10 Kasım 2016•Güncelleme: 10 Kasım 2016
İSTANBUL- HÜSEYİN YAHYA ŞEKERCİ
Fatih’teki ortaokula müzik öğretmeni olarak atanan Funda Ceylan, küçük ritim alıştırmalarıyla yola çıktığı işitme engelli öğrencileriyle 2013 yılında "Fısıltı Ritim Grubu"nu kurdu.
Ceylan'ın işaret dili, sayılar ve jestlerle yönettiği grup, darbuka, def, müzikal borular, çan, zil ve diğer vurmalı çalgıları kullanarak, dinleyicilerine müzik ziyafeti sunuyor.
Bugüne kadar alışveriş merkezleri, sergi salonları ve okullarda 20'den fazla konser veren grup, performanslarıyla duyanları imrendiriyor.
Müzik öğretmeni Funda Ceylan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yüksek lisans tez çalışmasını okul öncesi işitme engelli çocukların müzik eğitimi üzerine yaptığını belirtti.
"Çok iyi tepkiler aldık"
Okula atandığında önce işaret dilini öğrendiğini anlatan Ceylan, "Çocuklarla iletişime geçtikten sonra, çalışmalar daha zevkli olmaya başladı. Daha yakınlaştık ve küçük ritim grubu çalışmalarına başladık. İlk önce çok küçük çalışmalardı aslında ama daha sonra çocukların çok hoşuna gitti ve boş zamanlarında, teneffüslerde kendi kendilerine de bir araya gelerek, çalışmaya başladılar." diye konuştu.
Ceylan, çalışmalarını daha sonra okul içinde ve dışında sürdürdüklerini dile getirerek, "Konuşan ve duyan çocuklara da sunabileceğimiz çalışmalar yaptık. Onlardan da çok iyi tepkiler aldık." dedi.
"Çok mutlu oluyorlar"
Müzikle meşgul olmanın öğrencileri için çok önemli olduğunu ve çocukların icra ettikleri sanattan dolayı çok eğlendiklerini söyleyen Ceylan, "Çok mutlu oluyorlar. Tek başına ve bir araya geldiklerinde de başlıyorlar. İşiten arkadaşlarını gördüklerinde de yine bir arada çalışmalarını sürdürüyorlar. Keyif alıyorlar. Keyif aldıklarını da ifade ediyorlar." ifadelerini kullandı.
Daha büyük konser salonlarında, daha geniş kitlelere ulaşma hayalleri olduğunu belirten Ceylan, sanatçılarla ortak çalışmalar yapmak istediklerini kaydetti.
"Sert ve keskin hareketlerle yönetiyorum"
İşitme engellilerden oluşan müzik grubunu yönetmenin normal bir gruptan farklı olduğuna dikkati çeken Ceylan, şöyle devam etti:
"Normalde biz eğitim aldığımızda bir koroyu, orkestrayı yönettiğimizde daha farklı bir yönetim şekli var. Bizim çocuklarımız duymadıkları için daha sert bir şekilde yönetiyorum ve daha çok işaret dilindeki sayıları kullanıyorum. Bazı kavramlar var, 'tekrar', 'yapalım' gibi onları kullanıyorum. Diğer müzik öğretmenlerinden ya da okulda öğrendiklerimizden daha farklı yönettiğimi söyleyebilirim. Daha sert, daha keskin hareketlerle yönetiyorum."