
Başbakan Erdoğan,''13 yaşındaki çocuğunu dağa kaptıran annenin yaşadığı acı, dağlar kadar büyük bir acıdır. Anneler, bu meseleye el koymak zorundadır'' dedi.***
MARDİN - Hasan Öymez
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Artuklu Üniversitesinde düzenlenen ''Büyüyen Türkiye, Güçlenen Kadınlar'' programına katıldı.
Erdoğan, ''13 yaşındaki çocuğunu dağa kaptıran, o acımasız mağaralara kaptıran, 5 yıl boyunca hiçbir haber alamayan annenin yaşadığı acı, dağlar kadar büyük bir acıdır. Onun için anneler bu mesele el koymak zorundadır, işte bu vahşice katliamlar nedeniyle anneler çocuklarına sahip çıkmak, çocuklarını terörün kıskacından çekip almak zorundadır'' diye konuştu.
''Bir anneyi özellikle anmak, ismini zikretmek istiyorum'' diyen Başbakan Erdoğan, 29 Ekim 2011'de Bingöl'de şehir merkezinde canlı bombanın üzerine atlayarak, çocuklarının hayatını kurtarmak isterken kendi hayatını kaybeden Hatice Belgin'in isimli kadını anımsatarak, ''Kendisini bir kez daha rahmetle yad ediyor, Allah cennetiyle, cemaliyle müşerref kılsın diyorum. O cesaret, kahramanlık, sıcak, şefkat dolayı annelik hissiyatıyla dolu yüreğinden dolayı hürmetle yad ediyorum'' dedi.
Suriyeli kadınlarla empati kurun
Başbakan Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Tüm dünyaya, özellikle de tüm dünya kadınlarını Suriye başta olmak üzere, kanayan coğrafyalardaki kadınlarla dayanışmaya, onları hatırlamaya, onların sorunlarıyla empati kurmaya davet ediyorum. Hiç kuşkusuz cinsiyet ayrımcılığı en az ırkçılık kadar kötü, en az ırkçılık kadar insanlık dışıdır. Dünyanın pek çok yerinde kadınlar hem ırkçılıkla hem de cinsiyet ayrımcılığıyla ne yazık ki mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Kuzey Afrika'da ve bugün Ortadoğu'da yaşanan hadiseler karışında başta gelişmiş batılı ülkeler olmak üzere dünyanın büyük kesimi maalesef başarısız bir imtihan verdi. Şu an da Fransa ne diyor; 'göçmenleri ülkemizde atacağız' diyor. Hani Avrupa Birliği'nde böyle bir şey yoktu. 'Bu dönemde en az yarısını Fransa'dan çıkartacağız' diyor. Hani Avrupa Birliği'nde yoktu, hani Avrupa Birliği'nin başat ilkesiydi. İşte bunlar var, bunların sözünü güven olmaz, bunları inanılmaz. Bunlarda insanın değeri... Sıfatı göçmendir, ne olursa olsun ama bizde insandır, biz böyle biliriz."
Terörün yol açtığı, terörün istismar ettiği, yoksulluğun yol açtığı acıların dindirilmesi için sonuna kadar mücadele edeceklerini ifade eden Erdoğan, milli birlik ve kardeşlik sürecini samimiyetle, kararlıklıkla sonuna kadar
sürdüreceklerini vurguladı.
Annelere, babalara seslenen Erdoğan, ''Çocuklarınızın dağa gitmesine engel olun, bu okulları, bu üniversiteyi, bu eğitim yuvalarını çocuklarımız için bir fırsata dönüştürelim. Çocuklarımızın 13, 15 yaşında dağda katledilmesine seyirci kalmayalım'' dedi.
Türkçe bilmeyen bir kadınla Arapça konuştuBaşbakan Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Mardin Artuklu Üniversitesinin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlediği ''Büyüyen Türkiye, Güçlenen Kadınlar'' programında Mardin'deki girişimci kadınlara ödül verdi.
Erdoğan, kurduğu basma atölyesiyle ödüle layık görülen Arap kökenli Nasra Çilli'ye kürsüde mikrofonu uzattı. Çilli'nin Arapça ''Ben fazla Türkçe bilmiyorum, teşekkür ederim'' demesi üzerine Başbakan Erdoğan da Türkçe ''Ben Arapça biliyorum'' karşılığını verdi. Erdoğan'ın, ''Allah sana güç, uzun ömür versin'' anlamındaki sözleri Arapça söylemesi salondaki vatandaşlardan yoğun alkış aldı.