TBMM
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, TBMM'de düzenlenen Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu 71. Toplantısı'nda komisyon üyelerine Suriye konusunda konuşma yaptı.
Davutoğlu, Suriye Ulusal Koalisyonu Başkanı Muaz El Hatip'in geçtiğimiz günlerde yaptığı Beşşar Esed'in yardımcısı Faruk Şara gibi "eli kana bulaşmamış kişilerle görüşmeye hazırım" çağrısını hatırlatarak, Suriye rejiminin buna olumlu bir tepki vermediğini söyledi.
Davutoğlu, ''Hani diyalog diyenler, hani 'taraflar bir araya gelsin de bu mesele siyasal diyalogla çözülsün' diyenler? Bu kadar acıya, 70 bin insan ölmesine rağmen ve benim gözümde Muaz El Hatip gibi hassas bir insan bütün o yaşına başına ve liderliğine rağmen, birçok kez bu olayları hatırlayıp ağlamasına rağmen, o ıstıraba rağmen, hangi Suriyeli'ye dokunsanız ağlıyor, buna rağmen bütün bu acıyı yüreğine gömüp çağrıda bulundu. Ne oldu Suriye rejiminin tepkisi? Daha çok saldırı'' diye konuştu.
''Muhalefetin uluslararası toplumu harekete geçmesi için ikna etmesi açısından ne yapması gerekiyor?'' diye soran Davutoğlu, şöyle devam etti:
''Öldürülen onlar, zulüm gören onlar, eleştirilen onlar, eline hiçbir imkan verilmeyen onlar. Burada artık bir muhasebe yapma vakti geldi. Siyasi diyalogsa hemen şimdi. Ama eli kana bulaşmamış olanlarla.''
BM Güvenlik Konseyi'nin artık inandırıcılığını kaybettiğini belirten Davutoğlu, ''Uluslararası vicdanı kim temsil ediyor, BM Genel Kurulu mu, yoksa veto kullanan ülkeler mi?'' dedi.
Uluslararası topluma çağrı yapan Davutoğlu, Suriye'ye insani yardımların girebilmesi için tedbir alınmasını istedi.
Özür dileyecek
BM'nin geçmişte Bosna'da kötü bir sınav verdiğini hatırlatan Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Uluslararası toplum maalesef yeterli tepkiyi yeterli ölçüde veremediği için insanlar akın akın aynı 1990'lı yıllarda Türkiye'ye yöneldikleri gibi şimdi de Türkiye'ye yöneliyorlar. Bütün sorumluluğu Türkiye'nin alması bekleniyor. Biz insani sorumluluğu alırız.
Ama bilinsin ki siyasi sorumluluğu vebali hala Suriye krizine 70 bin insan ölmesine rağmen aynen Bosna-Hersek'te olduğu gibi karar alamayan BM Güvenlik Konseyi'nin üzerindedir. Bu vebali dolayısıyla eminim bir gün bir başka BM Genel Sekreteri Humus sokaklarına inecek ve Suriye halkından özür dileyecek."
2004'te kararı siz verdiniz sayın bayan
Davutoğlu, Kıbrıs Rum kesiminden bir parlamenterin sorusu üzerine, Kıbrıs'ta Rumlar'ın değil, Türkler'in haklarının ihlal edildiğini söyledi. Kıbrıslı Türkler'in resmi futbol maçı oynayamadığını, ticaret yapamadığını, en temel insani haklardan faydalanamadığını dile getiren Davutoğlu, Rumlar'ın ise AB'nin tanıdığı ayrıcalıklı tavırla her türlü imkana sahip olduğunu söyledi.
Davutoğlu, adadaki Türk askeri gücünün uluslararası haklar çerçevesinde adaya gittiğini hatırlatarak, şöyle devam etti:
''2004'te eğer Kıbrıs Barış planı, ki Avrupa Parlamentosu'nda büyük coşkuyla karşılanmıştı, kabul edilmiş olsaydı şu anda bizim orada Yunanistan ile birlikte çok sembolik bir birliğimiz olacaktı. Geri kalan bütün askerlerimiz çekilmiş olacaktı. Bu plana kim karşı çıktı? Kıbrıs Rumları mı karşı çıktı, Kıbrıs Türkleri mi karşı çıktı? 2004'te kararı siz verdiniz sayın bayan.''
Davutoğlu ''Eğer 2004'te bu karar verilmiş olsaydı sizin tarafınızdan bugün Güney Kıbrıs Rum yönetimi ekonomik kriz yaşıyor olmazdı. Türk-Yunan ilişkileri de böylesine zehirlenmiş olmazdı. İnşallah bir gün o barış günlerini de görürüz'' dedi.