
Dünyanın ilk rahim naklinden sonra Türkiye'nin ilk tam yüz naklini de gerçekleştiren Prof. Dr. Özkan, evinin kapılarını AA'ya açtı.***
ANTALYA - Fatma Ünal
Yoğun bakımdan çıktı
Evde ve iş yerinde ''patron'' olan eşi Yrd. Doç. Dr. Özlenen Özkan ve küçük kızları ''Zeynoş'' ile mutlu bir yaşam süren Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, mütevaziliğiyle dikkati çekiyor.
2 yıl önce gerçekleştirdiği iki kol naklinden bu yana gündemden düşmeyen Özkan, yurt dışından aldığı tekliflere sıcak bakmazken, ''şımarıkça'' olarak nitelediği ameliyatları ekibinin verdiği güvenle yaptığını söylüyor.
Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Özlenen Özkan, Türkiye'nin gururu olan eşini, ''çok sabırsız, yetenekli, son derece işine saygılı, mükemmel bir doktor'' olarak nitelendirirken, aynı bilimdalının öğretim üyesi Ömer Özkan da eşiyle mesleki açıdan anlaşamadıkları çok şey olsa da başarının sırrının bunda yattığına inanıyor.
Yüz naklinin büyüsü
Yüz naklinden çok etkilendiğini belirten Özkan, ''o'' anı ise şöyle anlattı:
''Mutlaka bir daha yapmak istiyorum. Kol naklini yaptım, ikincisini yapmak için can attım. Ama yüz nakli o kadar fantastik bir ameliyatmış ki onu gördüm. Kaç yıldır hazırlanıyorum, okuyorum, yurt dışına gittim, kadavrasını yapıyorum... Bundan daha büyük ameliyatlar yapmışım ama yüz nakli etkileyici, keskin.
Ameliyata bir kişiyle başlıyorsunuz, başka biriyle devam ediyorsunuz. Film kopuyor bir anda. Bir boşluk var, o anda başka bir yere geçiyorsunuz. O çok etkileyici. İnşallah sonucunu görürüz de devam eder.''
Uğur Acar'ın yüz profilinin donör Ahmet Kaya'nın profiline çok benzediğini, bunun da kendilerini çok şaşırttığını vurgulayan Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Aynısı olmuyor ama inanın çok da güzel oluyor, benzeri oluyor. Alıcıyla vericinin yüz profili aynı olunca belki de daha fantastik oldu. O an değişimi hissettiniz. Bu ameliyatta alıcıyla verici arasında en ufak bir oynama yapmadık. Aldığımız parçanın tek gramını atmadan orada kullandık. Sanki elimizle çizmiş gibi... Çok şaşırdık, hatta aynı anda kol naklinin olduğu ameliyata da giriyorduk. Yüz naklinden sonra oraya gittim, döndüğüm de 'Biz bu hastayı mı ameliyat ettik' dedik.''