ANKARA
Akil İnsanlar Heyeti Akdeniz Bölgesi Grubu Genel Sekreteri Tarık Çelenk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dün yapılan toplantıda Başbakan Davutoğlu'nun kamuoyunda tartışılan 6-7 Ekim Kobani (Ayn el Arap) olayları, Suriye politikası, Türk dış politikası, çözüm süreci ve çözüm süreci açılımı olarak İmralı konularında kendilerinin görüşlerini aldığını söyledi.
Başbakan Davutoğlu'nun daha sonra yaşadıkları gerçeklikler ve bilinmeyen bazı detayları kendileriyle paylaştığını ifade eden Çelenk, "Genelde bütün katılımcılar tatmin olmuş şekilde toplantıdan ayrıldı. Sayın Başbakan, gerek Türk dış politikası gerekse çözüm süreci ile ilgili gerçeklerin bir kısmını kamuoyuyla paylaşmamızı rica etti" diye konuştu.
Çelenk, Başbakan Davutoğlu'nun toplantıda PYD ile ilgili görüşme sürecinden bahsederek, stratejik ve insani yardımın her zaman yapıldığını söylediğini anlattı. Başbakanın PYD'nin kendilerinden olmayan Kürtlere uyguladığı anti demokratik baskıları anlattığını dile getiren Çelenk, şöyle konuştu:
"Başbakan Davutoğlu, PYD'nin Özgür Suriye Ordusuna karşı tavırlarının hem Türkiye hem de kendi çıkarlarını rahatsız ettiğini, bu konularda düzene ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Ayrıca sokak kavgalarının doğru olmadığını belirtti. Özellikle kamunun güvenliği ve devlet otoritesine saygı duyacaklarına söz vermelerine rağmen buna zaman zaman uymadıklarını, buna uydukları takdirde demokratik dönüşümün çok daha hızlanacağını ifade etti."
"Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı gerek çözüm sürecinde gerekse dış politikada neyi, nasıl, niçin yaptığını çok iyi biliyor. Konusuna çok hakim. Bize güven verdi" diyen Çelenk, Davutoğlu'nun kendilerinden ziyaretler yaparak siyasi partileri bilgilendirmelerini rica ettiğini kaydetti.
Doğu Anadolu Bölgesi Grubu Üyesi Teker
Akil İnsanlar Heyeti Doğu Anadolu Bölgesi Grubu Üyesi Zübeyde Teker de toplantıda herkesin konuşma imkanı bularak taleplerini ve fikirlerini dile getirdiğini anlattı.
Uzun süren toplantının dile getirilen görüş ve öneriler açısından önemli olduğunu vurgulayan Teker, şunları söyledi:
"Sekreteryaya işlerlik kazandırılması, heyetin İmralı'ya gitmesi gerektiği, farklı çalışma gruplarının oluşturulması, komisyonların kurulması gibi talepler dile getirildi. Son zamanlarda gündemde yer alan yargı paketiyle ilgili eleştiriler de gündeme geldi. Bununla ilgili karşılıklı görüşmeler oldu ve kaygılar anlatıldı. Kobani eylemleriyle ilgili tüm taraflara yönelik eleştiriler vardı. Çözüm sürecinin mutlaka devam etmesi gerektiği ve daha hızlı adımların atılmasının önemi vurgulandı."
"Akil İnsanlar Heyeti'nde yer alan ve toplantıya katılan herkes söz alma imkanı buldu. İletişim genel anlamda iyiydi ve herkes taleplerini rahatlıkla dile getirdi" diyen Teker, özellikle son zamanlardaki olaylarla ilgili iki tarafın basın gruplarının tutumu konusunda eleştiriler getirildiğine işaret etti.
Toplantıda, Başbakan Davutoğlu ve hükümet üyelerinin yürütülen çalışmalarla ilgili detaylı bilgi verdiğine dikkati çeken Teker, hem hükümet hem de KCK'nın eleştirildiğini belirtti.
"Toplantının olumlu tarafı, herkesin sürecin devam etmesi ve en verimli şekilde sonuçlandırılması konusunda ısrarcı olmasıydı" ifadesini kullanan Teker, şunları kaydetti:
"Çözüm sürecindeki ısrar bir fikir ortaklığına dönüştü. Başbakan Davutoğlu, Akil İnsanlar Heyeti ile ilgili farklı gruplarda çalışmaların yapılabileceğini söyledi. Davetin olaylarla ilgisi bulunmadığını, daha önce yapılacağını ancak bazı gelişmelerden dolayı ertelendiğini vurguladı. Amacın, kararlılıkla yürütülen çözüm sürecine katkının sağlanması olduğu belirtildi. Biz de toplantıda uyarılarımızı yaptık. Kobani'deki gelişmelerin çok önemli olduğunu ve bu konuda ilerleyen günlerde çok farklı gelişmelerin yaşanacağına dikkati çektik. Umarız süreç başarılı bir şekilde sonuçlanır."
Doğu Anadolu Bölgesi Grubu Üyesi Oğan
Akil İnsanlar Heyeti Doğu Anadolu Bölgesi Grubu Üyesi Ayhan Oğan ise Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, çok samimi bir şekilde, bir başbakan-hükümet ilişkisinden ziyade, kendisini de Türkiye'nin aydınları olarak tabir ettiği kişiler arasında görerek çözüm sürecini baştan itibaren anlattığını söyledi.
Başbakan Davutoğlu'nun sürecin esasları hakkında bilgi verdiğini ve süreci tarihdaşlık ve demokratik vatandaşlık temellerine bağladığını ifade eden Oğan, toplantıda "kamu düzeni" vurgusunun ön plana çıktığını belirtti.
Oğan, "Orada örgüt, alan hakimiyeti adına yol kesme, adam kaçırma, haraç alma, yakma, yıkma veya üstünlük kurma, baskınlık kurma, merkezi otoriteyi zedeleme ve kendi otoritesini ikame etme adına yaptığı işlerden vazgeçerse bu çözüm süreci yürüyecek" diye konuştu.
Bundan sonraki süreçle ilgili ise Türk siyasetçilerinin önünde büyük bir siyasi baskı bulunduğunu belirten Oğan, şunları kaydetti:
"Bunu aşmaya cesaret edebileceklerini zannetmiyorum. Kendi tabanlarını karşılarına alıp HDP'nin süreci bozabileceğini zannetmiyorum. Süreci bozmanın bir sosyolojisi, karşılığı yok, onlara bir siyasi kazancı da yok. O çerçevede ben süreci yürütmek durumunda kalacaklarını düşünüyorum. Hükümet, doğal olarak hiçbir otorite kendisinden başka paralel bir otoritenin kullanılmasına müsaade etmez. Bu doğal talebi yerine getireceklerini ve sürece dahil olacaklarını düşünüyorum."
Doğu Anadolu Bölgesi Grubu Üyesi Uçum
Heyet üyesi Mehmet Uçum da Akil İnsanlar Heyeti'nin görev yaptığı sürede toplumla siyaset arasında bir köprü olduğunu ve toplumun görüşlerini siyasete aktardığını dile getirdi.
Uçum, heyetin 26 Haziran 2013'te görevi sona erdikten sonra "süreci izleyen" pozisyonuna geçtiğini, toplumun geride kalmasıyla tarafların baş başa kaldığını ve bu durumun belirli gerilimler ürettiğini söyledi.
Tam da bu noktada yapılan bu çağrının "toplumun çözüm sürecine yeniden girmesi" anlamına geldiğini ve isabetli olduğunu belirten Uçum, Davutoğlu'nun açılış konuşmasında sürecin "konjonktürel değil tarihsel ve stratejik" olduğunu önemle vurguladığı hatırlattı.
Uçum, toplantıda katılan herkesin görüşlerini uzun uzun açıkladığını anlatarak, konuşmacılar genel olarak son yaşanan olayların toplumsal dirençte şüphe yarattığını belirttiğini ancak bir kısım konuşmacının ise bu görüşe katılmadığını, toplumsal iradenin sabun köpüğü gibi olmadığını söylediğini bildirdi.
Toplumun neler yaşanırsa yaşansın geriye gidişe izin vermeyeceğine işaret eden Uçum, "Son 21 aydır bir sürü engellere rağmen çözüm sürecinin Türkiye'ye ciddi bir şeyler kattığı görülüyor" dedi.
"Akil insanlar CHP, MHP ve HDP ile görüşebilir"
Uçum, toplantıda kendisinin çözüm süreciyle ilgili toplumsal meşruiyetle ilgili bir sorun olmadığını ifade ettiğini kaydederek, şöyle devam etti:
"Sayın Başbakan Akil İnsanlardan bazı taleplerde bulundu. Birincisi, 'eğer bizim çözüm süreci konusunda kararlılığımıza itimat ettiyseniz bunu kamuoyuyla paylaşın' dedi. İkincisi, 'toplumun sesi olarak bütün siyasi aktörlerle görüşebilirsiniz' dedi. Yani MHP, CHP, HDP ile, diğer kuruluşlarla görüşebilirsiniz. Hatta çapraz görüşme yapabilirsiniz, yani Güneydoğu ve Doğu'da görev yapanlar MHP ve CHP ile, Orta Anadolu, Akdeniz, Karadeniz bölgelerinde görev yapan arkadaşlar HDP, BDP, HüdaPar ile görüşebilir. Dolayısıyla böyle bir toplumsal taleplerin, psikolojinin aktarılması için çapraz faaliyetler olabilir.
Sayın Başbakan ister bireysel ister grup olarak her türlü görüşü kendisine aktarabileceğimizi söyledi. Kamu düzeni sağlandıktan sonra PKK'nın, KCK'nın atması gereken adımlar var. İllegal faaliyetlere son verme yönünde. Yol kesmeler, kimlik sormalar, vergi adı altında para almalar gibi bütün bunlara son verilmesini istiyor. 'Yeni provokatif olaylar minimalize edildikten sonra sürece sivil bir iradenin girmesi gündeme gelebilir' denildi."
Akdeniz Bölgesi Grubu Üyesi Karaca
Akdeniz Bölgesi Grubu Üyesi Nihal Bengisu Karaca da Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından çağrılan ve yeniden bir araya gelen heyet üyelerinin, 6-8 Ekim tarihleri arasında Kobani'ye saldıran terör örgütü IŞİD'e tepki gösterme bahanesiyle yapılan bazı şehirlerde yapılan gösterilerin ve olayların ne anlama geldiğine dair kendi şahsi izlenimlerini ve önerilerini yeniden karşılıklı olarak ifade etme şansı bulduğunu söyledi.
Karaca, üyelerin sorularının cevabını bizzat Davutoğlu'ndan aldığını belirterek, bu anlamda faydalı bir toplantı olduğunu, herkesin birbirinin görüşlerini, yaklaşımını duymuş olduğunu dile getirdi.
Karaca, şunları kaydetti:
"Çözüm sürecinin taraflarından biri olmasına rağmen vaatlerinin hiçbirini yerine getirmeyen üstüne üstlük eylem çağrısında bulunarak süreç için ciddi bir kriz zemini oluşturan HDP ve yakın temas içinde olduğu KCK gibi yapılara ilişkin 'güven kaybı', toplantıya damgasını vuran temel duyguydu. Ancak barış fikrinden uzaklaşmama gereği diğer ortaklaşılan diğer bir başlık idi. Gel gelelim bu söz konusu heyetin tekrar sahaya çıkması ya da bu dokusu, yapısı ile rol üstleneceği anlamına gelmiyordu çünkü bu tür heyetler sadece çatışmasızlık ortamında, tarafların birbiriyle çatışmadığı zeminlerde görev yapabilirler. Bu nedenle heyet üyelerinin yeni bir görev alması söz konusu değil."
Akil İnsanlar Heyeti Karadeniz Bölgesi Grubu Başkanı Prof. Dr. Hakyemez
Akil İnsanlar Heyeti Karadeniz Bölgesi Grubu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez ise AA muhabirine yaptığı açıklamada, Davutoğlu ile görüşmelerinin faydalı olduğunu söyledi.
Görüşmede, Davutoğlu'nun önce çözüm sürecine ilişkin teorik bir konuşma yaptığını, ardından söz alan herkesin görüşlerini dinlediğini ifade eden Hakyemez, söz alan heyettekilerin çözüm sürecinin gidişatına ilişkin değerlendirmelerde bulunup eksiklikleri ifade ettiklerini anlattı.
Hakyemez, daha sonra Davutoğlu'nun bu değerlendirmelere cevap verdiğini anlattı.
Davutoğlu'nun kendilerinin süreci nasıl gördüklerini, bundan sonra neler yapılması gerektiği konusunda bilgilendirme yaptığını ifade eden Hakyemez, şöyle devam etti:
"Sayın Başbakan şunu söyledi; 'Çözüm süreciyle ilgili olarak biz adımlarımızı atıyoruz, hükümetimizi kurarken de detaylı bir yol yol haritasını somutlaştırdık ama özellikle Kobani olayları sonrasında HDP çizgisinde istediğimiz bazı somut adımlar var. Kamu düzenin sağlanmasıyla ilgili bu adımlar atılmadıktan sonra biz bu yol haritasındaki somut şeyleri hayata geçirmeyeceğiz. Kamu düzeninin sağlanması için önce HDP tarafının adım atması gerekiyor. Çünkü çözüm süreci sadakate bağlı olarak sorumlu aktörlerin sorumluluğunun gereğini yerine getirmesini de öngörüyor. Onun için biz ziyadesiyle yükümlülüklerimizi yerine getirdik öbür tarafın da yerine getirmesi gerekir. Kamu düzeninin sağlanması noktasında Kobani olayları sonrası yaşananlar tasvip edilemez onun için burada bu eksiklikleri giderme noktasında HDP çizgisinin önemli sorumlulukları var onların gereğinin yerine getirilmesini istiyoruz'. dedi"
Davutoğlu'nun bu konuşma sonrası akil insanlar heyetinin önerilerini de dinlediğine dikkati çeken Hakyemez, bu önerilerde sürecin bundan sonra daha sağlıklı yürümesi için nasıl hareket edilmesi hususlarının anlatıldığını belirtti.
Prof. Dr. Hakyemez, Başbakan Davutoğlu'nun burada notlar aldığını dile getirerek, "Çıkarılacak olan yasal düzenlemelerin aslında 'reform' olduğunu söyledi. Sayın Davutoğlu, bu reformlarda molotof atanlara ya da maskeli gruplara yönelik yaptırımlar var ama hiçbirisinde getirilecek düzenlemelerin evrensel standardın gerisinde olmayacağını çok açık bir şekilde vurguladı" diye konuştu.
"Akil insanların geleceği ne olacak"
Hakyemez, çözüm sürecinin devam ettiğini ve hükümet nezdinde bir sapma olmadığını vurgulayarak, akil insanların bundan sonraki yol haritasına ilişkin şunları kaydetti:
"Çözüm süreci devam ediyor. Yol haritası, bizim somut adımlarımız nerede, ne zaman, nasıl atılacak hepsi detaylandırılmış durumda ve o doğrultuda gidiyoruz ama burada biz HDP çizgisinde kamu düzeninin sağlanması için yapılması gerekenleri bekliyoruz ondan sonra yine yol haritasına devam edeceğiz. Çözüm sürecinde hükümet nezdinde bir sapma yok."
Bazılarının "akil insanların geleceği ne olacak" diye sorduğuna dikkati çeken Hakyemez, "Biz şunu söyledik; akil insanlar heyeti aslında kurumsal bir şey değil, sürecin bir tarafı da değil, aslında görevini de yerine getirdi. Çözüm sürecinin yürütülmesini sadece akil insanlar heyetine vermek doğru değil. Görüşmede 'üçüncü bir göz olabilir mi' noktasında konuşmalar oldu. Gerektiğinde yine akil insanlar heyetinden faydalanılabilir, ben de o kanaatteyim yoksa heyetin sürekli kurumsal resmi bir durum halini alması hiçbir şekilde dillendirilmedi, doğru da değildir" şeklinde konuştu.
"Çözüm sürecini bozanlar, bunun altında kalırlar"
Çözüm sürecinin bozulmasının ağır bir siyasi sorumluluğunun olduğuna işaret eden Hakyemez, HDP'nin çözüm sürecini bozabileceği kanaatinde olmadığını söyledi.
Hakyemez, bunun bedelinin hem Türkiye genelinde hem de bölgede çok ağır olacağını dile getirerek, Türkiye'deki Kobani olaylarının yatışmasının en önemli sebeplerinden birinin çözüm sürecinin başlamasının doğurduğu psikolojik baskı olduğuna dikkati çekti.
"Çözüm sürecini bozanlar, bunun altında kalır" diyen Hakyemez, "Ben şunu çok önemsiyorum. Selahattin Demirtaş Kobani olaylarından önce 'demokratik tepkinizi ortaya koymak için sokaklara çıkın' çağrısı yaptı, sonrasında maalesef insanlar canını kaybedince konuşmasını düzeltmek durumunda kaldı. Onun için bu konuda dikkat etmek lazım. Siyasilerin sağduyulu hareket etmesi lazım" ifadeini kullandı.
"Çözüm süreci, tarafların sadakatini ölçen bir durumdur"
Barışın önemine vurgu yapan Yusuf Şevki Hakyemez, bu çağda kan ve terör üzerinden siyasetin karşılık bulmayacağını anlatarak şunları kaydetti:
"Hele de çözüm süreci sonrası 2 yıldır o bölgede hiç can kaybının olmamasının ardından tekrar oyun bozan olmak, çözüm sürecinden sapma göstermek, onun failleri açısından çok ciddi sıkıntılara yol açar, siyaseten ağır bedeller öderler. O nedenle çözüm sürecinin bozulabileceği kanaatinde değilim. Tabi çözüm sürecinde çeşitli manevralar olabilir ama bunun doğurduğu sonuçları kendileri ödemek zorunda kalırlar. Çözüm süreci tarafların sadakatini ölçen bir durumdur. Her iki tarafın sadakatle bu sürece bağlı olması gerekir. O nedenle HDP'nin süreci bozabileceğine ihtimal vermiyorum"
Güneydoğu Anadolu Bölgesi Grup Sekreteri Ekmen
Akil İnsanlar Heyeti Güneydoğu Anadolu Bölgesi Grup Sekreteri Mehmet Emin Ekmen, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Akil İnsanlar Heyeti ile yaptığı toplantıya ilişkin, "Çok farklı fikirlerin dile getirildiği toplantı sonunda yaşanan bunca olaydan sonra çözüm sürecine dair iradenin devam ediyor olmasının önemi vurgulandı" dedi.
Akil İnsanlar Heyeti olarak Başbakan Ahmet Davutoğlu ile yaptıkları görüşmeye ilişkin AA muhabirine açıklama yapan Ekmen, toplantıda bir gözlem heyeti kurulması, Öcalan'ın iletişim imkanlarının artırılması ve en önemlisi PKK'nın kamusal alanda oluşturmaya çalıştığı baskının ortadan kalkması gerektiği konusunda görüşlerini açıkladıklarını söyledi.
"Çok farklı fikirlerin dile getirildiği toplantı sonunda yaşanan bunca olaydan sonra çözüm sürecine dair iradenin devam ediyor olmasının önemi vurgulandı" diyen Ekmen, toplantının, katılımcıların sürecin yönetimine olan güveninin arttığı bir görüşme olduğunu vurguladı.
"Bir gözlem heyeti teklifine açığız"
Ekmen, IŞİD bahanesiyle düzenlenen izinsiz gösterilere değinerek, şunları dile getirdi:
"Olaylarla ortaya çıkan krizin de aşılmakta olduğu yönünde genel bir kanaat oluştu. Sayın Davutoğlu, '3. bir göz olacak, bir gözlem heyeti teklifine açığız ancak PKK kamusal alanda yol kesme, çadır kurma, adam kaçırma, vergi alma gibi uygulamalarına son vermedikçe hiçbir adım atmayacağız. Bunlar sona ererse heyetin kurulmasına onay vereceğiz' dedi."
"Hükümet Kobani'ye yönelik her türlü insani yardım ve kolaylığı göstermişken, bu olayların patlamasının tesadüf olmadığını düşünüyorum" ifadelerini kullanan Ekmen, çözüm süreçlerinin dünyadaki örneklerine de bakıldığında benzer sorunların yaşandığını ve bunların üstesinden gelindiğinin görüldüğünü kaydetti.
"Toplantı çözüm sürecini sonuna kadar desteklediğinin göstergesidir"
Akil İnsanlar Heyeti İç Anadolu Bölgesi Grubu Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun, toplantının son derece verimli geçtiğini söyledi.
Coşkun, Başbakan Davutoğlu'nun toplantıda, çözüm süreci ile ilgili yürütülen tüm görüşmeler ve uluslararası gelişmelerle ilgili kendilerine detaylı bilgi verdiğini belirtti.
"Bu toplantı hükümetin çözüm sürecini sonuna kadar desteklediğinin göstergesidir" diyen Coşkun, şunları dile getirdi:
"Sayın Başbakan, bizlere bir yol haritası hazırladıklarını ve yol haritasının gerçekleşmesi için PKK'nın bölgedeki hukuk dışı, illegal eylemlerine son vermesinin şart olduğunu, bu konuda hem Kandil hem de İmralı ile mutabık kaldıklarını ancak 6-7 Ekim'de bu mutabakatın gereklerinin yerine getirilmediğini söyledi. Sayın Davutoğlu tüm bunlara rağmen nehrin yarısını geçtiklerini, 6-7 Ekim'de büyük bir dalga ile karşılaştıklarını ama bu dalganın aşıldığını ve çözüm sürecinin devam edeceğini bize ifade etti."
Coşkun, toplantıda Başbakan Davutoğlu'nun çözüm sürecinin konjonktürel değil tarihi ve stratejik bir karar olduğunu işaret ederek, bu süreci sonuna kadar devam ettireceklerini vurgulamasının önemli olduğunu kaydetti.
Muhabir: Sinan Özmüş-Cemal Aşan-Muharrem Aksakallı-Uğur Aslanhan-Tuncay Bekar-Hasan Namlı
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
