Euro
9.40
Dolar
7.90
BIST 100
1,335.33
Altın
1,813.81
Eğitim

Kendiliğinden oluşan işaret dilini literatüre kazandırdı

Araştırmacı Rabia Ergin'in çalışmaları neticesinde kendiliğinden oluşan "Orta Toroslar İşaret Dili" literatürdeki yerini aldı.

Emin İleri   | 19.08.2020
Kendiliğinden oluşan işaret dilini literatüre kazandırdı

Istanbul

TÜBİTAK 2232 Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı ile Türkiye’ye dönerek Boğaziçi Üniversitesinde çalışmaya başlayan araştırmacı Rabia Ergin, kendiliğinden oluşan "Orta Toroslar İşaret Dili"ni (Central Taurus Sign Language) literatüre kazandırdı.

Adana'daki lise eğitiminin ardından Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İngilizce Öğretmenliği bölümüne devam eden Ergin, aynı üniversitede Bilişsel Bilim alanında yüksek lisans, daha sonra Tufts Üniversitesinde deneysel psikoloji doktorası yaptı. Hollanda'da Max Planck Enstitüsündeki çalışmaların ardından TÜBİTAK'ın başlattığı Uluslararası Lider Araştırmacılar programı kapsamında Türkiye'ye dönen Rabia Ergin, sene başından bu yana çalışmalarına Boğaziçi Üniversitesinde devam ediyor.

Doğal insan dillerinin ortaya çıkışı ve evrimleşmesi konusunda araştırmalar yapan Ergin, literatüre kazandırdığı Orta Toroslar İşaret Dili ve çalışmaları hakkında AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Ergin, Orta Toroslar İşaret Dili'nin kendiliğinden ortaya çıkan bir işaret dili olduğuna dikkati çekerek, Mersin'in Gülnar ilçesi civarında kullanıldığını söyledi.

Toros Dağları üzerindeki üç köyde kullanılan bir dil olduğu için, dilin adını dağlardan esinlenerek Orta Toroslar İşaret Dili diye isimlendirdiğini anlatan Ergin, literatürde "Central Taurus Sign Language (CTSL)" olarak bilindiğini kaydetti.

Ergin, daha yeni dokümantasyonunu yapmaya başlayacağı bir de Yumurtalık-Ceyhan civarında bu şekilde bir dilin mevcut olduğunu bildirdi.

"Dil fosil bırakan bir şey değil"

İşaret dilleri üzerine çalışmaya başlamasına ilişkin Ergin, şunları söyledi:

"Ben bu dilleri 2013 yılında Tufts Üniversitesinde doktora yapmaya başladığım zaman çalışmaya başladım. Bu dillerin bilimsel anlamda en dikkati çeken özelliği, kendiliğinden ortaya çıkmış olmalarıdır. Çeşitli sebeplerle (coğrafi, kültürel, ekonomik vs.), bölgedeki sağır bireylerin başka bir işaret diline (Türk İşaret Dili gibi) ve duymadıkları için konuşulan bir dile yeterince maruz kalmadan kendi kendilerine bir dil oluşturmaları, doğal bir insan dilinin sıfır noktasına erişim sağlamamız açısından önemlidir. Türkçe, İngilizce gibi konuşulan dillerin binlerce yıl içerisinde bugünkü gramer olgunluğuna nasıl erişmiş olduğunu bilemiyoruz. Elimizde somut kanıtlar yok çünkü dil fosil bırakan bir şey değil. Kendiliğinden ortaya çıkan işaret dillerinde ise bu dilleri oluşturmaya başlayan ilk bireyler hayattaysa, ki Orta Toroslar İşaret Dili'ni oluşturmaya başlayan ilk sağır bireyler bugün hayattalar, doğal bir insan dilinin sıfır noktasına erişim sağlayabiliyoruz."

"Bu gibi işaret dilleri çok kıymetli veri tabanlarıdır"

Araştırmacı Rabia Ergin, "İşaret dilleri, toplumda yaygın bir şekilde birtakım rastgele jest ve mimiklerden oluşan vücut dili sanılabilir. Hatta evrensel bir işaret dili olduğu sanılmaktadır. Bu bir yanılgıdır." diyerek, şu ifadeleri kullandı:

"Her ülkenin kendi işaret dili başkadır. Bilimsel pek çok araştırma işaret dillerinin, aynen konuşulan diller gibi gramer özelliklerinin olduğunu ve rastgele jest ve mimiklerinin çok ötesinde sistematik diller olduğunu göstermiştir. İşaret dilleri üzerinden, doğal insan dillerinin ortaya çıkışını ve evrimini çalışmanın doğru bir metot olmadığı sanılabilir. Bu noktada, hem konuşulan dilleri hem de işaret dillerini aynı insan beyninin ürettiğinin ve kullandığının altını çizmek önemlidir. İlk konuşulan dilin ortaya çıkışı ve nasıl evrildiği ve günümüze nasıl ulaştığı hakkında sadece spekülasyonlarda bulunabiliriz. Kendiliğinden oluşan işaret dillerinin ise ortaya çıkışını ve yeni jenerasyonlardaki evrimleşme süreçlerini belgelemek mümkündür. Bu nedenle, bu gibi işaret dilleri çok kıymetli veri tabanlarıdır.

Bu diller sadece yeni oluşumlar değil, aynı zamanda küçük gruplar tarafından kullandıkları için nesli tükenmek üzere olan dillerdir. Dokümantasyonlarının hızla ve titizlikle yürütülmesi çok önemlidir. Ben ve ekibim, şu an iki farklı bölgedeki (Gülnar ve Yumurtalık-Ceyhan civarlarında), iki farklı işaret dilinin dokümantasyonu üzerine çalışmaktayız."

"Köyde sağır bireylerin Türk İşaret Dili'nden bağımsız kendi aralarında oluşturdukları bir dil"

Ergin, Literatüre kazandırdığı "Orta Toroslar İşaret Dili" ile olan alakasını ve literatüre alınma sürecini ise şöyle anlattı:

"Bu dilleri çalışmam Kasım 2012'de, Tufts Universitesinde bir Dilbilim semineri sırasında Gülnar'daki dilin varlığından bahsetmemle gündeme geldi. O zamanlar bu gibi dillerin bilim insanları tarafından bu denli önemsendiğinin farkında değildim. Seminer sırasında, izole bir sağır çocuğun kendi kendine oluşturduğu bir işaret sistemi üzerine okuduğumuz bir makale üzerine tartışıyorduk. Ben de Gülnar'da annemin doğduğu köyde sağır bireylerin olduğu ve Türk İşaret Dili'nden bağımsız kendi aralarında oluşturdukları bir dil bulunduğundan bahsettim. Herkesin çok dikkatini çekti. Doktora danışmanım Prof. Ray Jackendoff'un teşvik ve desteğiyle bu dilleri çalışmaya başladım. Ağustos 2013’te yürüttüğümüz ilk saha çalışmasında, şu an Kaliforniya Üniversitesi, San Diego, Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı olan Prof. Carol Padden Hocamızın katılımıyla ilk verileri topladık. 2014’ten beri bütün saha çalışmalarına ben liderlik ediyorum.

Üzerine dilbilimsel araştırma yürüttüğü bu gibi bir toplum ile organik bir bağı olan, bildiğim kadarıyla benden başka bir saha araştırmacısı bulunmamakta. Bugün CTSL üzerine yayınlanmış çalışmalarımda, dünyaca bilinen akademisyenlerden Prof. Ray Jackendoff (Tufts/MIT), Prof. Lila Gleitman (UPenn), Prof. Carol Padden (UCSD), Prof. Ann Senghas (Barnard), Prof. İrit Meir (Haifa U), Prof. Wendy Sandler (Haifa U), Prof. Diane Brentari (UChicago) hocalarımız ortak yazar olarak yer almaktadır."

Dünyadaki kendiliğinden oluşmuş işaret dilleri

Dünyada "Orta Toroslar İşaret Dili" gibi kendiliğinden oluşan dillerden de bahseden Ergin, en bilinenlerden birisinin Al-Sayyid Bedevi İşaret Dili (ABSL) olduğunu, bu dilin de İsrail’de Necef Çölü üzerinde Al-Sayyid köyü ve civarında kullanıldığını belirtti.

2016 yılında, Haifa Üniversitesinden Prof. İrit Meir ve Prof. Wendy Sandler liderliğinde yürütülen saha çalışmasına kendisinin de izleyici olarak katıldığını ifade eden Rabia Ergin, "ABSL dışında yine çok meşhur Nikaragua İşaret Dili (NSL) kendiliğinden oluşmuş bir işaret dilidir ama bir köy işaret dili değildir. 70’li yıllarda Nikaragua’nın resmi bir işaret dili olmayışını takiben, ülkenin çeşitli yerlerindeki herhangi gelişmiş bir dile erişimi olmayan sağır çocuklar Managua’da sağırlar için açılan yeni bir okulda ilk kez bir araya gelmiş ve kendiliğinden oluşan bir işaret dilinin çıkmasına ön ayak olmuşlardır. NSL bugün hala evrimleşmeye devam etse de artık binden fazla kullanıcısı olan gelişmiş bir dil olma yolundadır." dedi.

Ergin, hem ABSL hem de NSL çalışan araştırmacılarla iş birliği içerisinde çeşitli uluslararası projeler yürüttüğünü belirterek, ABSL ve NSL dışında, Bali’de Kata Kolok İşaret Dili, Meksika’da Chatino İşaret Dili ve Gana’da Adamorobe İşaret Dilinin kendiliğinden ortaya çıkan işaret dilleri arasında literatürde yer aldığını söyledi.

Çalışma alanıyla ilgili bundan sonra nasıl bir süreç izleyeceğini de anlatan Ergin, bundan sonra CTSL gibi dillerden topladıkları doğal dil verisinin bilgisayar modellemeleri yardımıyla ileride nasıl evrimleşeceği üzerine tahminler yürütmeyi planladıklarını ve bu modellemeler için Edinburg Üniversitesinden dil evrimi konusunda dünyaca bilinen Prof. Simon Kirby ile ortak çalışmalar yapacaklarını kaydetti.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.