
Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Kuzey Irak ve mücavir alanlarda kara harekatı yapılmasına ilişkin tezkerenin süresinin uzatılacağını bildirdi.***
ANKARA
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Başbakanlık Yeni Bina'da gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısı yaklaşık 4,5 saat sürdü.
Arınç, Bakanlar Kurulu'na ilişkin yaptığı açıklamada, hükümete sınır ötesi harekat yapabilme imkanı tanıyan tezkerenin Bakanlar Kurulu toplantısında imzalandığını bildirdi.
Başbakan Yardımcısı Arınç, şunları kaydetti:
''Bildiğiniz gibi geçtiğimiz yıl, hükümete yetki verilmiştir sınır ötesi kara harekatının, Kuzey ırak ve mücavirinde yapılabilmesini teminen. Bu yetkinin süresi 17 Ekim'de sona ermektedir. Biraz önce Bakanlar Kurulu tezkeresi imzalandı. Yarın umuyorum ki TBMM'ye gönderilecektir ve 1 Ekim'de yeni yasama yılının başlamasıyla Meclisimizin ilk gündemine alacağı konulardan birisi, 17 Ekim 2011 tarihinden itibaren 1 yıl daha kuzey ırak ve mücavir alanlarda terörle mücadele kapsamında kara harekatı yapılabilmesiyle ilgili tezkeremiz imzalanarak TBMM'ye gönderilmiştir.''
Kendileri bilirBülent Arınç'ın açıklamasının satır başları şöyle:
-(Muhsin Yazıcıoğlu) ona karşı yapılmış hareket, ister bir kaza olsun, isterse hepimizi derinden yaralayacak bir suikast olarak tecelli etsin, bir insan olarak onu kaybetmenin üzüntüsünü taşıyoruz.
-Ama alemde hiçbir hakikat gizli kalmamalıdır. Bu olay, sonuna kadar incelenmeli ve gerçekten, rütbeli rütbesiz, bu aletleri söken veya bir takım şeyleri yok etmeye çalışan bir gayret söz konusu ve bu yargı kararıyla tespit edilirse bundan ayrıca seviniriz çünkü, gerçek ortaya çıkmış olur.
-Eğer 1 Ekim'den sonra böyle bir şey gerçekleşirse ki hepimiz her gün gözümüzü açmış BDP'nin gelip gelmeyeceğini tartışıyor da değiliz, bunun merakı başkalarına düşer, gelirlerse kendileri bilir, gelmezlerse yine kendileri bilir. Ama geldikleri taktirde sanıyorum ki AK Parti onları da ziyaret etmek için onlarla da görüşmek için bir girişimde bulunacaktır.
-Ben önümüzdeki günlerde belki yine medyamızın değerli kuruluşları ile ve o kuruluşların başındakiler ile bir toplantı yapmayı, bunun (terör olaylarının veriliş biçimi) bir milli mesele olduğunu, batı ölçütlerinde bir haber verme tekniğinin Türkiye'de de mutlaka yerleşmesi gerektiğini konuşacağım. Bu dostane bir konuşma olacak.
-Bu konuda hiçbir müeyyide uygulama imkanımız da yok. Ancak onların da vatanperverliklerine güveniyoruz. Eminim beraberce müşterek bir noktaya varmış oluruz.
Ne yaptıysak daha fazlasını yapacağız-(Son dönemdeki terörist saldırılar) Şu ana kadar güvenlik görevlilerinin bir ihmali olduğu konusunda bir bilgi elimizde yoktur. Esasen tecavüzden de taarruzdan da görüyoruz ki çok sinsice hazırlanmış bir plan ve bir takım destekleri ile maalesef ortaya konulmuş bulunmaktadır.
-Bundan sonraki bütün gayretlerimiz bu ve buna benzer olayların bir daha tekrarlanmaması, gözyaşı dökmemek, şehitlerimizin, gazilerimizin hatıralarını hiç olmazsa biraz olsun unutabilmek. Çünkü, Türkiye'nin huzura, sükuna ihtiyacı var.
-Terörle mücadele kapsamında bugüne kadar ne yaptıysak daha fazlasını yapacağız. Bundan da kimsenin endişesi olmasın.
-Sayın Başbakanımızın "siyaset" derken mutlaka seçilmiş milletvekillerini ve siyasi partileri amaçladığını, onları ifade etmek istediğini düşünüyorum''