İSTANBUL
Anayasa Mahkemesi'nin "hak ihlali" kararının ardından yeniden görülen "Balyoz Planı" davasında, bu dosyayla bağlantılı 62 sanığın yargılandığı diğer davada, bilirkişi incelemesi yönündeki talepler alındıktan sonra dosyadaki dijital delillerle ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildi.
Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce sanık sayısının fazlalığı nedeniyle Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonu'nda görülen duruşmaya, emekli orgeneraller Çetin Doğan, Halil İbrahim Fırtına, Ergin Saygun ve Bilgin Balanlı, emekli Oramiral Özden Örnek, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan ve emekli Albay Dursun Çiçek'in de aralarında bulunduğu 110 sanık katıldı.
Ara kararı açıklayan Mahkeme Heyeti Başkanı Özlem Karaçam, bu dosyayla bağlantılı ancak yargılama usulleri farklı olduğu için ayrı esas üzerinde devam edilen 62 sanığın yargılandığı 2014/181 esas sayılı dosyadaki sanık ve müdafilerinin dijital verilere ilişkin talep ve beyanlarının alınmasının ardından, her iki dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verdi.
"Balyoz Planı" davasına bakan Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, dijital veriler üzerinde inceleme yapacak olan İTÜ'den oluşturulacak 3 kişilik bilirkişiye, raporlarını sunmaları için 2 ay süre verdi.
Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, ara kararlar Başkan Özlem Karaçam tarafından açıklandı.
Buna göre, Anayasa Mahkemesi'nce dijital delillerin değerlendirilmesine ilişkin şikayetlerin giderilmemesi nedeniyle ihlal kararı verildiği, mahkemenin gerekçeli kararında "delil olarak ileri sürülen tüm dijital materyallerle ilgili olarak kapsamlı bir bilirkişi yaptırılması taleplerinin davada bir katkı sağlayamayacağı gerekçesiyle reddedilmesinin savunma hakkının kısıtlanması niteliğinden olduğunun" belirtildiğini kaydeden mahkeme, dosyadaki mevcut raporların değerlendirilerek karar verilmesi yönündeki talepleri reddetti.
Mahkeme, bu dosyayla bağlantılı olan ancak yargılama usulleri farklı olduğu için ayrı esas üzerinde devam edilen 2014/181 esas sayılı 62 sanıklı dosyadaki sanık ve müdafilerinin dijital verilere ilişkin talep ve beyanları alındıktan sonra her iki dosyanın birlikte bu dosya üzerinden bilirkişiye gönderilmesine karar verdi.
Bilirkişi heyetinin 3 kişiden oluşacağını ifade eden mahkeme, bilirkişilerin iş yoğunluğu ve farklı yerlerde görev yapmaları nedeniyle bir araya gelmelerinin mümkün olmadığını, dijital delillerin de farklı yerlerdeki bilirkişilere götürülmesinin belgelerin güvenliği yönünden risk yaratabileceğini kaydetti.
Mahkeme, be gerekçelerle avukatların başka üniversitelerden bilirkişi oluşturulması taleplerini reddetti.
Sanık ve avukatlarının İTÜ'den seçilen bilirkişilere bir hafta içerisinde itirazda bulunabileceklerini bildiren mahkeme, itirazlar alındıktan sonra heyetçe belirlenecek bilirkişiler adına davetiye çıkarılmasına hükmetti.
Mahkeme, incelenecek dijital verilerin sayısı ve talep edilen incelemelerin kapsamlı oluşunu dikkate alarak bilirkişilere raporlarını sunmaları için 2 ay süre verilmesini kararlaştırarak, dijital veriler, belge ve raporların yemin tutanağıyla bilirkişilere sunulmasını karara bağladı.
"Raporlardaki çelişkiler giderilsin"
Gölcük Donanma Komutanlığı'nda ele geçirilen 5 no'lu harddisk, TDK marka 1 no'lu CD, sanık Hakan Büyük'ün evinde ele geçirilen flash bellek, 11, 16, 17 nolu CD'ler ile taraflarca incelenmesi talep edilen 3 ve 10 no'lu CD'lerin emanetten getirilmesini kararlaştıran mahkeme, bunlarla birlikte soruşturma ve kovuşturma aşamasında aldırılan, ayrıca sanık ve avukatlarınca dosyaya sunulan 11 bilirkişi raporu, 4 mütalaa ve bir uzman bilirkişi beyanının bir örneğinin bilirkişilere gönderilmesine hükmetti.
Mahkeme, bilirkişilerin dijital deliller, raporlar, bilimsel mütalaalar ve taraflarca sunular dilekçeleri inceleyerek bunlar arasındaki çelişkilerin tartışılarak giderilmesine karar verdi.
Bilirkişilerden istenenler
Dijital delillerde son kullanıcı, dokümanların oluşturulma tarih ve saat bilgisi, kim tarafından hazırlandığı, doküman üzerinde işlem yapan son yazar bilgisi, son kayıt zamanı, son kayıt eden, şirket bilgisi ve kaç kez işlem yapıldığını gösteren verilerde sonradan gerçeğe aykırı şekilde değişiklik yapma ihtimalinin bulunup bulunmadığının araştırılmasını isteyen mahkeme, suça konu harddisk, CD'ler ve flash bellekte bu tür değişiklikler yapılıp yapılmadığı ve bunların tespitinin mümkün olup olmadığının belirtilmesini talep etti.
Mahkeme, 2003'te oluşturulan bir belgenin 2007'ye ait bir yazılımla açıldığında söz konusu belgenin özgün halinin de 2007'ye ait yazılıma dönüşüp dönüşmeyeceğinin belirtilmesini isteyerek, "Calibri" ve "Cambria" fontlarının yer aldığı Microsoft Ofiice programının dünyada ve Türkiye'de ilk kez ne zaman piyasa sürüldüğünü sordu.
Melisa virüsünün ilk olarak hangi tarihte ortaya çıktığının tespit edilmesini isteyen mahkeme, 5 nolu harddiskte bulunduğu belirtilen bu virüsün diğer CD'ler ve flash bellekte olup olmadığının araştırılmasını talep etti.
Mahkeme, Hakan Büyük'ün evinde ele geçirilen flash bellekte silinmiş belge olunup olmadığını, bunların geri getirme imkanının bulunup bulunmadığının araştırılmasına karar vererek, inceleme raporlarında dokümanlarının yüzde 30'unun yazıya gönderilme tarihlerinin dosyaların oluşturulma tarihlerinden öncesini içerdiğinin belirtildiğini, bunun dijital verilerin sonradan oluşturulduğu anlamına gelip gelemeyeceğinin bildirilmesini istedi.
"Eski tarihli CD yapılabilir mi?"
CD'ye kayıt yapılırken, ayarlarla oynanarak eski tarihli CD elde etmenin mümkün olup olmadığının tespitini isteyen mahkeme, tüm sanıklar ve müdafilerince dijital verilerle ilgili olarak dilekçelerde belirtilen dijital verilere ilişkin açıklanması istenen hususlar konusunda rapor düzenlemelerini talep etti.
Mahkeme, avukatlara 10 gün süre vererek, bilirkişilere sormak istedikleri soruları bildirmelerine karar vererek, zaman ve mekan çelişkilerinin tespiti için bilirkişi incelemesi talebini ise reddetti.
"11 ve 17 nolu cd"ler
"Balyoz Planı" davasına bakan mahkeme, suça konu 11 ve 17 nolu cd üzerindeki sanık Süha Tanyeri'ye ait olduğu iddia edilen yazılarla ilgili bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verdi.
Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, ara kararlar Başkan Özlem Karaçam tarafından açıklandı.
Avukat Hüseyin Ersöz'ün dijital verilerin içeriğiyle ilgili talepleri üzerine mahkeme, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'ne yazı yazılarak Sultangazi'deki Sultan Hastanesi'nin ne zaman Medical Park Sultangazi Hastanesi adını aldığını, Gaziosmanpaşa'daki Şafak Hastanesi'nin ne zaman Avrupa Şafak olarak değiştirildiğini, Yenibosna'daki Hayrunnisa Hastanesi'ne de Nisa Hastanesi adının ne zaman verildiğinin bildirilmesine hükmetti.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazı yazılarak Yeni İlaç Hammaddeleri San. ve Tic. AŞ'nin isim değişikliği ile ne zaman Yeni Recordati İlaç ve Hammaddeleri San. Tic. ve AŞ adını aldığının sorulmasına karar veren mahkeme, İstanbul Valiliği'nden de Hür Demokratlar Derneği'nin hangi tarihte Türk-İran Sanayicileri ve İşadamları Derneği ismini aldığının bildirilmesini istedi.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na yazı yazılarak "CC MAR NAPLES" askeri birliğinin hangi tarihlerde kurulduğunun sorulmasına karar veren mahkeme, ASELSAN AŞ ve HAVELSAN AŞ genel müdürlüklerinden, avukat Hüseyin Ersöz'ün dilekçesinde belirttiği "Savunma Sanayii.xls" başlıklı dokümanda isimleri geçen kişilerin hangilerinin 11 nolu cd'nin oluşturulduğu 5 Mart 2003'ten sonra kurumda çalışmaya başladıklarının bildirilmesine hükmetti.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne yazı yazılarak emniyet müdürleri Ogün Toprak, Salih Kara, Selim Kutkan ve Selami Hüner'in kendi bünyelerinde hangi tarihte göreve başladıklarının bildirilmesini kararlaştıran mahkeme, Genelkurmay Başkanlığı'na yazı yazılarak sanık Hakan Büyük'ün hangi tarihte emekli olduğunun sorulmasına karar verdi.
Suça konu 11 ve 17 nolu cd üzerindeki sanık Süha Tanyeri'ye ait olduğu iddia edilen yazılarla ilgili bilirkişi incelemesi yapılmasına hükmeden mahkeme, bu konuda Adli Kimya Profesörü Salih Cengiz'in bilirkişi olarak seçilmesini kararlaştırdı.
"CD üzerindeki yazılar makineyle mi oluştu?"
Mahkeme, bilirkişinin suça konu cd'lerin üzerindeki yazıların yazı makinesiyle oluşturup oluşturulmadığını, mürekkep yaşı ve belge kimyası dikkate alındığında hangi tarihte yazıldığı, harflerin ve imzaların tam olarak üst üste oturacak kadar benzemesinin mümkün olup olmadığını araştırmasını istedi.
Tanık dinlenilmesi ve diğer delillerin toplanmasına yönelik talepleri reddeden mahkeme, adli sicil kaydı silinmesi konusundaki görev ve yetkinin Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğü'ne ait olduğundan bu yöndeki talepleri de kabul etmedi. Mahkeme, bu taleplerin bildirilmesi halinde dilekçelerin gereği yapılmak üzere Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğü'ne gönderileceğini açıkladı.
Yargılama giderlerinin iptali istemi
Bazı sanıkların yargılama giderlerinin iptali yönündeki talebini reddeden mahkeme, dosyayla ilgili yargılamanın yenilenmesine karar verildiğini, hükmün iptaline yönelik kendileri tarafından bir karar alınmadığını kaydetti.
Mahkeme, vareste tutulma talebinde bulunan emekli orgeneraller Çetin Doğan ve Bilgin Balanlı ile MHP milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan'ın da aralarında bulunduğu 180 sanığın duruşmalardan bağışık tutulmalarına karar vererek, diğer sanıkların da duruşmalara katılmalarının zorunlu olmadığını bildirdi.
Duruşma, 3 Şubat 2015'e ertelendi.
Sanık avukatlarından Ülgen
Anayasa Mahkemesi'nin "hak ihlali" kararının ardından yeniden görülen "Balyoz Planı" davasının bazı sanıklarının avukatı Celal Ülgen, "Mahkemenin ara kararı, Balyoz davasının bütün yönlerini ortaya koyacak bir sonuca doğru götürüyor" dedi.
Ülgen, duruşmanın ardından adliye bahçesinde gazetecilere mahkemenin kararını değerlendirdi.
Kendisinin de yargıç olması durumunda böyle bir karar vereceğini ifade eden Ülgen, "Çünkü olayın bütününü kavramak, dijital verileri ve sorununu kavramak, sanık taleplerinin tümünü kavramak ve kapsamak ancak bu kadar olabilirdi. Mahkemenin ara kararı, Balyoz davasının bütün yönlerini ortaya koyacak bir sonuca doğru götürüyor. Bu incelemelerden sonra bir gerçek daha ortaya çıkacak ki belli bir dönem dijital verilerdeki sakatlık, kasıtlı olarak görmezden gelinmiş. Kasıtlı olarak yanlış raporlar verilmiş ve bunların hepsi tek bir merkezden yönetilmiş. İşte bu çıkacak ortaya. Bunun sonucunda bu olayı yargıç olmasına rağmen görmesi gerekirken görmeyen mahkeme yargıçları, mahkeme başkanları, Yargıtay başkanı ve üyeleri nasıl görmemiş, nasıl bu gerçeği yansıtmamış bunlar da ortaya çıkacak" diye konuştu.
"Savunma olarak ilk kez değer gördük"
Yargılama sırasında kendilerini ilk kez savunma olarak değer görmüş hissettiklerini anlatan Ülgen, avukatları duruşma salonu dışına atmaya çalışan anlayışın yerine, savunmaya saygılı, otoriter ve disiplinli bir mahkeme ile karşılaştıklarını belirtti.
Ülgen, mahkemenin "İşi bitiren, işi sonlandıran, kumpası çözen, kumpası ortaya koyan bir karar" aldığını savundu.
Bilirkişi heyetindeki isimlerin henüz belli olmadığını ifade eden Ülgen, mahkemenin itiraz olması halinde, kuşkuya mahal vermemek için çok objektif bir bilirkişi seçimi yapacağını düşündüğünü dile getirdi.
Bilirkişi raporunun duruşmanın ertelendiği tarihe kadar çıkmasını umduklarını kaydeden Ülgen, "Mahkemede 30'a yakın rapor sayıldı. Özellikle bizim aldığımız raporlar, ismen geçti. Yeni bilirkişi, bunların doğru olup olmadığını da inceleyecek. Eğer bu raporlar doğruysa 10. Ağır Ceza Mahkemesi neden bu doğruları görmedi? O sorular da ortaya çıkacak. 10 gün sonra bilirkişiler gelip dosyayı ve dijital verileri teslim alacak ve incelemeye başlayacak. 3 Şubat'a kadar yetişmesini, canıgönülden istiyorum ama bana göre biraz zor gibi görünüyor. Çok yoğun bir iş yükü var" şeklinde konuştu.
Muhabir: Hanife Sevinç, Filiz Kınık
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
