BACKNANG
Almanya'nın Stuttgart kentindeki yangında 7 çocuğu ile birlikte can veren anne Nazlı Özcan Soykan'ın bebeğini kurtarmak isterken hayatını kaybettiği ortaya çıktı.
Amca Seyfettin Soykan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, morga gittiklerinde anne Nazlı Özcan Soykan'ın, bebeği Murat'a sarılı halde olduğunu gördüklerini söyledi.
Trajedi sonrası bitkin ve yorgun olduklarını ifade eden Seyfettin Soykan, "Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Nereye baksak her tarafta acı var. Hastanedeki çocuğa nasıl yardımcı olacağız bilmiyoruz" dedi.
Seyfettin Soykan, yangını gören alt kattaki eğlence merkezinin sahibi Yunanlı'nın kapıyı kırdığını ve annenin o esnada dışarı çıktığını ancak daha sonra yavrularını kurtarmak için tekrar içeriye girdiğinde dumandan boğularak öldüğünü öğrendiklerini kaydetti.
Gözyaşları içerisinde olayı anlatan Seyfettin Soykan, binanın çok eski olduğunu belirterek, "Elektrik tesisatında eski kablolar var, yenilenmemiş hiç. Binada sadece rötuş yapıldı. Çok zor durumdaki insanlar bu binada kalıyor. Sekiz çocukla ev bulması zor" dedi.
Amca Soykan, yangından kurtulan tek çocuk olan İbrahim Soykan'ın hastanede olduğunu ifade ederek, "Kızım, İbrahim ile cep telefonuyla görüşmüş. İbrahim kızıma (Ben uyandım, her yerden ateş çıkıyordu. Mutfakta musluğu açtım su dolsun, ateş gelmesin) demiş'' diye konuştu.
Öte yandan polis, evdeki incelemelerine başladı. Özel ekipmanla yanan binayı inceleyen polisler, evin içerisinde detaylı araştırma yapıyor.
Çevredeki Almanlar ve Freie Walldorf İlköğretim Okulu'ndan bir grup öğrenci de yanan evin yanına gelerek çiçek bıraktı.
''Kızım bana bağırdı ama yetişemedim''
Yangından sağ kurtulan anneanne Hatice ile dayı Murat Özcan olay yerine gelerek gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Anneanne Hatice Özcan, olay sırasında alevlerin yüzüne doğru geldiğini ve bu nedenle bir şey yapamadığını belirterek, ''Kapıdan çıktığımda alev suratıma vurdu, göremedim. Kızım bana anne diye bağırdı, yetişemedim'' dedi.
Alevlerin her yeri sardığını, içeri giremediğini, kimseyi kurtaramadığını anlatan Özcan, balkona çıkıp yardım istediğini söyledi.
İki gündür evde soba yakmadıklarını ve yangının elektrik tesisatından çıkmış olabileceğini ifade eden Özcan, bir yerin lambasını yaktığında diğer tarafın ışığının azaldığını belirtti.
Dayı Murat Özcan da yangın esnasında yeğeni İbrahim ile annesi Hatice Özcan'ı önce mutfağa, sonra da balkona çıkardığını belirtti. Murat Özcan, daha sonra bir daha içeri giremediğini söyledi.
Olay gecesi teyzesinde kalan çocuklardan Halil Oruç, ''Kuzenlerim benimle oynamak istedi. Teyzelerime gittim. Annem izin verdi. Sonra öldü'' dedi.
Backnang'a bugün çok sayıda gazeteci geldi. Ailenin akrabaları ve diğer tanıdık ve yakınları gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Aile yakınlarından bazıları, haberlerdeki bilgi kirliliğinden rahatsız olduklarını ifade ettiler.
''Yanlarında olmalıyım''
Sami Soykan'ın Kırşehir'de yaşayan kardeşi Selahattin Soykan da cenazelerin Kırşehir'de defnedilmesi konusunda Almanya'dan bilgi beklediklerini söyledi.
Soykan, Kırşehir'in Güldiken Mahallesi'ndeki evinde gazetecilere yaptığı açıklamada, kendisinin de Almanya'ya kardeşinin yanına gitmek istediğini ama imkanı olmadığını dile getirdi.
Soykan, ''Sami kardeşim yoğun bakımda. Sizin aracılığınızla bir ricam var. Dışişleri Bakanlığımız, Başbakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımızın konuya hakim olduğunu ve araştırıldığını öğrendim. 16 yıldır hasret olduğum kardeşimi ve yeğenlerimi görmedim. Bir şekilde onların yanında olmayı arzu ediyorum. Sesimi bu şekilde duyurursanız memnun olurum'' dedi.
''Kundaklama emaresi gözükmediğine ilişkin açıklamalar var''
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Somali'ye bağlı özerk Somaliland Cumhurbaşkanı Ahmet Muhammed Silanyo ve beraberindeki heyetle görüşmesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bozdağ, Almanya'daki yangın faciasıyla ilgili, ''Ortaya çıkan verilerde bir kundaklama emaresi gözükmediğine ilişkin açıklamalar var'' dedi.
Bekir Bozdağ, cenazelerle ilgili otopsi çalışmasının devam ettiğini belirterek, ''Cenazelerin büyük bir ihtimalle Türkiye'de defni yönünde bir sonuç ortaya çıkabilir diye düşünüyoruz. Ailelerin o yönde bir eğilimi olduğunu arkadaşlar söylediler. Ama henüz netleşmiş bir karar yok. Türkiye'de defni ihtimali daha yüksek'' dedi.
''Yeterince acı hatıra var''
Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Başkan Yardımcısı Gürsel Dönmez, YTB'de düzenlenen STK Kapasite Geliştirme Eğitim Programı'nın ardından yaptığı açıklamada, daire başkanı ve birkaç uzmanlarının Almanya'da bulunduğunu dile getirdi.
Dönmez, ''Onlar hızlı bir şekilde olay yerine intikal ettiler. İlk elde yapılması gereken incelemeyi son raddesine kadar yaptık ve yapıyoruz'' dedi.
YTB uzmanlarından sürekli olarak bilgi aldıklarını belirten Dönmez, şunları kaydetti:
''Sabah edindiğimiz bilgiye göre bugün otopsi yapılacak. Bu işlemler tamamlandıktan sonra cenazelerin yetişmesi ihtimali olursa Türkiye'ye getirmek üzere çalışmalarımızı hızlı bir şekilde yürütüyoruz. Tabii öncelikle Alman makamlarının işlerini bitirmesi gerekiyor.
Almanya'daki sivil toplum kuruluşları ve devletimizin birimleri olaya soğukkanlılıkla yaklaşıyorlar. Bir önyargı oluşturmak için elde yeterince acı hatıra var. Biz sayın Bekir Bozdağ'ın ilk anda ifade ettiği şekilde Alman makamlarının şüpheye mahal bırakmayacak şekilde olayı açıklığa kavuşturmasını bekliyoruz. Hızlı bir açıklama ve duygusal bir tepki vermekten kaçınmak durumundayız.''
''Bozdağ bölgeye gidebilir''
YTB'nin olayın daha çok sosyal boyutuyla ilgilendiğini vurgulayan Dönmez, ''Arkadaşlarımız bölgedeler. Aileler arzu ederse cenazelerin Türkiye'ye getirilip defnedilmesi söz konusu. Eğer ihtiyaç olursa Sayın Başbakan Yardımcımız Bekir Bozdağ'ın da bölgeye gitmesi söz konusu. İlk elde, ortaya çıkan acıyı en hızlı şekilde dindirmeye çalışacağız. YTB yurt dışındaki vatandaşlarımız için var. Ne ihtiyaçları varsa elimizden geleni yapacağız'' diye konuştu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
