İstanbul
Yeniköy Kemerköy Enerji, geçen yıl yerli kaynaklara dayalı üretimle yaklaşık 500 milyon dolarlık doğal gaz ithalatının önüne geçtiğini duyurdu.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, "10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü" öncesinde yerel basın mensuplarıyla bir araya gelen şirket yetkilileri, Yeniköy Kemerköy Enerji'nin 2026 vizyonunu paylaştı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, 2025'te Türkiye elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 2,2'sini karşılayan şirketin, 500 milyon dolarlık doğal gaz ithalatının önüne geçtiğini belirtti.
Işık, şirketin Türkiye'nin elektrik arz güvenliğindeki rolüne dikkati çekerek, yerli linyit kaynaklarına dayalı üretimin özellikle baz yük ihtiyacının karşılanmasında kritik bir işlev üstlendiğini vurguladı.
Santralin kesintisiz üretiminin yalnızca bölgesel değil, ulusal elektrik şebekesinin dengesi açısından da stratejik önem taşıdığını ifade eden Işık, küresel enerji jeopolitiğinde risklerin arttığı bir dönemde, sürdürülebilir elektrik arz güvenliği için çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini kaydetti.
Geçen yıl yerli kaynaktan elektrik üretimi için önemli bir adım daha attıklarını aktaran Işık, kurulu gücü 42 megavat olacak güneş enerji santrali (GES) tesisleri için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararının olumlu neticelendiğini bildirdi.
Işık, şirketin 2026 vizyonunun, enerji üretimini sürdürürken sahadaki tüm uygulamaların planlı, bilimsel ve uzun vadeli bir yaklaşımla ele alınması üzerine inşa edildiğini kaydetti.
Bu yaklaşımın, üretim faaliyetleriyle doğal çevrenin birlikte değerlendirildiği bir anlayışı esas aldığını belirten Işık, "Bugüne kadar enerji, maden ve çevrenin birbirine zıt iki kavram olmadığını anlatma sorumluluğuyla, bilimin öncülüğünde hareket ettik, bundan sonraki süreçte de aynı kararlılıkla çalışmalarımızı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.
- Zeytin taşıma süreci takip ediliyor
Işık, yerel basının, bölgedeki kritik süreçleri yakından gözlemleyerek, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini sağladığına dikkati çekerek, tüm gazetecilerin gününü içtenlikle kutladığını bildirdi.
Son dönemde kamuoyunda yer alan "ağaçları maviye boyadılar" ve "zeytinleri katlettiler" iddialarına ilişkin ise Işık, şunları kaydetti:
"Bu tür gerçek bilgiden uzak haberler sahadaki bilimsel çalışmaları gölgede bırakmayı amaçlıyor. Bizim yaklaşımımız çok net, tüm uygulamalarımız kayıt altındadır, bilimsel verilere dayanır ve ilgili kamu kurumlarıyla üniversitelerin denetimine açıktır. Bu kurumların yanı sıra bağımsız bir kuruluş olan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) tarafından zeytin taşıma sürecimiz ayrıca paydaşlarımız adına izlenmektedir."
Sahadaki teknik uygulamalarına da değinen Işık, şöyle devam etti:
"Taşıma öncesinde ve taşıma sırasında, zeytin ağaçlarının zarar görmemesi için bordo bulamacı uygulaması yapılıyor. Bu uygulama, budama sonrası ağaçları mantar ve bakteri kaynaklı hastalıklara karşı korumak amacıyla tarımda uzun yıllardır kullanılan standart bir yöntem. Süreçte ayrıca besleyici bitkisel aktivatörlerle destekleme yapılıyor ve kaolin kaplaması ile ağaçların dış etkenlere karşı dayanıklılığı artırılıyor."
Işık, uygulamaların üniversite iş birlikleriyle takip edildiğini ve Ankara Üniversitesi ile sürdürülen çalışmaları vurgulayarak, "Daha önce aynı yöntemlerle taşınan 151 zeytin ağacının tamamının kök tuttuğu ve sürgün verdiği, üniversite ile yürütülen saha izleme çalışmalarıyla tespit edildi. Bu veriler, uyguladığımız yöntemlerin sahadaki karşılığını net biçimde gösteriyor." ifadesini kullandı.
Çalışmaların yalnızca mevcut ağaçlarla sınırlı kalmadığına dikkati çeken Işık, "Taşınan her bir zeytin ağacı için yeni zeytin fidanları dikiliyor. Böylece sahadaki çalışmalarla eş zamanlı olarak bölgedeki zeytin varlığının korunması ve güçlendirilmesi hedefleniyor." bilgisini paylaştı.