
Bakan Günay, 2 bin yıllık İstanbul'un silüetini yok etmeye kimsenin hakkı olmadığını söyledi. ***
İSTANBUL
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, "Dünya Mirası İstanbul" kitabının tanıtım toplantısında konuşan Günay, İstanbul'un dünyanın en önemli eski yerleşim merkezlerinden biri olduğunu söyledi.
Günay, ''İstanbul ile ilgili eskiden beri kasideler ve şiirler yazıyoruz, güzellemeler yapıyoruz. Şimdi kitaplar yazma düzeyine geldik İstanbul ile ilgili. Ancak İstanbul silüetini kaybettikçe, elimizden kaydıkça korkarım daha başka, böyle destanlar, ağıtlar yazmak zorunda kalacağız'' diye konuştu.
Günay, İstanbul'un sadece cami ve kubbelerden ibaret olmadığını, sivil mimarlık örneklerinin de bulunduğunu dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''İstanbul'un taşları sayabileceğimiz bu kubbelerin ve minarelerin yaratmış olduğu bir İstanbul silüeti var. 33 yıl önce Akdeniz gezisine çıkmıştım. Dönüşte İstanbul'a gelirken yerli yabancı herkes, dünyanın en güzel şehrinin burası olduğuna karar verdik. Ancak birkaç yıl önce ben aynı hattan gelirken baktık, 33 yıl önce gördüğüm İstanbul görünmüyor. Minareler, kubbeler görünmüyor. Arka taraftaki o bizim geleneksel alışveriş merkezlerimizin yerine geçmiş bulunan rant açgözlülüğünün alıp başını yükselttiği ve İstanbul'un bir anlamda silüetini baskı altına aldığı yeni çağdaş yapılar gözüküyor. Bu yapılar elbette yapılabilir ama İstanbul'un silüeti ile yarışacak tarzda yapılamaz. İstanbul bir Manhattan değil. Manhattan 200 yıl önce herhalde bir bataklık ve adalar topluluğuydu ama 200, 500, 2 bin yıl önce bir İstanbul vardı. Bu 2 bin yıllık İstanbul'u herhangi birilerinin bu rant açgözlülüğü ile baskı altına alması, bu silüeti yok etmeye kalkması gibi bir hakkı yok. Ancak ne yazık ki bu yanlışlık geçmişten beri yapılageliyordu, hala da zapt olunmaz bir biçimde sürüp gidiyor. Birçok örnek sayabilirim.''
''İstanbul ile ilgili daha ciddi bir kamuoyu baskısına ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Günay, ''İnanılmaz lobiler oluşuyor ve bunlar inanılmaz yerlere kadar ellerini kollarını uzatıyorlar. Bu rant açgözlülüğü İstanbul'u ağır ağır bir ahtapot gibi sarmaya başladı. Bunun için kamuoyu duyarlı olursa, İstiklal Caddesi'nde, Yıldız çevresinde, Boğazın Karadeniz'den veya güneyden gelirken gördüğümüz o emsalsiz silüetine karşı yapılan yanlışa hep beraber karşı koyarsak belki mesafe alabiliriz'' şeklinde konuştu.