18 Ekim 2016•Güncelleme: 18 Ekim 2016
TBMM
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ümit Dündar, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimini araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna bilgi verdi.
15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefonda görüşmediğini ifade eden Dündar, Cumhurbaşkanı tarafından sabaha karşı Genelkurmay Başkanlığına vekalet etme emri verildiğini; Cumhurbaşkanıyla 16 Temmuz sabahı Atatürk Havalimanı'nda görüştüğünü ve kendisine bilgi verdiğini söyledi.
Dündar, "15 Temmuz gecesi sayın Cumhurbaşkanı, sayın Başbakan da dahil hiçbir bakanla da görüşmem olmadı. ‘Bahçeli’ye beni sorun diye’ bir beyanım olmadı. Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın direktiflerini havalimanından itibaren adım." diye konuştu.
"Emir subayım firar etti"
Emir subayının, darbe girişiminin ardından firar ettiğini belirten Dündar, şöyle konuştu:
"Emir subayım FETÖ darbe girişiminin ardından firar etti. Sonradan öğrendiğime göre, benim yerimi öğrenme konusunda da 15 Temmuz akşamı gayret sarf etmiş. Ben saat 22.20’de evden ayrıldıktan sonra 4-5 kişilik bir ekip eve gelerek beni aramış."
"Darbeye katılanlar bu eğitimi TSK'ya katılmadan almış kişiler"
Dündar, "Darbeye katılanların tamamı bu yöndeki eğitimi TSK'ya katılmadan almış kişiler. Ortaokul çağında yetişmiş, askeri liseye sokulmuş, devamlı cumartesi, pazarları 'abiler' tarafından takip edilmiş kişiler. Tayin olduklarında da mutlaka orada yeni bir 'abi' tarafından eğitime, doktrine devam ettiği sistem kurulmuş. Bu noktada 'TSK'nın eğitimi darbeyi teşvik ediyor' demek sağlıklı düşünce olmaz. Hiçbir TSK mensubunun aklının ucundan darbe kavramının 'd'si bile geçmiyor, bunu açık kalple ifade etmeliyim." diye konuştu.
FETÖ'cülerin TSK'ya sızmanın ötesinde bir noktada bulunduklarını belirten Dündar, şöyle devam etti:
"TSK'da paralel yapılanma noktasına geldikleri açık, bunu inkar etmek mümkün değil. Şahsi olarak herhangi bir kimsenin, komutanın veya herhangi bir dönemin buna göz yumduğunu kabul etmiyorum. Türkiye'nin bütün kurumlarındaki sızmaya baktığımızda bayağı önemli ölçüde rakam tutuyor, bunu da örgütün başarılı ve dikkatli çalışmasına bağlamakta yarar var. 2 veya 3 kişilik gruplar halinde çalışan bir teşkilat, bir kişi tespit etseniz bile en fazla 2 kişiye ulaşabiliyorsunuz. Bu konuyu TSK'daki zafiyetten öte diğer kurumlarla düşünüp, kurumun bu konuda titiz çalıştığını düşünmekte yarar var.
Terörle mücadelede özellikle iç güvenlik harekat bölgesinde, terörle mücadelede görev yapan önemli sayıda generalin tutuklandığını görüyoruz. Nusaybin, Cizre gibi yerlerde verilen şehitlere, kazanılan başarılara baktığımızda bunların bu konuda fazla etkin olmaya fırsat bulamadıklarını değerlendiriyorum."
"İhraç edilenlerin yerini FETÖ kolaylıkla doldurdu"
TSK'daki mağduriyetlerin önüne geçmek için konuyu hassasiyetle takip ettiklerini, Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıkları bünyesinde bu konuda kendilerine ulaşan mektupları inceleme kurulları oluşturduklarını söyleyen Dündar, "Erbaş ve erlerin buna bilinçli katılması gerçekten mümkün olmayan bir konu." dedi.
Ümit Dündar, "Darbe teşebbüsüne kimlerin katıldığını gördüğümde en başta bunun Fetullahçı Silahlı Terör Örgütü tarafından yapıldığı kanaati bende hasıl oldu. Gerek güvenlik birimlerinden gelen duyumlar gerekse etrafta yapılan değerlendirmeleri dikkate aldığımızda darbeye iştirak eden kişilerle daha önceki bilgilerin örtüştüğünü gördük. Baştan itibaren 'Evet, bunu FETÖ yaptı diyebiliyoruz." ifadelerini kullandı.
Dündar, Balyoz ve Ergenekon davaları kapsamında tutuklanan ya da TSK'dan ihraç edilen personelin yerini FETÖ'cülerin kolaylıkla doldurduğunu belirtti.
Bir soru üzerine Dündar, elinde net bilgi olmadığı için, öldürülen darbeci subayların sayısı hakkında Komisyona yazılı bilgi vereceğini söyledi.
Muhabir: Alp Özden-Kadir Karakuş