
Babacan, "Türkiye'de çalışan kişilerin gelecek endişesi yok. Bunun verdiği güven sayesinde belki tasarruf oranımız düşük" dedi. ***
ANKARA
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Dışişleri Bakanlığı'nda düzenlenen 4. Büyükelçiler Konferansı kapsamında, AB'deki ekonomik kriz, olası siyasi sonuçları ve Türkiye ekonomisi başlıklı bir sunum yaptı.
Babacan, AB'deki son dönemde yaşanan sıkıntılara değinerek, bunu bazılarının mazeret göstererek, Türkiye'nin AB ile olan ilişkilerini ve AB'ye üyelik sürecini daha fazla sorgulayanların bulunduğunu, ancak AB'nin Türkiye için hala çok önemli olduğunu söyledi.
Babacan, Türkiye'deki demokratikleşme sürecinin ve daha iyi bir demokrasi için, AB kriterlerini hala önemsediklerini kaydetti. Babacan, ''Bizim önümüzdeki dönemde üyelik olsun olmasın, üyelik tarihi ne olursa olsun, hedeflerimizin orada sağlam şekilde durması ve bu yönde ilerlememizin Türkiye'ye büyük faydası var. Bu sebeple, AB üyelik sürecini asla popülizm kurbanı etmemeliyiz'' diye konuştu.
Türkiye'de çalışanın gelecek endişesi yok
Türkiye'deki tasarruf oranının milli gelire oranının yüzde 12'ye düştüğünü, bunun geleceğe güvenle bakıldığı anlamına geldiğini, ancak hane halkının yüzde 45'inin kazandığından daha fazla harcama yaptığını ifade eden Babacan, şöyle konuştu:
''Tüketici kredileri geçen yıl 43 milyar lira arttı, bu yıl onun üzerine bir 50 milyar lira daha artıyor. Çin'de tasarruf oranı yüzde 50. Bizde yüzde 12 ama Çin'de emeklilik sistemi ve emekli maaşı yok. 100 dolar maaş alan kişi bunun yarısını bir kenara koyuyor. Türkiye'de çalışan kişilerin gelecek endişesi yok. Bunun verdiği güven sayesinde belki tasarruf oranımız düşük. Ama ölçüyü iyi tutturmak gerekiyor ve tasarruf oranlarının daha yüksek seviyeye çıkması lazım. İsraf ekonomisi değil verim ekonomisi olmamız gerekiyor. Dolayısıyla bu tasarruf oranlarımızın düşük oluşu cari açığın yükselmesinin en önemli sebeplerinden bir tanesi.''