Ekonomi

Kapasite kullanım oranı salgın öncesi döneme yaklaştı

Yeni tip koronavirüs salgınının etkisiyle yüzde 61,6 seviyelerine kadar gerileyen kapasite kullanım oranı, alınan tedbirler ve destekleyici adımlarla üst üste altı ay yükselerek eylülde yüzde 74,6 seviyesine ulaştı.

Murat Birinci   | 24.09.2020
Kapasite kullanım oranı salgın öncesi döneme yaklaştı

İstanbul

İmalat sanayi kapasite kullanım oranı (KKO) üst üste altı aylık yükselişle eylülde yüzde 74,6'ya çıkarak, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgın öncesi dönem seviyelerine yaklaştı.

Tüm dünyayı etkisi altına alan ve Türkiye'de de ilk vakanın mart ayında görüldüğü Kovid-19 salgını, ülke ekonomilerinin ikinci çeyrekte sert daralmalarına sebep oldu.

Salgının yayılımını önlemek için alınan tedbirler ve dünya ekonomisine ilişkin belirsizlikler ülkelerin makro verilere de hızla yansıdı. Ülkeler bu süreçten çıkmak için trilyonlarca dolarlık destek paketleri açıkladı. Öncü göstergeler üçüncü çeyrekte ekonomilerin dipten dönmeye başladığına, "V" tipi toparlanmaya geçildiğine işaret ediyor.

Türkiye'de de salgının mart ayıyla birlikte ortaya çıkmasıyla makro verilerde bozulmalar başlasa da hükümetin, regülatörlerin ve bankacılık sektörünün proaktif adımlarıyla olumsuz etkiler asgari düzeyde tutuldu.

Yıla yüzde 75,5 seviyelerinden başlayan kapasite kullanım oranı, salgını nedeniyle ortaya çıkan belirsizliklerle nisan ayında yüzde 61,6 seviyelerine kadar geriledi. Alınan önlemler ve reel sektörü destekleyici adımlarla kapasite kullanım oranı altı ay üst üste artış gösterdi. Böylece kapasite kullanım oranı eylülde yüzde 74,6 ile salgın öncesi dönemdeki yüzde 75-76 seviyelerine yaklaştı.

Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) ise eylülde bir önceki aya göre sınırlı düşüş göstererek 105,3 seviyesinde gerçekleşti. Salgın nedeniyle belirsizliğin arttığı bir ortamda nisan ayında 66,8 seviyesine kadar gerileyen RKGE, ağustosta 106,2 ile salgın öncesi dönem seviyelerine ulaşmıştı.

"Toparlanma devam ediyor"

AA Finans Analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, eylül ayı kapasite kullanım oranının, mevsimselliğin gereği yükseliş beklentisine paralel arttığını, verinin aynı ay tarihsel ortalamasının (yüzde 77,1) ise belirgin altında gerçekleştiğini belirtti.

Ana alt gruplardaki gerçekleşmelerin ise ara mallarında yüzde 76, yatırım mallarında yüzde 72,4 ve tüketim mallarında yüzde 71,4 şeklinde oluştuğunu ifade eden Bürümcekçi, önceki aya göre düşen tek grubun dayanıklı tüketim malları olduğunu dile getirdi.

Bürümcekçi, böylece, ilk çeyrekte yüzde 75,6 ve ikinci çeyrekte yüzde 63,4 olarak gerçekleşen ortalama oranın üçüncü çeyrekte yüzde 72,9 ortalama ile toparlanma gösterdiğini vurguladı.

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış kapasite kullanımının da yükseldiğine işaret eden Bürümcekçi, "İlk çeyrekte yüzde 76,2 ve ikinci çeyrekte yüzde 63,5 gerçekleşen ortalama oran, üçüncü çeyrekte yüzde 72,7 ile toparlanmaya devam ediyor." dedi.

Haluk Bürümcekçi, Reel Kesim Güven Endeksi'nin (RKGE) ise hafif gerilediğini belirterek, eylül ayında RKGE'nin önceki aya göre 0,9 puanlık azalışla 105,3 seviyesine gerilediğini, üçüncü çeyrek ortalamasının ise 104,1 ile önceki çeyrek ortalaması olan 78,8'e göre belirgin arttığını ifade etti.

İkinci çeyrekte makine-teçhizat yatırımlarında toparlanmanın yavaşladığını, üçüncü çeyrekte bunun biraz güçlenebileceğini belirten Bürümcekçi, güncel sinyallerin, karantinaların kaldırılmasıyla beraber haziran ayında yakalanan ivmenin üçüncü çeyrekten itibaren büyüme verilerine olumlu yansıyabileceğine işaret ettiğini söyledi.

Bürümcekçi, dış talebin güçlendiğine dair işaretler alındığını ancak başta turizm olmak üzere hizmet sektörlerinin benzer ölçüde toparlanma göstermediğini dile getirdi.

Mart ayından itibaren belirgin hızlanan ve geçmiş yıllara göre çok güçlü seyreden bankacılık kredi hacminin, Merkez Bankasının TL değer kaybını sınırlama amacıyla fonlama maliyetlerini likidite kanalıyla yükseltmeye yönelmesiyle bu görünümü uzun süre koruyamayacağı ve trend büyüme hızının kademeli olarak daha normal seviyelere ineceğinin anlaşıldığını değerlendiren Bürümcekçi, "Bu bağlamda, üçüncü çeyrekten itibaren belirgin toparlanma varsayımımızın gerçekleşmesine rağmen milli gelir tahminimizin üzerinde risklerin aşağı yönde güçlendiğini gördüğümüzden, Merkez Bankasının faizlerle ilgili süreci nasıl yöneteceğine bağlı olarak tekrar gözden geçirmek kaydıyla, yüzde 2,1 daralma olarak revize etmeyi uygun görmüştük." diye konuştu.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.