VAN/ANKARA
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Edremit ilçesindeki TOKİ konutlarında incelemede bulundu.
Yapılan konutları ve okulları tek tek gezerek kontrol eden Atalay, burada bir gazetecinin, "Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın istifa ettiği yönündeki haberleri nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki sorusunu yanıtladı. Atalay şunları söyledi:
"AK Partiyi, AK Parti hükümetini ve bizler arasındaki ilişkileri değerlendirirken şöyle bakmak lazım. Çok uzun yollardan geliyoruz. Herkes birbirine fedakarlıklarda bulundu. Bizim aramızda o tür sorunlar olmaz. Biz ülkeyi dedikodu ile yönetmiyoruz. Bizim hükümetimizde, bakanlar kurulumuzda, MKYK'larımızda açık gönüllülükle bütün meselelerimizi konuşuruz ama sonra kararlar verilir ve bu kararları hepimiz tereddütsüz uygularız. Bu parti içinde, hükümet içinde en başından beri varım. Bizim çalışma sistemimiz budur. Bülent bey ile Başbakan'ımız siyasi hayatta birlikte geliyorlar. Onlar yeni değiller. AK Parti öncesinden de siyasi hayatları vardır. Öyle dışıradan zannedildiği gibi, bugün bir iki yerde olduğu gibi ilişkiler, bizim aramızda olmaz. Bunlar tamamen hayal mahsulü üretilmiş şeylerdir.
Başbakan'ımızın Kuzey Afrika ziyareti sırasında Bülent bey vekalet etmişti. Sanıyorum o günlerde yürüyen süreçle ilgili, Türkiye'deki olaylarla ilgili bazı açıklamalardan kaynaklanan böyle haberler üretiliyor. Tamamen asılsız bir haberdir."
Daha sonra Ankara'ya hareket eden Atalay burada da Habertürk televizyonunda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Atalay, alkollü içki satışına yönelik düzenlemeyle ilgili, "O bir yasaklama değil, bir düzenlemedir. Uluslararası standardı olan diğer ülkelerde de olan bir şeydir. Yoksa insanların hayat tarzına, özel hayatına müdahale diye bir şey söz konusu değil" diye konuştu.
ABD'deki temaslarında Gezi Parkı ve irtibatlı konuları da anlattıklarını belirten Atalay, "Türkiye'ye orada bir haksızlık da yapıldı. Oralarda bizim anlattığımız şeyler daha çok, Türkiye'nin yükselen bir imajı var. Bazı uluslararası televizyon kuruluşlarının Türkiye'yi sanki Arap Baharı zincirinin bir halkası gibi, Türkiye'de olan olayları Tahrir gibi takdim etmelerini kabullenemeyiz. Türkiye, özgürlükler alanında, insan hakları alanında, demokratikleşme alanında çok mesafe almış bir ülke bunları anlattık" ifadesini kullandı.
"Aldığımız mesajlar da var"
"Bu süreçte herkes mesajlar aldı, kendince bir şeyler öğrendi. Siz neler öğrendiniz?" sorusu üzerine Atalay, her olayı iyi analiz ettiklerini, toplumla iletişimi çok iyi tuttuklarını ve her ay kamuoyu araştırması yaptırdıklarını anlattı.
Atalay, Gezi Parkı'ndaki olaylarla başlayan süreci de pek çok araştırmayla, pek çok açıdan takip ederek değerlendirdiklerini belirterek, şöyle devam etti:
"Bunun içinde Gezi Parkı var, masum çevre hassasiyetleri var, illerde çok farklı katılımlar var, tahripler, çevreye zarar vermeler, iş yerlerine zarar vermeler, polise taş, bilyelerle, molotofkokteyliyle saldırılar var. Bunların hepsine ayrı kategorilerde bakmak lazım. Tabii CHP'nin teşkilatlarında, tabanında, milletvekillerinden katılımlar var. Onları ise ayrı kategoriye koymak lazım. Ama genel manada her ne kadar Gezi Parkı'yla ilgili çevre hassasiyeti önce bir masum şeyle başlamıssa da genişlemesinde siyasi boyut fazladır. Bizim tespitlerimiz var. Bunların hepsinin içinden de aldığımız mesajlar da var. Yani çevreyle ilgili konuda makul bir nokta tespit edildi. Yargı kararına bağlandı. Yargı süreci devam ediyor. Eğer yargı idarenin lehinde karar verirse yine de ona uyulmayacak referanduma götürülecek ama yargı idarenin aleyhine karar verirse o zaman ona uyulacak."
Atalay burada da Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın istifa etmek istediği ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün onu vazgeçirdiği iddiasının sorulması üzerine şunları kaydetti:
"Bizim aramızda kolay kolay ihtilaf çıkaramazlar. Birileri belki umudunu şuna bağlıyor AK Parti içinde biraz acaba kurcalayarak sorunlar çıkarabilir miyiz'. Eski Kültür Bakanımızın twitlerini veya Bülent Beyin söylediği bir cümleyi çok fazla merkeze alıyorlar. AK Parti, öyle bir parti değil. Biz, çok sınavlardan geçtik. Bizlerin, hele bu ön planda olan Başbakanımızın, Cumhurbaşkanımızın, Bülent Beyin, arkadaşlarımızın ilişkileri çok eskiye dayanır ve çok test edilmiştir. Ortak bir çilenin, derdin, davanın birlikteliğidir bu ve insanlar birbirleri için feda olurlar" değerlendirmesinde bulundu.
-Çözüm süreci-
Terörle mücadele konusunda başlatılan "çözüm süreci"nde hangi aşamada bulunulduğunun sorulması üzerine Atalay, terörün bitirilmesinin Türkiye'nin en önemli sorunu olduğunu vurguladı.
Atalay, kardeşliğin yeniden tesisinin ve bütün renklerle birlikte yaşamanın önemine işaret ederek, şöyle konuştu;
"Gezi Parkı gibi ve onun peşinden gelişen olayların içindeki gerekçelerden biri budur aslında zikredilmeyen. Birileri Türkiye'nin bu büyük sorununun çözülmesinden de rahatsız. İçeriden de buna karşı çıkanlar var. Bu, Türkiye'nin şu anda en önemli projesi. Biz, hükümet olarak çok kararlılık içindeyiz, bunu biriteceğiz ve bunu ancak AK Parti bitirir. Şu anda herkes büyük bir hassasiyet içinde, bu konuda üzerine düşeni yapıyor. Bütün taraflar için bunu söylüyorum."
BDP'lilerin "yol temizliği paketi" diye bir paketten söz ettiğinin ifade edilmesi üzerine Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü;
"Bizim BDP ile siyasi kesimle irtibatlarımız sürüyor. Orada sağlıklı bir iletişimimiz var, orada bir sorun yok. Tabii başka kesimlerle de istihbarat kurumumuzun, birimimizin görüşmeleri oluyor. Süreç öyle yürüyor. Bizim demokratik çalışmalarımız 11 yıldır süren çalışmalar. Zaten o manada çok yol temizliği yaptık biz. Anadilde şarkı dinlenmezken bugün anadil devletin okullarında çocuklara öğretilir hale geldi. O mesafeleri aldık. Bu demokratikleşme adımlarımız sürecek."
Atalay, demokratikleşme çalışmalarında ilk olarak gündeme neyin geleceğinin sorulması üzerine ise sürecin yürüdüğünü, "Yeni bir aşama" diye nitelenecek bir şey olmadığını dile getirdi.
"Süreç sağlıklı yürüyor"
Atalay, "Sağlıklı şekilde bu süreç yürüyor. Tabii karşılıklı beklentiler olabilir. Bu, aynı zamanda samimiyet ve güvene dayalı bir süreçtir. Biz, hükümet olarak, parti olarak samimi ve kararlıyız" diye konuştu. Süreç içinde toplumun da büyük bir desteği olduğunu dile getiren Atalay, Doğu ve Güneydoğu'da terörsüz, baskısız, korkusuz, özgür bir hayat başladığını aktardı. Atalay, "Bu konularda telaş etmeden, acele etmeden herkes sabırlı şekilde çalışmaları sürdürüyor, sürdürecek" dedi.
Muhalefetin, anamuhalefetin bu konuda desteğini görmediklerini bildiren Atalay, "Anamuhalefet partisi Türkiye'de tencere tava çalanların içine karışarak, park eylemlerine karışarak orada rol aldı ama Türkiye'nin en önemli sorunu olan çözüm sürecinde, hiçbir yerinde yer almadı. Biz isterizki buralarda desteği olsun" değerlendirmesinde bulundu.
"Bu süreç sağlıklı şekilde yürüyor ve biz sağlıklı şekilde yürüteceğiz bunu" diyen Atalay, AK Parti hükümetlerinin temel misyonunun Türkiye'yi normalleştirmek olduğunu vurguladı.
Özel hayata müdahale, özgürlüklerin kısıtlanması, anadillerin konuşulamaması, insanların istediği kıyafeti giyememesi gibi günlerin geride kaldığını belirten Atalay, bu manada Türkiye'nin normalleştiğini söyledi.
Atalay, şu görüşleri dile getirdi:
"Şundan da emin olsun bizim Kürt kardeşlerimiz; AK Parti, bütün kültürel talepler, bütün geçmişte yapılan yanlışlar, haksızlıklar, onların üzerine zaten gidiyoruz biz. Dolayısıyla kültürel haklar konusunda hiçbir tereddüt yok, onlar eksik varsa yine tamamlanır. Yani ülkemizde bütün inanç grupları, bütün etnik gruplar, bütün farklılıklar, bütün renkler özgürce yaşayacak, bizim hedefimiz bu."
BDP ile iletişimde hiçbir sorun bulunmadığını bildiren Atalay, herkesin birbirini daha iyi anlayıp, sabırlı davranması gerektiğini söyledi. Atalay, "Bu, Türkiye'nin en önemli sorunu bunu çözeceğiz, bunda kararlıyız" dedi.
Terör örgütü mensuplarının sınır dışına çıkması sürecinin nasıl gittiğinin sorulması üzerine ise Atalay, herkesin samimi şekilde üzerine düşeni yaptığını kaydetti.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
