aralarında görüştüklerini, daha sonra birlikte toplantı yaptıklarını ve çalışma yemeğinde heyetlerle bir araya geldiklerini anlattı.

Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ile baş başa görüşmelerinde, dün Türkiye ve Rusya arasında Soçi'de yapılan toplantıya ve imzalanan "İdlib Gerginliğin Azaltılması Bölgesindeki Durumun İstikrarlaştırılmasına İlişkin Mutabakat Zaptı"na ilişkin bilgi verdiğini söyleyen Çavuşoğlu, "Kendisi de Suriye'nin güneyindeki gelişmeler hakkında bilgi verdi. Suriye'nin geleceğini, siyasi süreci, Cenevre'yi birlikte değerlendirme fırsatı bulduk." diye konuştu.

Suriye, Irak ve bölgesel konularda Türkiye ve Ürdün'ün görüşlerinin tamamen örtüştüğünü vurgulayan Çavuşoğlu, "Bu sorunlardan en çok çeken iki ülke olarak arzumuz, artık kan dökülmesin, savaş olmasın, siyasi çözüm olsun ve Suriye istikrara kavuşsun, göçmenler, mülteciler gönüllülük esasıyla dönebilsin. Kalıcı bir barış ve istikrar olsun. Arzumuz budur." dedi.

Mevkidaşı ile İsrail ve Filistin meselesini de değerlendirdiklerini belirten Çavuşoğlu, "Ürdün'ün Kudüs ve Filistin konusunda oynadığı rolü takdirle karşılıyoruz, destekliyoruz. Bu konuda beraberiz." ifadelerini kullandı.

ABD'nin UNRWA'ya yardımları durdurma kararı aldığını hatırlatan Çavuşoğlu, UNRWA'nın desteklediği okullarda Filistinli mültecilerin öğrenim gördüğünü kaydetti. 

ABD'nin yardımlarının kesilmesinin ardından ortaya çıkan açığı kapatmaya çalıştıklarının altını çizen Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"New York'ta Genel Kurul marjında Japonya, İsveç ve Avrupa Birliği (AB) ile beraber, iki ülke olarak (Türkiye ve Ürdün), beşimiz ortak bir toplantı düzenleyeceğiz. Buraya davet ettiğimiz ülkelerle sadece bu yılki açığı değil, gelecekte de UNRWA'nın bu faaliyetlerini sürdürmesi ve Filistinli mültecileri yalnız bırakmaması için ne yapacağımızı konuşacağız." 

Bu konuda Türkiye ve Ürdün'ün birlikte hareket ettiğini ifade eden Çavuşoğlu, "Filistinli kardeşlerimiz nerede olursa olsun onları içeride ya da dışarıda yalnız bırakmayacağız." dedi.

Çavuşoğlu, iki ülke arasında düzenlenen dörtlü toplantının bir amacının da serbest ticaret anlaşmasını hayata geçirmek için atılabilecek adımların gözden geçirilmesi olduğunu söyledi. 

"İdlib'in sınırları korunacak"

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Soçi mutabakatına göre, İdlib'in sınırları korunacak. Statüsünde değişiklik olmayacak. Herkes yerinde kalacak." dedi.

Çavuşoğlu, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ile Ürdün Sanayi, Ticaret ve Tedarik Bakanı Tarık Hammouri, "Dörtlü Bakanlar Toplantısı"nın ardından Dışişleri Bakanlığı'nda ortak basın toplantısı düzenledi.

Çavuşoğlu, Türkiye ve Rusya arasında imzalanan "İdlib Gerginliğin Azaltılması Bölgesindeki Durumun İstikrarlaştırılmasına İlişkin Mutabakat Zaptı"nın ayrıntılarına ilişkin bir soruya çatışmasızlık bölgeleri arasında sadece İdlib'in kaldığı yanıtını verdi.

Göçmenlerin ya da yerinden edilmiş kişilerin bu bölgeyi terk etmesini ve sivillerin ölümünü engellemek için çözüm bulunması gerektiğine dikkati çeken Çavuşoğlu, "Bunun için Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın liderliğinde çok çaba sarf ettik. İkili düzeyde hem İran ile hem Rusya ile hem de üçlü düzeyde Türkiye-İran ve Rusya olarak. En son dünkü zirvede bir çözüm bulduk. Bu mutabakat zaptına göre, şu andaki İdlib bölgesinin sınırları korunacak. Buranın statüsünde herhangi bir değişiklik olmayacak. Tüm insanlar yerinde kalacak." dedi.

"Muhalefet kalacak, sivil insanlar kalacak"

Bu bölgeye saldırı olmaması ve rejimin İdlib bölgesine girmemesi için gerekli tedbirleri Rusya'nın alacağını söyleyen Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"İdlib sınırlarında 15-20 kilometre derinliğinde bunlar Rusya ve Türkiye'nin teknik ekiplerinin sahada yapacağı çalışmalar neticesinde belli olacak, nerede 15, nerede maksimum 20 olacak. Bu çalışmaları arkadaşlarımız yapıyor. Buralar ağır silahlardan arındırılmış bölge olacak. Yani burada muhalefet kalacak, sivil insanlar kalacak. Buradan sadece terörist gruplar çıkartılacak. Burası tank, roketatar gibi bazı ağır silahlardan temizlenecek ama bazı ılımlı muhalif güçlerin elindeki diğer hafif silahlar kalacak."

"Asker takviyesi de yapmamız lazım"

İdlib sınırı etrafında Rusya ve Türkiye'nin müşterek, eş güdümlü devriye gezeceğini belirten Çavuşoğlu, "Tabii bunun için bizim buraya ilave asker takviyesi de yapmamız lazım. Yine, 12 gözlem noktamız da kalacak." dedi.

Bölgenin bir taraftan radikallerden temizlenmiş olacağı, diğer taraftan halkın yerinde kalacağı bilgisini paylaşan Çavuşoğlu, "Ilımlı muhalefet yerinde kalıyor ki bu çok önemli. Ateşkes sağlanıyor. Buraya kimse saldırmayacak ama buradan da tabii, başka yerlere de taciz olmayacak." diye konuştu.

"M4 ve M5 otoyolları da trafiğe açılacak"

Terörün her türlüsüyle mücadele konusunun Türkiye ve Rusya'nın imzaladığı mutabakat zaptına yansıdığına dikkati çeken Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"15 Ekim itibarıyla örneğin, bu ağır silahlar, bu silahtan arındırılmış bölgeden çekilecek. Yine bu yıl sonuna kadar bu bölgenin ticareti için önemli olan M4 ve M5 otoyolları da trafiğe açılacak. Gerekli tedbirler alınacak. Bu, tüm Suriye halkı için de önemlidir, bu bölgedeki halkın ürettiği ürünlerin diğer bölgelere gitmesi bakımından da önemlidir. Yine ekim ayı içinde alınması gereken diğer tedbirler de alınacak. Bu şekilde İdlib çatışmasızlık bölgesini muhafaza edeceğiz. Ateşkesi durduruyoruz. Bu, Suriye'nin siyasi çözümü için çok önemlidir. Eğer burası da gitseydi muhalefet diye de bir şey kalmayacaktı."

Kalıcı bir siyasi çözüm için muhalefet ile rejimin müzakereleri sürdürmesi gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, "En son anayasa komisyonunun da kurulma amacı budur." dedi.

'Bütün krizlere siyasi çözüm istiyoruz'

Safedi, Türkiye'de gösterilen misafirperverlik için muhataplarına teşekkür ederek Ürdün Kralı 2. Abdullah'ın Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a selamlarını iletti.

Görüşmelerde iki ülke ve bölgeyi ilgilendiren konuların ele alındığını belirten Safedi, istikrar ve bölgedeki krizleri sona erdirmek için neler yapılabileceği konusunda görüştüklerini söyledi. 

Safedi, "Biz aslında başta Suriye olmak üzere bölgedeki bütün krizler için siyasi çözüm istiyoruz. Öncelikle Suriye'de siyasi bir çözümün bulunması ve ülkede birliğin sağlanması çok önemli. Bu şekilde savaşın sona ermesi, Suriye halkının ve çıkarlarının korunması için çok önemli olacaktır." değerlendirmesinde bulundu. 

Türkiye ve Ürdün'ün Suriye meselesinden en fazla etkilenen iki ülke olduğuna işaret eden Safedi, bu iki ülkenin en fazla mülteciye de ev sahipliği yaptığına dikkati çekti. 

Safedi, "Şu ana kadar evlerimizi, okullarımızı, gönüllerimizi ve her şeyimizi mültecilere açtık ve onlara en iyi hayatı sunabilmek için destek veriyoruz." dedi. 

Konuşmasında Filistin konusuna da değinen Safedi, "Filistin meselesi bizim için merkez sorunlardan bir tanesidir. Dolayısıyla bu sorunun iki devlet bazında çözüm bulması, bağımsız bir Filistin devletinin kurulması, başkentinin Kudüs olması ve bu devletin 1967 sınırlarında kurulması çok önemli." şeklinde konuştu. 

Safedi, Türkiye ile Filistin sorununun çözümüne ilişkin birlikte çalıştıklarını belirterek, Filistin'deki kutsal mekanların hamisi Ürdün Kralı Abdullah'ın da bu konudaki çabalarını sürdürdüğüne işaret etti. 

"UNRWA'ya yardımların kesilmesi 5 milyon Filistinliyi etkiledi"

ABD'nin Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansına (UNRWA) yaptığı yardımları kesmesi kararına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Safedi, şunları söyledi:

"Filistinlilere, yardım ajansına (UNRWA'ya) desteğin kesilmesi 5 milyon Filistinliyi etkilemektedir. Bu özellikle eğitim ve sağlık alanlarını etkilenmektedir. Dolayısıyla bütün bunlar için özellikle uluslararası düzeyde destek sağlanması ve UNRWA'nın faaliyetlerine devam etmesi için çalışıyor ve çaba harcıyoruz çünkü mülteci sorunu gerçekten önemli konulardan bir tanesi. Uluslararası kararlar gereği mültecilerin desteklenmesi gerekmektedir. Tabii mültecilerin bir gün mutlaka evlerine dönme hakkı vardır. Ürdün bütün bu çabaların bir parçası halindedir. BM ile çalışacağız." 

Türkiye ve Ürdün arasında görüşülen Serbest Ticaret Anlaşması'nın (STA) daha verimli olmasını istediklerini dile getiren Safedi, "İki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerinin bu denli gelişmesinden mutluyuz. İki ülke yetkilileri sürekli bir araya gelecek." ifadelerini kullandı. 

"Suriyelileri, Suriye'nin birliğini korumamız lazım"

Ürdünlü Bakan Safedi, Rusya'nın Soçi kentinde dün yapılan zirvenin önemine işaret ederek, "Bu gerçekten çok önemli bir gelişme çünkü eğer çatışma olsaydı birçok Suriyeli hayatını kaybedecekti. Kalıcı bir çözüm için önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz." dedi. 

Suriye'nin güneyinin çatışma bölgesi olmaması temennisinde bulunan Safedi, ülkedeki çatışma ve savaşın bir an önce bitmesi gerektiğinin altını çizdi.

Safedi, "Bizim gerçekçi bir şekilde hareket etmemiz lazım. Suriyelileri, Suriye'nin birliğini korumamız lazım. Suriye'de tekrar güven ve istikrar sağlanmalı ve aynı zamanda bundan sonra bu bölgenin bir ülkesi olarak Suriye de artık rolünü oynamalı." ifadelerini kullandı. 

Öncelikle savaşın durdurulması, daha sonrasında ise krize son verilmesi gerektiğine işaret eden Safedi, şunları kaydetti:

"Türkiye ve Ürdün en fazla mülteci barındıran ülkelerdir. Mültecilere en iyi hayatı sunabilmek için elimizden geleni yapıyoruz. Bunların yüzde 10'u kamplarda yaşamaktadır. Diğerleri Ürdün'ün bütün şehirlerinde yaşamaktadır. Öyle bir zaman gelmeli ki artık onlar rahat bir şekilde ülkelerine dönsün ve ülkelerinin kalkınmasında rol oynasın."

Mülteciler konusunda şu ana kadarki yardımlar için uluslararası topluma teşekkür eden Safedi, daha fazla yardıma ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.

Safedi, "Çünkü bu destek de bir azalma olduğu takdirde eğitim ve sağlık alanında eksikliklik ve olumsuzluklara neden olacaktır. Biz elimizden geleni yapmaya hazırız ancak uluslararası toplum da rolünü oynamalı ve üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmelidir. Biz tek başımıza artık her şeyi veremeyiz." dedi.

Muhabir: Zuhal Demirci-Nazlı Yüzbaşıoğlu-Tuğrul Çam

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın