Burcu Çalık
17 Ağustos 2017•Güncelleme: 17 Ağustos 2017
ANKARA - BURCU ÇALIK
Geleneklerimizi ve Geleceğimizi Araştırma, Tasarım ve Tanıtım Derneği (GELard) Genel Başkanı Prof. Dr. Haluk Pamir, külliyelerin ruhunun "ölümsüz" olduğunu belirterek, "Şu anki çevreler anonim, şahsiyetli değil, şahsiyetli çevreler yapabiliriz. Külliyeleri de yeni merkezler olarak tanımlayabiliriz. İçerisinde farklı hizmetler yer alabilir, insana dayalı, insan ölçeğine uygun bir teknoloji kullanarak." dedi.
Külliyelerin bugünün ihtiyaçları dikkate alınarak yeniden hayata geçirilebileceğini vurgulayan Pamir, okul öncesi eğitimden yaşlı bakımına, sağlıktan emniyet, güvenlik, kütüphane, sanat ve spora kadar hizmetlerin bütün olarak külliyeler üzerinden sunulabileceğini dile getirdi.
Pamir, bulundukları şehirleri düzenleyen yapılı çevreler olan külliyelerin, bir semtte yaşayanların bir araya gelmesini, hem kötü hem de iyi günlerinde hizmet almasını sağladığını ifade etti.
"İnsana dayalı bir düşünce olması lazım"
Geçen 100 yıl içerisinde, toplumla mimari, kültürle mimari ve en sonunda da insanla mimari ilişkisini ön plana çıkaran yaklaşımlar oluştuğunu belirten Pamir, kişilerin yaş grubu ve cinsiyetlerine göre yapıları kullanım konusunda farklı ihtiyaçları olduğunu aktardı.
"Bizim medeniyetimiz aslında hep insana dönük kurulmuştur." diyen Pamir, geçmişte ev, konut alanları ve külliyelerin bütün insanların ihtiyaçları gözetilerek, hayatla nasıl huzurlu ve şefkatli bir zevk etkileşim olabileceği düşüncesiyle yapıldığına dikkati çekti.
Pamir, "İnsan boyutu bizim külliyelerimizde çok iyi işlenmeli. Cumhurbaşkanımız da 'Duyarsız, şahsiyetsiz, kimliksiz yapılar' diyor, işte o yapıların değişebilmesi için insana dayalı bir düşünce olması lazım." dedi.
İstanbul'daki "siluet" tartışması
İstanbul'un silüetini bozan yapılara yönelik değerlendirmede bulunan Pamir, "Tarihi yarımadanın o ölümsüz, zamanı aşan silüetini bozmak çok kötü bir davranış. Bunun müeyyidesi nedir, nasıl uygulanır bilmiyorum ama bu olmalı. Sırf görüntü değil doku da bozuluyor." dedi.
Bunun mutlaka düzeltilmesi gerektiğini vurgulayan Pamir, külliyelerin, daha sonra inşa edilmiş yapılar arasında kaybolduğuna dikkati çekti. Pamir, bu konuda tedbirler alınması gerektiğini belirterek, "Bunların bir kısmının, silüeti ciddi bir şekilde değiştirecek olanlarının geriye döndürülmesi gerekiyor. Bir kısım şeyleri zorlayıcı tedbirlerle çözebiliriz ama bir kısmını da tasarımla çözebiliriz. Örneğin, dokuda, zeminde olanlar mahalle veya semt ölçeğinde yoğun doğa kullanımıyla ve enerjiye dayalı tasarımlarla çözülebilir. Kötü niyetle yapılmamış, özellikle eski davranışları cezalandırmak yerine yanlış olanların yerine yeniden tasarımla ortaya çıkabilecek iyi sonuçtan onların da yararlanabileceğine hem onları inandırmak hem de bu durumu gerçekleştirmek önemli olabilir. Tasarımın gücüne çok inanıyorum, tasarım birçok şeyi iyileştiriyor." diye konuştu.