
AA Haber Akademisi'ne konuk olan TBMM Başkanı Cemil Çiçek, yeni Anayasa çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.***
ANKARA
AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür Kemal Öztürk ile Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyinin Boşnak Üyesi Bakir İzzetbegoviç'le başbaşa görüşen Çiçek, daha sonra Anadolu Ajansı Haber Akademisi'nin sosyal etkinlikleri kapsamında gazeteci adaylara hitap etmek üzere AA Konferans Solunu'na geçti.
AA Genel Müdürü Öztürk, Çiçek'e konuşmasından önce eğitimci kartı takdim etti.
"Siyasetçi ders veren değil, ders alandır"
Çiçek, AA Haber Akademisi'ndeki konuşmasında, siyasetçileri ''ders veren değil, ders alan kişiler'' olarak nitelendirdi.
''Demokratik süreçte yeni anayasa'' konusunda görüşlerini ifade eden Çiçek, sadece anayasalara bakarak, bir ülkede demokrasinin olduğunun, bunun kuralları ile işlediğinin söylenemeyeceğini belirterek, ''Ama o da çok önemli bir göstergedir. Çünkü 'anayasa' dediğimiz şey, devlet faaliyetlerinin niteliğini, niceliğini, çerçevesini, görev, yetki ve sorumluluklarını belirleyen en temel metindir'' görüşünü paylaştı.
''30 yıldır yürürlüğünü sürdürebilen tek anayasa: 82 Anayasası''
Türkiye'de yeni bir anayasa arayışının olduğunu vurgulayan Çiçek, ''Yeni bir anayasa arayışı ihtiyaçtan kaynaklanıyor. Durup dururken 'bir anayasa yapalım' diye fantezi bir işle uğraşmıyoruz. Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı var, ihtiyaçlar da çalışmaları, çabaları, becerebilirsek yeni bir anayasayı ortaya koymuş olacaktır'' diye konuştu.
Türkiye'nin çok partili hayata geçmesinin üzerinden yaklaşık 60 senenin geçtiğini belirten Çiçek, şunları kaydetti:
''Bu 60 senenin 30 senesinde yürürlükteki anayasa var. Belki de anayasalar tarihinde daha yapılırken itiraz edilen, yürürlüğe girdiği andan itibaren değişiklik ihtiyacı hemen her kesimden vurgulanan ve buna rağmen de 30 yıldır yürürlüğünü sürdürebilen dünyadaki tek anayasa belki de bu 82 Anayasası'dır. Hem herkes şikayet edecek ama ona rağmen de yürürlükte kalmaya devam edecek. Eğer bu işi başaramazsak, bir 30 yıl daha bu şikayet ettiğimiz anayasa ile Türkiye yoluna devam etmek gibi bir mecburiyetle karşı karşıya kalacak eğer devam edebilirse.''
Çiçek, siyaset adamları olarak istikrarın bir ülke için ne kadar önemli, vazgeçilmez ve kalkınma çabaları açısından da oksijen kadar bir ülkenin ihtiyacı olduğunu vurguladıklarını söyledi.
Anayasanın, Türkiye'de hukuk istikrarının bozulmasında ya da temin edilememesinin en önemli faktörlerinden biri olduğuna vurgu yapan Çiçek, 'Hukuk istikrarı gerekiyorsa, işte Türkiye'de hukuk istikrarının bozulmasında en temel faktörlerden biri bugünkü anayasadır." dedi.
Kimse kolaycılığa kaçmasın
''Gerçekten, yeni bir anayasa konusunda herkes samimiyse, istekliyse, arzuluysa, bunun bu dönem olmasını istiyorsa, lütfen bu sürece katkı versin, denetlesin, teşvik etsin, tahrik etsin bu işi yapacak olanları; yapmayanları da cezalandırsın sonunda'' diyen Çiçek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Meclis Başkanı olarak beni ziyarete gelip, 'filanca konuda özgürlük istiyoruz' deyip yarım saat konuşma yapıyorlar, 'peki bu konularla ilgili bize iki satır bir yazı yazdınız mı?' deyince, 'yazmadık' diyorlar..Kimse böyle kolaycılığa kaçmasın. 'Nasılsa bizim seçtiklerimiz var, onların bu işleri yapmaları lazım' diyerek, senet ciro eder gibi kimse sorumluluğunu da 12 kişinin omuzuna ciro etmesin..Ben eminim ki, bugün görevini yapmayanlar, yarın en önde bağıracak olanlardır. Türkiye'nin böyle bir kurnaz kesimi de vardır"
Türkiye'nin AB hedefi açık
Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çiçek, "'Türkiye'nin, AB hedefi net ve açıktır. Karamsar olduğumuz nokta; müzakere edeceğimiz başlık kalmadı..Türkiye, AB'ye üye olabilmek bakımından yasal, yapısal
ve zihniyet itibarıyla bir değişimi, belli bir noktaya kadar getirmek mecburiyetinde'' dedi.
İstediğini söyleyen, istemediğini de işitir
Çiçek, TBMM Genel Kurulu'nda İçtüzük değişikliği teklifinin görüşmeleri sırasında yaşanan tartışmaları değerlendirerek ''Kürsü işgali, bir sorun çözme yöntemi olduğu takdirde bundan sonra her önüne gelen o kürsüyü işgal eder. O zaman ne İçtüzüğün anlamı kalır, ne seçimlerin anlamı kalır'' dedi.
TBMM Başkanı Çiçek, son günlerde siyasilerin açıklamalarında kullandıkları üslubu da eleştirerek, ''Belli makamlardaki insanların kullandığı kelimelere dikkat etmesi gerekir. İnsanlara hakaret etmeden, kaba, saba davranmadan, sorumsuzca davranmadan da sorumsuzca laf etmeden de bir kişiyi tenkit edebilir, belli konulardaki düşüncelerini söyleyebilir. İstediğini söyleyen, istemediğini de işitir ama Türkiye öyle bir ortamda ki isteyen istediğini söylüyor da sorumluluk sahibi insanlar istediğini söyleyemez. Birilerine de bu şekilde cevap vermiş olduk'' diye konuştu.