STRATCOM Zirvesi 2026'da "İklim Diplomasisinde Yeni Öncelikler" paneli yapıldı
"Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026" kapsamında "İklim Diplomasisinde Yeni Öncelikler" paneli düzenlendi.
Ankara
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından, "Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı" temasıyla bir otelde gerçekleştirilen zirve kapsamında "İklim Diplomasisinde Yeni Öncelikler" paneli gerçekleştirildi.
Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) resmi ofisi danışmanı Prof. Dr. Abdulmenaf Turan'ın moderatörlüğünde yapılan panele, Navarra Üniversitesinden Prof. Dr. Ramon Salaverria, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesinden Prof. Dr. Nuran Yıldız, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekreteryası (UNFCCC) İletişim Müdürü Matthew Coghlan ile BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) İklim Değişikliği, Biyoçeşitlilik ve Çevre Ofisi Program Sorumlusu Van Nguyen konuşmacı olarak katıldı.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Navarra Üniversitesinden Salaverria, iklim değişikliği meselesinin sadece bir çevresel sorun değil, aynı zamanda bir iletişim sorunu olduğunu belirtti.
İklim değişikliğini inkar edenlerin eskiden küresel ısınmanın gerçekleşmediği, insan faaliyetlerinin sorumlu olmadığı, iklim değişikliğinin ciddi etkiler yaratmayacağı ve bunun varoluşsal tehdit olmadığı gibi söylemleri öne çıkardığını ifade eden Salaverria, son zamanlarda bunun yerini meselenin çözümü için yapılan önerilerin uygulanabilirliğini sorgulamanın aldığını aktardı.
"Hasar sıralaması tersine döndü"
Prof. Dr. Yıldız, iletişimden doğru yönetildiği takdirde doğru sonuç alınabileceğini belirterek, bu konuya farklı bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini dile getirdi.
Aktivist Greta Thunberg'in iklimle ilgili ilk grevine 2018'de başladığını hatırlatan Yıldız, yıllar sonra Thunberg'in Gazze için Sumud filosuna katıldığını anımsattı.
Yıldız, "2018'den 2025'e Greta'nın dönüşümünü anlamadan biz iklim meselesine bakamayız." ifadesini kullanarak, iletişimin diplomasi için bir iletişim yönetişim biçimi olduğunu vurguladı.
İklim diplomasisinde önceliklerin duyguları yönetmek olması gerektiğini söyleyen Yıldız, iklim endişelerinin güvenlik endişelerine dönüştüğüne dikkati çekti.
Yıldız, geçmişte klasik savaşlarda bir hasar sıralaması olduğunu ve bu sıralamanın, askeri, siviller, çevre ve iklim gibi dolaylı hedefler olarak sıralandığını anlattı.
Ancak bu sıralamanın artık tersine döndüğünü vurgulayan Yıldız, "Birinci sıraya siviller, ikinci sıraya çevre iklim, üçüncü sıraya askeri hedefler düştü." dedi.
Yıldız, İran'a yönelik ABD-İsrail saldırıları üzerinden medyayı okurken, enerji odaklı bir savaş konuşulduğunu, insan ve iklim odaklı savaş konuşulmadığının altını çizdi.
"Çok taraflılık, şu anda ciddi bir baskı altında"
BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) İletişim Müdürü Coghlan ise yaptığı konuşmada, iklim diplomasisi konusunda güvenin en kritik etmen olduğunun altını çizerek, "Hepimiz biliyoruz ki çok taraflılık, yalnızca iklim konusunda değil daha geniş anlamda da pek çok nedenden ötürü şu anda ciddi bir baskı altında. Stratejik iletişim çalışmalarımızda odaklandığımız alanlardan biri de yalnızca iklim diplomasisinin ve çok taraflılığın karşı karşıya olduğu zorluklar konusunda değil, aynı zamanda bugüne kadar sağladığı ilerleme konusunda da gerçekten dürüst olmaktır." ifadelerini kullandı.
Bu noktada Paris Anlaşması'nın önemine işaret eden Coghlan, "Paris Anlaşması kapsamındaki iklim işbirliği ve özellikle ulusal hükümetlerin çabaları olmasaydı, küresel ısınma 4 derece, hatta 5 dereceye kadar çıkabilecek bir yörüngeye girecekti. Bu ise neredeyse hiçbir ekonominin ve çok az sayıda insanın başa çıkabileceği bir düzey. Ancak çok taraflılık ve Paris Anlaşması sayesinde bu gidişat neredeyse yarı yarıya azaltılmıştır." şeklinde konuştu.
FAO İklim Değişikliği, Biyoçeşitlilik ve Çevre Ofisi Sorumlusu Nguyen de iklim krizinin tetiklediği gıda krizine dikkati çekti.
Son yıllarda ciddi anlamda iklim krizi kaynaklı ürün kaybı yaşandığına işaret eden Nguyen, "Sıcak hava dalgaları bir toplumu etkilediğinde ya da uzun süreli kuraklıklar özellikle tarım topluluklarını vurduğunda, bu durum çok hızlı bir şekilde yalnızca gıda meselesinin ötesine geçen, çok daha büyük bir soruna dönüşüyor. Bu nedenle gıda güvenliği ve iklim güvenliği birbirine bağlı. Nitekim biz de son birkaç yılda bu sürecin ne kadar hızlı ilerlediğini ve bu yöndeki eğilimi açıkça gözlemliyoruz." dedi.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
