13 Ekim 2016•Güncelleme: 13 Ekim 2016
SİVAS - Halife Yalçınkaya
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan eski Sivas Garnizon ve 5. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Fatih Celaleddin Sağır'ın emir astsubayı A.H, FETÖ'nün garnizondaki rütbeli askerleri A, B, C, D harfleriyle fişlediğini itiraf etti.
Türk Ceza Kanunu'nun etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak ifade verdikten sonra salıverilen emir astsubayı A.H, ifadesinde, 2003'te Van Erciş'te astsubay olarak görevlendirildiğini, 2006'da İstanbul 3. Kolordu Komutanlığına tayin olduğunu söyledi.
A.H, Mayıs 2013'te Hakkari Dağ Komando Tugayında, 28 Temmuz 2015'te de Sivas 5. Piyade Eğitim Tugayında görevine başladığını belirtti.
Bitlis Adil Cevaz Devlet Hastanesinde görevli bir doktorun kendisine "Ali" kod adını verdiğini, tayin olduğunda örgüt içindeki bir başka sorumluya bulunduğu ilde devredildiğini anlatan A.H, şu bilgileri verdi:
"Uygulama şöyledir, tayin çıktığında sorumlu kişi oradaki sorumluya şahsı devreder. Askeri yapılanmada subay ve astsubayların mutlaka sorumluları farklı olurdu, birbirlerini tanımazlardı. Benden sorumlu olan öğretmen A.K'yi Sivas'ta cemaatin diğer kısmı bilmezdi ama A.K'nin herkes ile ilgili bir bilgi ve doküman sahibi olduğunu biliyorum. Garnizondaki tüm rütbeli askerlerin isminin yazılı olduğu bir belge vardı. Bilgisayarda ben yanında oturduğum zaman askerin ismini girerdik. Onunla ilgili olarak tüm bilgileri gösteren bir sayfa açılırdı."
Kara Kara Kuvvetleri Komutanlığı Tayin Daire Plan Koordinasyon Şube'den Kurmay Binbaşı İ.E'nin, Sivas'a atanmadan önce kendisini arayarak kritik bir göreve atanacağını söylediğini iddia eden A.H, atanmasından önce Tuğgeneral Sağır'ın bu daireyle dört sefer görüştüğünü öğrendiğini aktardı.
Darbe girişiminden bir hafta önce Sağır'ın tavırlarının oldukça agresif ve sert olduğuna dikkati çeken A.H, darbe girişiminin olduğu gün evde televizyondan hareketliliği takip ettiğini söyledi.
A.H, darbe girişiminin olduğu gece emir subaylığını yaptığı Tuğgeneral Sağır'ın telefonla arayarak, "Üzerini giyin derhal makama gel" şeklinde emir verdiğini anlatarak, "Ben de bunun üzerine makama gittim. Burada askeri hattan komutanımız Fatih Celaleddin Sağır, EDOK'tan kurmay başkanı ya da kolordu kurmay başkanıyla görüştü. Bir müddet sonra Jandarma Alay Komutanı Bektaş Arslan geldi, odaya aldık, kapıyı kapattılar. 10-15 dakika aralarında görüştüler. İçerideki görüşmenin içeriğini bilmiyorum. Sadece bir ara Bektaş albayın 'olmaz' diye biraz yüksek sesle sözünü duydum." diye konuştu.
Şifreli bellek
A.H, Hakkari'de görev yaptığı dönemde kendisine 16 GB'lik bir taşınabilir bellek verildiğini anlatarak, şunları kaydetti:
"Bu bellekte Fetullah Gülen'in vaazlarından tutun da bir sürü doküman bulunmaktaydı. Askeri personel genelde bu bellekleri kullanıyor. Bu bellek bilgisayara takıldığında 'delete' ya da 'esc' tuşlarına basıldığında Pardus programı ile devreye giriyor. 4-5 aşamadan sonra program şifre istiyor ve şifre ile giriliyor. Bu yüzden askeri personel aramalarda yapılanmayla ilgili herhangi bir bilgi, belge ya da doküman bulunamıyor."
Örgütün askeri personeli fişlediğini de itiraf eden A.H, "Garnizondaki rütbeli tüm askerlerin isimleri vardı. Bu isimlere dereceler verilmiştir. Ben benim sorumlum olan öğretmen A.K'da bu dokümanı görmüştüm. Dereceler A, B, C, D, şeklinde olur. A ve B, sıkıntılı değildir, zararsızdır, C iyidir, D tehlikelidir. Kimini Alevi kimini değişik şekilde sınıflandırdıklarını biliyorum." ifadelerini kullandı.