
Irak mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alan 'mesguf', ülkede Ramazan ayının da en gözde yemeği.***
BAĞDAT - Nazmi Akyol
Tarihi yüzlerce yıl öncesine dayandığı öne sürülen, Irak mutfağının sembolü ve Iraklılar'ın milli yemeği kabul edilen mesguf, bu yıl Ramazan ayının çok sıcak döneme gelmesine rağmen evlerde ve lokantalarda Ramazan sofrasının en gözde yemeği oldu.
Irak halkının son zamanlarda alım gücünün artmasıyla mesgufa olan talep de arttı. Eskiden belirli lokantalarda yapılan mesguf, son günlerde cadde ve sokaklarda seyyar satıcıların kurdukları mangallarda bile boy gösteriyor. Ramazanda, Dicle nehri kenarındaki lokantalarda orucunu açan insanların neredeyse tamamının mesguf yediğini görmek mümkün.
Mesguf işiyle 30 yıldan beri uğraşan Basim Cabir, 'çatı yapma' anlamına gelen mesgufun yüzlerce yıl öncesine dayandığını ve en iyi mesgufun Dicle nehrinden tutulan Sazan balığından yapıldığını belirtti.
Son zamanlarda artan talebe paralel olarak sık avlanmaya başlanan sazanın Dicle nehrinde azalması sebebiyle çiftliklerde yetiştirilen sazan balıklarından mesgufu yaptıklarını dile getiren Cabir, "Mesguf yemeğinde balığı sırtından böldükten sonra temizliyoruz ve tuzluyoruz. Temiz balığı kafes seklindeki ızgaranın içine koyduktan sonra güzelce pişmesi için ateş karşısında yaklaşık bir saat tutuyoruz. Dişi sazandan yapılan mesgufun tadı hafif kalıyor. Özellikle Dicle'den tutulan erkek sazan çok lezzetli oluyor" dedi.
Ramazan ayında haftada en az gün balık yediklerini vurgulayan El Geylani, bunun nedenini şöyle açıklıyor: "Iraklılar'daki bir inanışa göre haftanın çarşamba ya da cuma günlerinde mutlaka balık yenmesi gerekir. Balığın rızk getirdiğine inanılır."