"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının dördüncü duruşması sona erdi
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın dördüncü duruşması tamamlandı.
İstanbul
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın dördüncü duruşması başladı.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Aralarında Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'nun da bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları da duruşmaya geldi.
CHP genel başkan yardımcıları, bazı milletvekilleri, partililer, sanıkların aileleri ve çok sayıda izleyici de duruşmada yer aldı.
Duruşma salonu çevresinde ve içerisinde, jandarma ekiplerince geniş güvenlik önlemleri alındı.
Salona tutuklu sanıklar getirilmeden önce, duruşmaya izleyici olarak katılanlara, görüntü çekilmemesi konusunda uyarı yapıldı. İzleyiciler ise henüz duruşmanın başlamadığını savunurken Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu mahkeme ve jandarma görevlilerine tepki göstererek, "Buradaki insanların yakınları 1 yıldır tutuklu. Siz bir gün içeride kalabilir misiniz? Bugünler de geçer." diye bağırdı.
Salona tutuklu sanıklar sırayla alınırken, Ekrem İmamoğlu'nun getirildiği sırada izleyiciler, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" diye slogan attı.
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında sanıkların savunmaları alınıyor
Duruşmanın sabahki oturumu, sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam etti.
İBB iştirak şirketi Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü tutuklu sanık Ümit Polat, savunmasında, 1998 yılında İBB'de işe girdiğini, 25 yılı aşkın süredir daimi kadroda Ağaç AŞ'de görev yaptığını belirterek, 2019 yılında Ali Sukas'ın genel müdürlük görevine gelmesiyle kendisini üretim planlama müdürü olarak atadığını sonrasında satın alma müdürü olduğunu söyledi.
2023 yılının sonunda milletvekili seçimleri öncesi Sukas'ın eşinin milletvekili adayı olduğunu anlatan Polat, Sukas'ın 2024 yılının başlarında bir gün kendisini çağırdığını ve "Bir liste var. Bu listeden yaptığımız alışverişler üzerinden yüzde 10 alacağız ve bunu sen isteyeceksin." dediğini aktardı.
Sanık Polat, müdürü Sukas'a böyle bir şeyin olamayacağını söylediği kaydederek, "Neyin parası? Ne istiyoruz yani insanlardan, neyin parasını istiyorsunuz? diye Ali Sukas'a sorunca bana 'Ben liste veriyorum, yukarısı istiyor.' dedi. Olmayacağını söyledim. 'Yukarısı kimse gelsin, kendi istesin.' gibi muhabbet yaptık. Devamında kendisi bana bunu bir kez daha tekrar etti. Böyle bir şeyin olmayacağını, kesinlikle böyle bir şeye bulaşmayacağımı söyledim. Hatta 'Bugün yukarısı istiyor deriz, yarın Ali Sukas istedi olur.' gibi muhabbetler de oldu. Kesinlikle girmedim o dedikoduya." ifadelerini kullandı.
Sonrasında müteahhitlerin yavaş yavaş gelip dert yanmaya başladıklarını anlatan Polat, "Müteahhitler 'Bizden yüzde 3, 5'e kadar para isteniyor.' diye dert yanmaya başladı. Ben baştan beri kendisinin işi topladığını, yukarıyı bahane edip kendisine alıyor diye düşünüyordum. Ben bunu 'yukarısı' dediği yerlere şikayet edeceğim diye kafamda kurgulamaya başladım." şeklinde konuştu.
Sanıklardan Ertan Yıldız'ın kuzeniyle durumu konuştuğunu, kuzeninin de Yıldız'a durumu söylediğini kendisine aktardığını söyleyen Polat, zaman geçtiğini ve herhangi bir gelişme olmadığını, kendisine mobbinglerin başladığını iddia etti.
Herhangi bir gelişme olmayınca durumun Ekrem İmamoğlu'na iletilmesi için birtakım kişilerle görüştüğünü ancak yine bir şey olmadığını ifade eden Polat, "Sonrasında üretim planlama müdürü olan Ertan Yıldız'ın kuzeni Duygu Hanım bana 'Emekliliğin gelmiş, EYT'lisin, emekli olsan, gençlerin önünü açsan, sana yeni kadrolar, yönetim kurulu üyelikleri verirler, çok sivriliyorsun.' gibi farklı bir söylemde bulundu. Baktım yine herhangi bir şey olmadı. O dönemi öyle geçiştirdik." şeklinde savunma yaptı.
Hiçbir şeyin olmamasından rahatsız olduğunu dile getiren Polat, "Savcılığa gitmek istemedim, kendi şirketimi şikayet eden bir eleman pozisyonuna düşmek istemiyordum. Bir şekilde çözüm bulurum diye umudum vardı. Çünkü her zaman Ali Sukas kendisi için yapıyor diye düşündüm, kendi siyasi, karısı da siyasi, bir dahaki seçimlere daha sağlam hazırlanmak için. Çünkü kendisi bir ara 'Başkan adayı' olarak konuşulmuştu. Herhalde o niyetle diye düşündüm." ifadelerini kullandı.
Sonrasında müteahhitlerin ve genel müdürlerin tutuklanmaya başladığını aktaran Polat, tutuklu olan müteahhitlerin hiçbirinin ilk ifadesinde kendisiyle ilgili olumsuz bir beyanının olmadığını ancak sonrasında etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen 4-5 kişinin kendi ismini verdiğini ve serbest kaldıklarını söyledi.
Mahkeme başkanından sanığa "Seninle ilgili de para aldığın iddiaları var" sorusu
Mahkeme başkanı Selçuk Aylan, sanık Ümit Polat'a, "Savunmanda hep Ali Sukas ile ilgili kısımları anlatıyorsun ama seninle ilgili de para aldığın iddiaları var. Bununla ilgili bir şey anlatmadın." dedi.
Bunun üzerine Polat, "Başkanım o isimlerin hepsi Ali Sukas'ın evine girip çıkan insanlar. Mesai başlamadan önce ellerinde böreklerle gelirlerdi, sürekli görüşürlerdi. Bizim Ali Sukas ile bu kadar kavgalı olduğumuz bir dönemde beni bu işin içine sokmaları söz konusu değil, etkin pişmanlıktan faydalanmak için benim ismimi veriyorlar." diye konuştu.
Başkanın, "Sen de etkin pişmanlıktan faydalandın." demesi üzerine Polat da "Evet, ben de geldim anlattım, ne yapacaktım?" şeklinde karşılık verdi.
Sanık Polat, Ali Sukas ile kavgalı olduğu dönemde para almasının söz konusu olmadığını, ismini verenlerin etkin pişmanlık faydalanmak için ismini verdiklerini söyledi.
Başkan Selçuk Aylan'ın, "Ali Sukas, nasıl ifade vermen konusunda sana konuşma yapmış. Neler diyeceksin?" sorusu üzerine Polat, "Tutuklamalar olunca Ali Sukas beni çağırdı. Şirket avukatı varken konuştuk. Bir gizli tanık ifadesinden bahsedildi. İfadeye gittiğimizde Ali Sukas, 'Kimseden para istemedik.' şeklinde ifade vermemi istedi. Benim nevrim döndü, 'Bildiğim neyse onu söylerim.' dedim. Zaten 2-3 gün sonra savcılığa kendim gittim. Ben ifade verdim diye, beni işten attılar." dedi.
Cumhuriyet savcısının "Ekrem İmamoğlu'nun Ali Sukas ile yaptıkları toplantıda, Sukas'a Ağaç AŞ'de yeterince para toplayamadığı için kızdığı beyanınız var. Neler diyeceksiniz?" sorusunu Polat, "AKOM'da bir toplantı vardı, sadece genel müdürlerle görüşme oldu. Oradaki insanlar Ali Sukas para toplayamadı diye görevden alınacağını konuşuyordu. Seçimlerle ilgili para toplanmasıydı. Ben para toplanmasına şahit olmadım." dedi.
Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Senin beyanında bunlar var." dedi.
Sanık Polat ise, "Toplantıya biz katılmadık. Çantaları gördüm, içinde para mı vardı bilmiyorum." şeklinde karşılık verdi.
MASAK'ın hazırladığı Ağaç AŞ'nin para çıkış hareketleri grafiği ekrana yansıtıldı
Duruşma salonundaki büyük ekrana MASAK tarafından hazırlanan ve iddianamede yer alan, Ağaç AŞ'nin daha önceki seneler ve aylarda yaptığı para çıkış hareketlerinin grafiği yansıtıldı.
Cumhuriyet savcısı bu grafiğe işaret ederek, "20 yıldır Ağaç AŞ'de çalıştığından bahsediyorsun. Ciddi bir para çıkışı oluyor, bunlar neden arttı? Tabloyu da yansıttık. Bu tablo 25 milyar liralık bir tablo. Bu ne parası?" diye sordu.
Sanık Polat da "Seçim parasıdır diye duydum." dedi.
Bunun üzerine sanık Ekrem İmamoğlu ve avukatları tepki gösterirken, İmamoğlu "Bu tablo yalan." diye bağırdı.
Cumhuriyet savcısı da "Bu tablonun neresi yanlış?" diye sordu.
İmamoğlu'nun "Bu soruya karşı söz hakkımı kullanmak istiyorum. Bu tablo yalan. Sayın hakim lütfen yalana müsaade etmeyin. Bu soruya karşı söz hakkımı kullanmak istiyorum." demesi üzerine mahkeme başkanı, "Soru sorulmasın diye itirazınız varsa alırım. Bu tablo iddianamede var zaten, bu eylem kapsamında da savunma yapacaksanız bununla ilgili anlatımlarınızı o zaman alırım." dedi.
Daha sonra duruşmaya öğle arası verildi.
Dördüncü duruşma sona erdi
Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, bazı basın mensuplarının, ilk oturumun sona ermesinin ardından salondan çıkarıldığı sırada Ekrem İmamoğlu'na soru sorması ve verilen cevabın haberleştirilmesine atıfta bulunarak, iyi niyetinin suistimal edildiğini söyledi.
Aylan, basın mensuplarına, sanık avukatlarının yanındaki masalardan kalkarak, kendileri için salonun en arka bölümünde ayrılan yere geçmelerini söyledi.
Başkan ayrıca, duruşmanın ilk kısımda da zaten basın mensuplarına arka bölümündeki bu alanın ayrıldığını ifade ederek, bir avukatın talebi üzerine, gazetecilerin sanıkların avukatlarının bulunduğu kısma oturtulduğunu kaydetti.
Basın mensupları ve bazı avukatlar ile izleyiciler, alanın hem uzak olması hem de bilgisayar koyacak masaların bulunmaması nedeniyle karara itiraz etti.
Gazetecilerin, bir daha duruşma salonunda röportaj yapmayacaklarını belirtmesi üzerine başkan, gazetecilerin bulunduğu avukatlarının yanındaki bölümün boşaltılması için jandarma personeline talimat vererek, duruşmayı 10 dakika erteledi.
Bu esnada bazı basın mensupları kendileri için gösterilen alana geçerken, bazıları da karara direndi.
Salondaki gerginliğin büyümesi üzerine Mahkeme Başkanı Aylan, düzenin sağlanamadığı gerekçesiyle duruşmayı 16 Mart Pazartesi gününe ertelediklerini açıkladı.
İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden", Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.
Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi ise "sanık" olarak bulunuyor.
Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapıldı.
Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı 10 örgüt üyesinin olduğu, 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
