İSTANBUL
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bazı milletvekillerinin TBMM çalışmalarına başörtüsüyle katılmasını değerlendirirken, "Gördüğünüz gibi herkes mutlu oldu. Bu tip normalleşmeye katkı veren bütün siyasi partilere teşekkür ediyorum" dedi.
Gül, Türk-İngiliz 3. Tatlıdil Forumu'na katılmak üzere İskoçya'nın başkenti Edinburg'a hareketinden önce Sabiha Gökçen Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin "TBMM'deki dünkü manzarayı nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu Gül, "Gördüğünüz gibi herkes mutlu oldu. Bu tip normalleşmeye katkı veren bütün siyasi partilere teşekkür ediyorum bu anlamda" diye cevapladı.
Gül, "CHP Milletvekili Şafak Pavey'in TBMM Genel Kurulu'ndaki konuşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna, "Söyledim işte, hepsine teşekkür ediyorum destek verdikleri için..." karşılığını verdi.
Pugwash Bilim ve Uluslararası Konferansları
"Diyalog, silahsızlanma, bölgesel ve küresel güvenlik" başlığıyla Adile Sultan Sarayında düzenlenen 60. Pugwash Bilim ve Uluslararası Konferansları'nın açılışında da konuşan Gül, 1995'te Nobel Barış Ödülü'ne layık görülen Pugwash'ın bugün de silahsızlanma konusunda önemli bir platform olduğunu söyledi.
Gül, kitle imha silahlarının yayılmasıyla ilgili endişelerin giderek arttığını belirterek, "Güvenlik riski fazla ülkeler kadar devlet dışı aktörlerin de bu silahlara erişmesi ciddi bir tehlike olarak karşımızda apacık durmaktadır. Artık kitle imha silahların yayılmasıyla iç çatışmalar iç içe geçmiş vaziyette uluslararası barış ve güvenliğe yönelik en ciddi tehdidi oluşturmaktadır" dedi.
Cumhurbaşkanı Gül'ün konuşmasında öne çıkan ifadeleri şunlar:
- "Türkiye olarak parçası olduğumuz coğrafyada her türlü kitle imha silahının mevcudiyetine karşıyız ve mevcutların imhasından yanayız"
- "Kitle imha silahları meselesinden, güçlü ülkeler için fiiliyatta ayrı, zayıf ülkeler için ayrı kriterleri uygulayarak kurtulamayız"
- "Kitle imha silahlarını bir şekilde meşru gösteren tüm hesaplama ve değerlendirmeler eksik ve hatalıdır. Kitle imha silahlarına sahip olmanın güvenlik ve uluslararası hukuk bakımından da herhangi bir temeli yoktur. İnsanoğlunun geçen asırdaki tecrübesi bizlere kitle imha silahlarına sahip olmanın hiçbir ülkeye güvenlik sağlamadığını, bilakis ilave istikrarsızlıkları ve sorunları beraberinde getirdiğini de göstermiştir"
- "Unutmayalım ki, kitle imha silahlarının kalıcı şekilde kontrolü ve azaltılması ancak ülkelerin tehdit algılamalarında yeni bir anlayışa geçmeleriyle mümkün olabilecektir"
- "Neticede bütün bu silahlara ihtiyaç duyması her ülkenin kendinin kendi tehdit algılamasından dolayıdır. Dolayısıyla buradaki temel bir değişiklik ancak bu belalardan kurtulmamızın yolunu açabilir. Onun için böylesine küresel bir meseleye tek taraflı adımlarla ikili anlaşmalar yoluyla veya benzer görüşleri paylaşan devletler gruplarının tasarruflarıyla çözüm getirilmesini beklemek de pek gerçekçi değildir"
- "Orta Doğu'daki güvensizlik ortamının en önemli sebeplerinden olan kitle imha silahları, bölge ülkelerinin genel tehdit algılamalarından ve bölgenin temel meselesi olan Arap-İsrail ihtilafından bağımsız düşünülemez"
- "Suriye'de başlayan sürecin, Orta Doğu'daki tüm kitle imha silahlarının tasfiyesini sağlayacak bölgesel güvenlik mimarisinin ilk adımı olmasını temenni ediyoruz. Bu adım burada kalmamalı, bu adım üzerine diğer adımlar da atılabilmeli ve çok da geniş bir vizyon içerisinde bölgenin tamamen temizlenmesine yönelik çalışmaların, gayretlerin yavaş da olsa başlamasının şart olduğu kanaatindeyim ve bunun bir fırsat olduğunu görüyoruz"
- "İran'ın nükleer programına diyalog yoluyla çözüm bulunmasına yönelik çalışmalar için de şartların elverişli olduğunu değerlendiriyoruz"
- "ABD-İran diyaloğunun, başta İran'ın nükleer programına barışçıl yöntemlerle çözüm bulunması olmak üzere, Orta Doğu'daki tüm diğer bölgesel sorunların çözümü bakımından da uygun bir iklim yaratmasını temenni ediyorum"