ANKARA
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ve Anadolu Ajansı organizasyonuyla Arap ülkelerinden gelen gazeteci heyetini Başbakanlık Merkez Bina'da kabul etti.
Kabulde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Arınç, terör örgütünün bugün sınır dışına çıkacağı yönündeki bazı açıklamalar hatırlatılarak bu konuda somut veri olup olmadığının sorulması üzerine, süreçten beklentilerinin, terör örgütünün eylem yapmaması, ülke dışına çıkması ve silahları tamamen bırakması olduğunu söyledi.
Arınç, "Süreç takibimiz altındadır ve bizim için sonuç önemlidir. Bu sonuca yaklaştığımızı hissediyoruz. Ama şu gün, şu saat, şu görüntü itibarıyla bu yapılıyor diyecek noktada değiliz" dedi.
Birinci aşamanın gerçekleştiğini, şimdi silahlı unsurların yurt dışına çıkmasının söz konusu olduğunu belirten Arınç, şöyle devam etti:
"Milli İstihbarat Teşkilatımız aracılığıyla bunun gerçekleşip gerçekleşmediğini, ne gün hangi saat
başladığını takip ediyoruz"
"Fitnenin bittiği günlerdeyiz"
Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz bin yıldan beri Kürt kardeşlerimizle birlikteyiz. Ama ne var ki son yıllarda ırkçılık fitnesi devreye girdi. Irkçılık fitnesi de bir beladır, mezhepçilik fitnesi de bir beladır. Yani Allah'ın gösterdiği emirler, düsturlar içerisinde vasat Müslümanlar olmak varken bu ırkçılık, fitnecilik maalesef Allah'ın da kabul etmediği, reddettiği en büyük günahlardan birisi olarak bizim içerimize ateş düşürdü. Şimdi bu fitnenin bittiği, biteceği günlerdeyiz. Yani içimizdeki eşkıya çekip gidecek, silahlarından arındırılacak ve Kürt kardeşlerimizle geçmişten bu yana nasıl birlik içerisinde yaşamışsak bugün de aynı duygularla aynı inancı paylaşarak yaşayacağız. Ümit ediyorum ki bu barış süreci büyük sabotajlar ve yeni fitneler olmazsa belki bu yıl sonuna kadar kesin amacına ulaşmış olacak."
Milletvekilleriyle ilgili teklif
Milletvekilleriyle ilgili teklif üzerinde TBMM'deki tüm partilerin uzlaşmasının eleştirilere neden olduğunun söylenmesi üzerine Arınç, şu andaki veya önceki dönem milletvekillerinin kendilerine ait özel bir kanunları bulunmasının doğal olduğunu söyledi.
Arınç, "Milletvekilleriyle ilgili 4 partinin iştirakiyle getirilen teklifin, Türkiye'nin temel konularıyla ilgili de bir beraberliğe dönüşmesini arzu ederim" ifadelerini kullandı.
İsrail ile tazminat görüşmeleri
Arınç, İsrail'in, Mavi Marmara saldırısıyla ilgili Türkiye'den özür dilemesinin ardından başlatılan tazminat görüşmelerine ilişkin sorular üzerine, İsrail'den dönen heyetle bugün görüşeceğini belirterek, heyetin, görüşmelerin olumlu geçtiğini, bazı mutabakatların sağlandığını ancak henüz sonuçlanmadığını ifade ettiklerini anlattı.
Arınç, "İsrail ile tazminat konusundaki çalışmalarımız henüz sonuçlanmış değildir. Önemli birkaç noktada karşılıklı mutabakat henüz hasıl olmamıştır. Bunun, toplantı yapmaya gerek duyularak mı, gerek duyulmadan mı biteceği konusunda ben heyetle görüştükten sonra sizlere ayrıca bilgilendirme yaparım" diye konuştu.
İkili standart olur
İran'ın nükleer tesislerinin hedef olması konusunu değerlendiren Arınç, şöyle devam etti:
"İran'ı bugüne kadar hem Birleşmiş Milletler'de hem uluslararası platformda savunan tek ülke Türkiye'dir. Bunun karşılığını ne kadar aldık onu sizin takdirlerinize bırakıyorum. İran, Türkiye'nin verdiği bu desteğin karşılığını şu ana kadar vermemiştir, verememiştir. Hatta bazı konularda bizi üzecek davranışların da içindedir ama biz gönülden inanıyoruz ki İran'da nükleer enerji, yani barış yoluyla enerji sağlanacaksa bu her ülkenin halkı için geçerlidir. Bu, İran'ı bir şekilde bahane bularak vurmak için bir sebep teşkil etmemelidir. Nükleer silah konusunda İran eleştirilecekse buna İsrail'den başlanabilir, belki başka ülkelerden de başlanabilir. Başka ülkelerin nükleer silahı olmasına göz yumup İran'ı bunun dışında tutacaksanız bu da ikili bir standart olur, Türkiye bunu kabul etmez. İyi ama bu söylediklerimi sadece Türkiye söyledi. Bunun dışında hiçbir ülke İran ile ilgili bir konuda Amerika'ya karşı Birleşmiş Milletler'e karşı, İsrail'e karşı sesini yükseltmedi. Şu anda şu olacakmış, bu olacakmış bizim tavırlarımız değişmez. Biz Türkiye olarak komşularımıza herhangi bir saldırı olmasını, müdahale olmasını arzu etmeyiz."
Dış müdahaleye karşıyız
Türkiye'nin Suriye'ye dış müdahaleye karşı olduğunu, bugün de bu noktada durduğunu ifade eden Arınç, "Ama hiçbir yaptırım olmadığı zaman Esed'in neler yapabileceğini fazlasıyla gördük. Dolayısıyla uluslararası karar mekanizmasının Suriye'deki bu trajediyi sona erdirecek bazı girişimlerde bulunması da gerekir. Bazı İslam ülkelerinin, Arap ülkelerinin de Suriye'ye karşı tavrını belli bir noktada netleştirmesi gerekir" ifadesini kullandı.
Başbakan Yardımcısı Arınç, şunları kaydetti:
"Son katliamla yeni bir sürecin Suriye'de başladığı söyleniyor. O da bir Nusayri bölgesi kurarak Esed'in oraya sığınması ülkenin bölünmesi ve parçalanması. Bu çok kötü, çok çirkin, çok yanlış bir şey, biz başından bugüne Suriye'nin toprak bütünlüğünün mutlaka korunması gerektiğine inanıyoruz. Suriye'deki farklılıkların bugüne kadar olduğu gibi birarada tutulması gerektiğine inanıyoruz. Ama yapacak başka bir şey kalmayınca bir intihar düşüncesi adeta, Suriye'nin bölünmesi ve parçalanması, ayrı bir bölgenin yine bu coğrafyada bir çıban başı gibi ortaya çıkmasıdır. İnşallah buna imkan bulamazlar ve birtakım gelişmelerle bu işlerden vazgeçerler. Bu katliamlar bir Şii ve Sünni çatışmasını da gündeme getirme gayretidir."
Başbakan Erdoğan'ın görevi bırakması
Arap dünyasında da sembol isim olan Başbakan Erdoğan'ın görevi bırakmasından sonra AK Parti'nin gerilemeye girip girmeyeceği yönündeki soruya karşılık Arınç, AK Parti'nin kurucu kadrolarının tüzüğündeki bir madde sebebiyle 2015 seçiminden sonra ara vermek zorunda olduklarını söyledi. Arınç, bu düzenlemeyi bilerek yaptıklarını çünkü AK Parti'nin kurumsal olarak yapılanmasını fazlasıyla tamamladığını vurguladı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
