Şanlıurfa'dan İstanbul'a göç ettikten sonra 7 yıl seyyar araba ile kebap satan ve şöhreti sayesinde kiraladığı dükkanın sahibi olan Mehmet Emin Karakan, kebaplarıyla damağa, türküleriyle de kulağa hitap ediyor.
Hikmet Orçun Üresinler
22 Nisan 2017•Güncelleme: 23 Nisan 2017
Istanbul
İSTANBUL - Hikmet Orçun Üresinler
Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde Karakan ailesinin 3. çocuğu olarak 1960'ta dünyaya gelen Mehmet Emin Karakan, babasını kaybettikten sonra 16 yaşında Edirne'ye göç etti. Kapıkule'deki bir lahmacun fırınında çalışmaya başlayan fakat 2 senenin sonunda istediğinin bu olmadığına karar vererek işinden ayrılan Karakan, biriktirdiği para ile Karagümrük'te kendine küçük bir daire tuttu.
Karakan, Karagümrük sokaklarında dolaştığı sırada damak tadına uygun bir yer bulamayınca 1984'te sokakta kebap yapıp satmaya karar verdi. Mehmet Emin Karakan, küçük seyyar kebap arabacıyla önce Karagümrük Meydanı'ndaki parkın içinde, daha sonra da Mesih Mehmet Paşa Camisi önünde kebap yapmaya devam etti. Özellikle cami önünde yaptığı kebaplarla edindiği şöhret, zamanın birçok ünlüsünü de buraya çekti.
"Zabıta memurları sağ olsun beni hep idare etti"
Seyyar arabasının önünde 50-60 kişilik sıraların oluştuğunu, çoğu zaman kaç kebap yaptığını kendisinin bile hatırlamadığını kaydeden Karakan, zabıta memurlarının kendi deyimiyle "küçük yaşta kendi ekmeğinin peşinde koşan bu genç adamı" görmezden geldiğini anlattı.
Kebaplarının müdavimi olan müşterilerini 7 yıl burada ağırladığını ama bir süre sonra belediye görevlilerinin kendisini gitmesi konusunda uyardığını dile getiren Karakan, şöyle konuştu:
"Sağ olsunlar belediye görevlisi ağabeylerim bana uzun süre anlayışlı davrandı. Onların hoşgörüsü sayesinde ekmek kazanıyordum. 7 yıl sonunda artık idare edemeyeceklerini söylediler. Onlara dua ederek bir dükkan arayışına girdim."
Uzun yıllarda oluşturduğu müdavimlerini kaybetmeyi göze alamayan Mehmet Emin Karakan, o çevreden uzaklaşmadan bir çözüm arayışına girdiğini ifade etti.
Karakan "Caminin karşısındaki sokakta küçücük bir dükkan vardı. Yıllardır biriktirdiğim müşterilerimi kaybetmek istemediğim için burayı kiraladım. Dükkana sadece 1 masa ve ocağım sığabiliyordu. Kapının önüne hem müşterilerim görebilsinler diye hem de dükkanım çok küçük olduğu için seyyar arabamı koyuyordum. Böylece hem içeride hem de arabamda çift ocak çalışıp, müşterilerime hizmet etmeye devam ediyordum. 2 yıl sonra bu küçük dükkan da yetmemeye başladı. Hemen yanındaki daha büyük olan dükkanı kiraladım." şeklinde konuştu.
"Kebap yemek için gelip giden çok sayıda ünlü oldu"
Seyyar kebapçı olduğu zamanlarda Çakıl Gazinosu'nda sahne alan İbrahim Tatlıses ve Müslüm Gürses gibi zamanın ünlü ve başarılı sanatçılarının müşterisi olduğunu belirten Karakan, Tatlıses'in sahne sonrası mutlaka gelip kebap yediğini anlattı. Bu meslek sayesinde ünlü insanlarla dostluk kurduğunu dile getiren Mehmet Emin Karakan, Tatlıses ile yaşadığı bir anıyı şöyle aktardı:
"İbrahim ağabey bir gün bana 'Ben dünyanın her yerinde kebap yedim ama senin yanına geldiğim zaman doymuyorum. Ne yapıyorsun da bu kadar lezzetli oluyor?' diye sordu. Ben de ona 'Herkes türkü okuyor ama senin gibi okuyamıyor, sen neden imparatorsun? dedim. Bu sözümden çok etkilenmişti. Yıllarca da kebap yemek için gelip giden çok sayıda ünlü oldu."
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.