KOCAELİ
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, AK Parti Kocaeli 72. İl Danışma Meclisi'nde yaptığı konuşmada, son bir buçuk yıl içinde Türkiye'de yaşananlara bakıldığında Gezi olayları ve 17-25 Aralık operasyonlarıyla adeta seçime ve siyasete suikast niteliğinde hadiseler meydana geldiğini belirterek, son yaşanan vandallıklarla birlikle bunlar karşısında AK Parti dışında hangi iktidar olursa olsun pılını pırtısını alıp gideceğini kaydetti.
Dünyada ve bölgede yaşanan yoğun gündemin ülkeye yansımaları olduğuna dikkati çeken Çelik, bir tarafta ırklar, bir tarafta dinler, bir tarafta mezhepler muammasıyla Orta Doğu coğrafyasının bir savaş alını haline dönüştürüldüğünü kaydetti. Çelik, Türkiye'ye sığınan sığınmacı sayısının 2 milyona dayandığını dile getirerek, dünyanın bu durama sessiz kalmaya devam ettiğini, insan hakları söylemlerini ayyuka çıkaranların nasıl sessiz olduklarını hep beraber gördüklerini ifade etti.
IŞİD'in özellikle Maliki döneminde Irak'ta yaşananlar, Esad döneminin Suriye'de yaptıkları zulümlerin neticesinde oluştuğu ve ağırlıklı olarak Sünni bir yapıdan oluştuğu söylenen bir örgüt olduğunu anlatan Çelik, "Bu örgüt nerelere saldırıyor, bu örgüt kimleri katlediyor. Sünni Türkmenler, Sünni Araplar ve Sünni Kürtlere saldıran bir örgüt var ama yansıtılması sanki Sünni bir yapı o yapı bu terör eylemlerini yapıyor" diye konuştu.
"Türkiye'yi oradaki savaş bataklığına çekmek istiyorlar"
Çelik, Suruç'un yanı başındaki Kobani'de yaşayan Kürtlerin saldırıya uğradığını ve Türkiye'ye sığındıklarını ifade ederek, "Kobanili Kürtleri biz bağrımıza basıyoruz o bölgenin milletvekili olarak neler çektiğimizi ve oradaki kamu görevlilerinin neler çektiğini iyi görmek gerekiyor, bu sıkıntıları yaşıyoruz ama Kobani adına Türkiye'de şehirler yakılıyor, yıkılıyor. Bu nasıl bir mantıktır, nasıl izah edersiniz. Sanki Kobani'yi Türkiye işgal etmiş. Ya Kobani'yi biz işgal etmedik. Kobani'yi kimin işgal ettiğini ve işgal etmeye çalıştığını herkes biliyor" şeklinde konuştu.
AK Parti iktidarının 12 yılda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaptığı yatırımlara değinen ve amaçlarının tarıma dayalı sanayinin yoğunluk kazandığı bir Şanlıurfa, Diyarbakır, Van oluşturmak olduğunu vurgulayan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ey Türk kardeşim, ey Kürt kardeşim tezgah büyük. Çünkü çözüme doğru giden sorunların ortadan kalkmaya doğru hızla gidildiği bir noktada birilerinin sorunsuz bir Türkiye, sorunsuz coğrafya arzusu yok. 'Hayır' diyor, 'oralar bataklığa dönüşecek, buralarda sorun bitmeyecek, buralarda sıkıntılar devam edecek' talebi var, onun için Türkiye'yi kaosa çekmek istiyorlar. Türkiye'yi oradaki savaş bataklığına çekmek istiyorlar. Biz de buradan söylüyoruz. Biz bu mahallenin delisi falan değiliz kardeşim, aklı başında bir ülkeyiz, ne yaptığımızı biliyoruz, yolumuzu da kendimiz çizeriz, başkasının aklına ihtiyaç yok."
Çelik, dün 3 askerin şehit edildiğini hatırlatarak, "Hepimiz askerlik yaptık. Dörtgözle beklersiniz 'şu pazar günü gelsin, hafta sonu gelsin de biz sivil elbiseleri giyinelim karavananın dışında bir yemek yiyelim' diye. Bu arzu her askerliği yapan insanda vardır. Çarşıya ineceksiniz ve orada bir günü farklı bir şekilde geçirme heyecanıyla inersiniz. Aklınızdan geçer mi yani kahpe kurşun sizi gelip ensenizden vuracak diye. Düşünmüş müdür o kardeşlerim. Ne adına yapıyorlar bunu. Şunun adına yapıyorlar, Kocaelili'yi tahrik etmek için yapıyorlar, İzmirli'yi tahrik etmek için yapıyorlar, Bursalı'yı tahrik etmek için yapıyorlar, Çankırılı'yı, İç Anadolu'yu, Türkiye'yi ayağa kaldırmak istiyorlar" ifadelerini kullandı.
"Seçimlerde silahların nasıl konuştuğunu biliyoruz"
Her türlü siyasi çekişmeye ve baskıya rağmen Urfa'daki oylarının yüzde 65, Diyarbakır'daki oylarının yüzde 35-40 olduğunu vurgulayan Çelik, "Seçimlerde silahların nasıl konuştuğunu biliyoruz, nasıl tehdit telefonları yapıldığını biliyoruz. Buna rağmen orada yaşayan vatandaşlarımız yine de binbir türlü zahmete boyun eğerek, risk alarak Türkiye'nin birliğinden bütünlüğünden yana oy kullanıyorlar" diye konuştu.
Çelik, çözüm sürecinin bir kardeşlik süreci ve en önemlisi birlikte beraber yaşama projesi olduğunu bildirerek, "Başka çıkışı yok. Ne Kürt'ün ne Türk'ün böyle bir lüksü yok, içiçe geçmiş bir yapımız var. Kürt halkının hiçbir özellikle manevi dünyasını paylaşmayan bir örgüt, bölücü bazı taassuplarla o insanları istismar etmeye belki bir müddet daha devam edecek ama uzun müddet devam edemeyecek. Marksist ve Leninist görüşlerini bizzat inançlı Kürt kardeşlerim onların karşısına koyacaklar, yeter diyecekler. Annelerin dediği gibi" değerlendirmesinde bulundu.
Tezkereye "Hayır" diyenlerin bir hafta sonra "Kobani'ye asker gönderelim" dediğini, Türkiye'de muhalefet sorunu olduğunu söyleyen Bakan Çelik, şunları bildirdi:
"Popülist yaklaşımlarla sorunun üzerine giden bir muhalefet anlayışıyla karşı karşıya olduğumuzu bilelim. Sorunlu ve sorumsuz bir siyasete devam ediyorlar. Diyorlarki barış, vicdan. Ya bir insanı sokağa çıkarıp bu adamın kafasını ez diyorsan neresi vicdan bunun. Bir masum insanın işyerini havaya uçuruyorsanız, yakıyorsanız, yıkıyorsanız burada hangi vicdandan bahsediyorsunuz. Bu eylemlere 35 ilde katılanların sayısı 120 bin kişi. Unutmayın Urfa'da 2 milyon insan yaşıyor, Diyarbakır'da 1 milyon 800 bin, 2 milyon insan yaşıyor, Van'da 1 milyonun üzerinde insan yaşıyor. Toplam 35 ilde bunların caddeye çıkarabildikleri insan sayısı 120 bin. Bölgenin buna ittifak etmediğinin en canlı örneği ve görüntüsü olduğunu buradan açıkça ifade etmek istiyorum."
Çelik,Ortadoğu'da cereyan eden hadiselerde, petrole yaklaşıldığı an dünyanın sessizliğinin ortadan kalktığını söyledi.
Çatışmaların petrol kuyularına doğru yaklaşmasının ardından koalisyon güçlerinin harekete geçtiğine dikkati çeken Çelik, "Kuzey Irak'a doğru gidilmeye başlanıldı, petrolün 'p'si görünmeye başlayınca hemen koalisyon güçleri bir araya gelerek, 'bu sorunun mutlaka çözülmesi gerekir' diye harekete geçti. Keşke 1-2 yıl önce geçseydiler de Türkiye ve bölge bu sıkıntılarla karşı karşıya kalmış olmasaydı" diye konuştu.
Çelik, sorunun kaynağının iyi bilinmesi gerektiğine işaret ederek, "Bu bölgeyi en iyi bilen ülke, Türkiye. Türkiye'nin öncülüğünde bir çözüm üretilirse bu sorunlar kısa sürede biter. Koalisyon güçleri ve dünya, 'Biz bir şeyler biliyoruz' anlayışıyla bu işe yaklaşırlarsa, anlayın ki bu bölgede kaosun daha da derinleşmesi ve daha da zamana yayılması anlayışıyla karşı karşıya kalacağız" ifadesini kullandı.
Türkiye'nin prensiplerini ve stratejilerini ortaya koyduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:
"Burada çözümün ne olduğunu çok açık şekilde Türkiye, ilgili yerlerle paylaşıyor. İnşallah bu çözüm çerçevesinde çıkış yolunu bulacağız. unutmayalım ki Irak'ta meydana gelen boşluğu yıllar önce söyledik. Buraya bu yapıyı kurarken 'Irak'ı kucaklayacak bir yapı kurun' dedik. Kurmadılar, ayrıştırdılar Irak'ı. Hani Amerika Irak'ı işgal ettiği zaman orada birlik ve bütünlük olacaktı? Eser kalmadı Amerika'nın o görüşlerinden."
Suriye ve Arap Baharı
Çelik, daha önce Suriye ile sınır kapılarının açıldığını hatırlatarak, "Yıllardır arzu ettiğimiz bir tabloydu bu ama sen (Esed) Arap Baharı çerçevesinde kendi vatandaşlarını bombalamaya başlarsan, Türkiye'nin buna göz yumması mümkün değildi. Türkiye, 'yanlış yapıyorsun' dedi" değerlendirmesinde bulundu.
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, Esed'e Türkiye'nin ciddi destekler vereceğini anlattığını anımsatan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Anlatıldı ama o vurmaya, öldürmeye, insanları sürgün etmeye devam etti. Bunun neticesinde Suriye'ye karşı bir duruşumuz var. İnsan hakları bağlamında, Suriyeli halk bağlamında Suriye yönetimine bir duruşumuz var. Suriyelilerin hakları ve ülkenin demokratikleşmesi konusunda önüne konan projeler çerçevesinde Suriye'yi rahatlatan adımlar atsaydı, Arap Baharı'ndan da etkilenmeyecekti ve bu sorunlarla da bölgeyi karşı karşıya bırakmayacaktı."
İç güvenlik reformu
Çelik, AK Parti hükümetinin "kılı kırk yardığını" ifade ederek, Meclise yeni yasa tasarılarının geleceğini anlattı.
Emniyetsiz hürriyet olamayacağını vurgulayan Çelik, "Bilgi çağını terör çağına dönüştürmek isteyenlere karşı, bilinçli olmak, akıllı hareket etmek, hissi davranmamak durumundayız" diye konuştu.
Güven ortamıyla özgürlükleri bütünleştirecek düzenlemelere işaret eden Çelik, "Artık o 120 binin dışında o bölgede huzur içinde yaşamak isteyen vatandaşlarımızı kimse huzursuz edemeyecek. Ederseniz, karşılığında müeyyideleri göreceksiniz. Müeyyideler de 'bu kapıdan gir, o kapıdan çık' olmayacak. O molotofu attıysanız, 3 seneyse asgari 3 seneden başlayacak, silah kabul edilecek, onun bedelini mutlaka ödeyeceksiniz. Bu düzenlemeler hızlı şekilde parlamentoya gelecek ve bunlar inşallah yasalaşacak" ifadesini kullandı.
"İyi gidişimizde çok ciddi sarsılmalar oldu"
Çelik, bakanlık olarak çok önemli reformlar gerçekleştirildiğini bildirerek, sosyal güvenlik reformunun herkesi ilgilendirdiğini söyledi.
"Doğumdan ölüme, hatta öldükten sonra da vatandaşların geriye bıraktıkları sorunları çözmeye çalışan bir reform" diyen Çelik, bunun dışında İş Kanunu gibi çok önemli bir kanunu AK Parti iktidarının Meclisten geçirdiğini anımsattı.
Yıllar sonra yeni iş kanununu yürürlüğe koyduklarına dikkati çeken Çelik, şunları kaydetti:
"Sendika kanunlarını yeniledik. Yeniden sendikal kanunları, 12 Eylül kanunları olmaktan çıkardık. En önemlisi, iş sağlığı ve güvenliği yasamız yoktu, bu yasayı parlamentodan geçirdik. Çok önemli bir yasa ama ne yazık ki bu yasanın da etkisiyle olumlu gelişmeler devam ederken, İstanbul ve Manisa'da yaşanan Soma ve asansör faciaları, gerçekten hepimizi derinden üzdüğü gibi, bu kazalar neticesinde bizim de iyi gidişimizde çok ciddi sarsılmalar olduğunu ifade edebilirim. Yani bir yılda 100 bin işçiden 6 işçi, Türkiye'de hayatını kaybederken, 2002 yılında 16 işçi hayatını kaybediyordu. 16 işçiden 6 işçiye kadar gerilemişti. Avrupa'da yılda 100 bin işçiden 3 işçi hayatını kaybediyor. Biz oraya doğru hızla yaklaşırken Soma faciası neticesinde gerçekten çok ciddi şekilde sarsıldığımızı ifade etmek isterim."
Toplantı, Çelik'in konuşmasının ardından basına kapalı devam etti.
Muhabir: Şahin Oktay-Yunus Emre Günaydın
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
