
Bartın'da ev hanımların vazgeçilmez el işi haline gelen tel kırmada, tül ve kumaşlar, telin binlerce kez kırılmasıyla oluşan motiflerle adeta sanat eserine dönüşüyor.***
ZONGULDAK
17. yüzyılda ilk kez Asma Mahallesi'nde oturan ''katip kızı'' lakaplı Ağaçkıranlardan Hatice Hanım tarafından yapıldığı tahmin edilen tel kırma, perde, yastık, karyola, masa ve sehpa örtüsünün yanı sıra şal, fular, çanta, terlik, ayakkabı, kemer, kravat, damat kuşağı, gelinlik ve kınalık ve elbise olarak işleniyor.
Yüzyıllardır genç kızların çeyizleri arasında vazgeçilmez el sanatı ürünü konumunda yer alan ve genellikle siyah ve kırmızı renkteki kumaş ya da tülün kasnağa gerilerek özel iğneyle telin kırılıp işlenmesi sayesinde oluşturulan çeşitli motifler, ''kaymaktabağı'', ''bağdagül'', ''asma yaprağı'', ''mihrap'', ''değirmentaşı'' ve ''kemerköprü'' gibi geleneksel desen adlarıyla anılıyor.
Yerli ve yabancı turistlerin de satın aldığı masa ve sehpa örtüsü ile başörtüsü şeklinde tasarlanan tel kırmalardan yapılan şallar da vazgeçilmez aksesuarlar arasında görülüyor.
El sanatıyla uğraşan kadınların Türkiye genelindeki iş yerlerinde ve genellikle internet siteleri aracılığıyla ''Bartın tel kırması'' adıyla sattığı tel kırma ürünlerine her geçen gün beğeni artıyor.
İsmini markalaştırdı
İstanbul'da Türk Patent Enstitüsünce tescillendirdiği ''Nebahat Maşalı'' markasıyla tel kırma üreten Nebahat Maşalı, 300 yıllık geçmişi olan tel kırmanın birçok el sanatı ürünü gibi yok olmadığını, değerinin de arttığını söyledi.