"Ergenekon"da aralarında Ahmet Şık'ın da bulunduğu 5 kişinin tahliye talebinin reddine yönelik nöbetçi hakimliğin verdiği karara yapılan itiraz da reddedildi.***
İSTANBUL
''Ergenekon'' soruşturması kapsamında ''Oda TV'''deki aramalara ilişkin, aralarında gazeteci Ahmet Şık'ın da bulunduğu 5 kişinin tahliye talebinin reddine yönelik nöbetçi hakimliğin verdiği karara yapılan itiraz da, oy çokluğuyla reddedildi.
Ahmet Şık, Şükrü Doğan Yurdakul, Coşkun Musluk, Barış Terkoğlu ve Muhammet Sait Çakır'ın avukatlarının, müvekkillerinin tutuklamasına yaptığı itiraz üzerine nöbetçi hakimlikçe verilen ''tutukluluk hallerinin devamı ve tahliye taleplerinin reddi'' yönündeki karara ilişkin verdikleri itiraz dilekçesi, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesince incelendi.
Mahkeme oy çokluğuyla, ''üzerlerine atılı suçun niteliği ve atılı suç için ceza yasasında öngörülen ceza süresi, dosyada yapılan aramalarda ele geçenlerle ilgili arama ve el koyma tutanakları, bunlara ilişkin tespit tutanakları içerikleri, dosyadaki iletişim tespit tutanakları'' göz önüne alındığında, tutukluluk hallerinin devamı yönünde karar verilen sanıklar açısından kuvvetli suç şüphesinin var olduğuna hükmetti.
Şüphelilerin, ''delilleri karartma ve yeni delil elde edilmesine engel olma tehlikesinin bulunduğu ve şüpheliler hakkında bu aşamada CMK. 109. ve devamı maddelerindeki adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağını'' göz önünde bulunduran mahkeme heyeti, 5 kişi hakkındaki tutukluluk hallerinin devamına yönelik karara itirazlarının reddini kararlaştırdı.
Söz konusu karar, Mahkeme Heyeti Başkanı Eşref Akçay'ın muhalefet şerhi ile alındı.
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Eşref Akçay, şüphelilerin tek faaliyetlerinin yayın yapmak, kitap yazmak ve benzeri faaliyetler olduğunu savundu.
Akçay, muhalefet şerhinde, şu görüşlerini dile getirdi:
''Bu yayınlar ülkemizde yıllardır yapılmaktadır. Bugüne kadar hiçbir yayıncı hakkında veya yazan kişi hakkında, örgüt üyesi olduğu gerekçesi ile ülkemizde verilmiş tek bir karar yoktur. Tümü 3713 sayılı yasaya muhalefetten ceza almıştır veya beraat etmiştir. Kaldı ki, şüphelinin kitabı daha yayımlanmamıştır bile. Buna rağmen yayımlama düşüncesinde olduğunu belirterek, bu kişiyi bu örgütle irtibatlandırmak hukuken mümkün değildir.''
Mahkeme Başkanı Akçay, muhalefet şerhinde, şüphelilerin tutuklu yargılanması mı gerektiği sorusuna cevap vermek gerektiğini vurgulayarak, hangi dilden, hangi dinden, hangi siyasi görüşten, hangi ırktan olursa olsun şüphelilerin, bağımsız, tarafsız, adil ve insan vicdanına uygun bir şekilde soruşturulması ve yargılanması gerektiği görüşünü ortaya koydu.