
Türkiye ile KKTC arasında Kıta Sahanlığını Sınırlandırma Anlaşması imzalandı. Erdoğan, imza töreninde Rumlar ile iş yapan ve yapacak uluslararası petrol şirketlerini uyardı.***
NEW YORK - Özlem Şahin Şakar-Mehmet Toroglu-Adem Kadam
Anlaşmaya, Türkiye adına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, KKTC adına da Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu imza koydu.
Erdoğan, imza töreninde yaptığı açıklamada, ''Rumlar ile iş yapan ve yapacak uluslararası petrol ve doğalgaz şirketlerini de uyarmak istiyoruz. Bu şirketlerin, Türkiye'deki enerji projelerine alınmaması ve bunlara bir takım müeyyideler uygulanması konusunda da Enerji Bakanlığımız bir çalışma başlatmıştır'' diye konuştu.
Erdoğan, şunları kaydetti:
''İmzaladığımız bu anlaşma ile KKTC'nin Akdeniz'deki kıta sahanlıklarının bir bölümünü uluslararası hukuka uygun olarak ve hakça ilkeler dikkate alınarak, belirlenen 27 coğrafi koordinatın birleştirilmesiyle elde edilen bir çizgiyle sınırlandırılmıştır. Türkiye, bugün olduğu gibi gelecekte de kendisine yaraşır şekilde sağduyu ile hareket edecek, gerginlik ve krizden medet umanlara prim vermeyecektir.''
Başbakan Erdoğan, Türkiye ile KKTC arasında Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması, 'deniz tabanı ve altındaki doğal kaynakların araştırılması ve işletilmesiyle' ilgili olduğunu bildirdi.
Eroğlu: Önleyici tedbir niteleğinde
KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu da konuşmasında, Rum tarafının 2003 yılından bu yana Kıbrıs adasının deniz alanlarındaki zenginlikleri, tek yanlı ve hukuka aykırı bir biçimde düzenleme ve işletme faaliyetlerine giriştiğini belirtti.
Eroğlu, ''Türkiye Cumhuriyeti ile imzalamış olduğumuz bu antlaşma Rum muhataplarımızı bu davranışlarından vazgeçirmeye yönelik önleyici bir tedbir niteliğindedir'' dedi.
Eroğlu, Kıbrıs'ın etrafındaki tüm zenginliklerin hem Kıbrıslı Türkler'e, hem de Kıbrıslı Rumlar'a ait olduğunu belirterek ''Bu konulardaki antlaşmaların ve ruhsatların sadece Kıbrıslı Rumlar'ın iradesiyle verilmesini kabul etmek Kıbrıslı Türkler'e yapılabilecek en önemli haksızlıktır'' dedi.
Eroğlu, ''Umudumuz en azından bu noktadan sonra Rum tarafının aklı selim bir davranış içerisine girerek bu eylemlerini sona erdirmesidir. Uluslararası aktörlerden de beklentimiz Rum tarafını bu yönde teşvik etmeleridir, aklın yolu bunu gerektirir'' dedi.