
Avrupalı zenginlerin lüks ve pahalı yemeği olan kurbağa, Edirne'de fakirin geçim kaynağı oldu.***
EDİRNE - Salih Baran/Hakan Şahin
Sabahın erken saatlerinde, geçimlerini sağlamak için bellerine kadar girdikleri sularda avlanan Edirneli kurbağa avcıları, çoğu kimseye sevimsiz gelen kurbağanın kilosunu 4,5 liradan satıyorlar.
Türkiye'de kurbağa avcılığını bundan 50-60 yıl önce başlatan Edirneli kurbağacılar, babadan oğula geçen mesleklerinin eskisi gibi getirisi olmadığından yakınsalar da, her sabah kepçelerini, kazık çizmelerini ve çantalarını sırtlayarak ''rastgele'' diyerek kurbağa avına çıkıyorlar.
Mahalle kahvehanesinde toplanarak hangi bölgede avlanacaklarına karar veren kurbağa avcıları, daha sonra küçük gruplar halinde çeltik arazilerinin yakınlarındaki sulama kanallarının içinde kurbağa aramaya başlıyorlar. Bellerine kadar geçirdikleri ''kazık çizmelerle'' suya atlayan avcılar, kepçe adını verdikleri bir anlamda kurbağalar için tuzak anlamına gelen büyük süzgeçleri kurbağaların kaçabilecekleri bölgeye yerleştiriyorlar. Daha sonra avcılar, bacaklarıyla suyu karıştırarak, kurbağaların yuvalarından kepçenin tutulduğu alana doğru kaçmasını sağlıyorlar.
Sudaki akıntıdan sağa sola kaçan kurbağaların kepçenin içine girmesiyle, kurbağa avcılarının yüzündeki gülümseme daha da artıyor. Kepçeden alınan kurbağalar avcıların bellerine astıkları toplama çantalarında biriktiriliyor. Kepçedeki küçük kurbağalar ise yeniden suya salınıyor.
Günde 30-40 kilo kurbağa topluyorlar
Edirne'de 25 yıldır kurbağa toplayan Murat Ovalı AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaz ve kış avcılığı olarak yapılan kurbağa avcılığında kış döneminin başladığını söyledi.
Kendilerinin 4,5 liraya kilogramını sattıkları kurbağanın Fransa, İtalya gibi ülkelerde bir porsiyonunun neredeyse 25 katına satıldığını bildiklerini anlatan Ovalı, ''Aracıların Edirne'ye gelmesini bekliyoruz, Edirne'de sadece 1 kişi alıyor, o da fiyatları artırmıyor. Kimseyi tatmin etmiyor. Sosyeteye kurbağanın bir porsiyonunun 40-50 Avro'ya satıldığını duyuyoruz, bu bizi üzüyor. Buradan 4,5 liraya gidiyor, orada bir yığın paraya satılıyor. Hiçbirimizin sigortası yok, gündelik yaşıyoruz'' diye konuştu.