
Başbakan Yardımcısı Arınç, büyükelçilere seslenip, kendilerinden beklenen çalışmaları anlattı.***
ANKARA
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 4. Büyükelçiler Konferansı'nda bir araya gelen büyükelçilere, Vilayetler Evi'nde, akşam yemeği verdi. Yemeğe, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da katıldı.
Büyükelçilere ''Artık dünyanın neresinde olursanız olun, Türk diplomatı olmanın artan ağırlığını ve sorumluluğunu hissetmektesiniz'' diye seslenen Arınç, şöyle konuştu:
"Doğrudan taraf olalım veya olmayalım, uluslararası gündeme etki eden her konuda özgün ve yapıcı bir Türkiye perspektifi ortaya koymak durumundasınız. Yaklaşık 10 yıl önce iktidara geldiğimizde bu bizim arzumuz ve hedefimizdi. Bugün ise başkalarının bizden beklediği bir ödev ve hatta yükümlülük haline gelmiştir. Artık Endonezya'da Türkiye'nin demokrasi anlayışı, Afrika'da kalkınma modeli, ABD'de ise radikalleşmeye karşı modelimiz konuşulmaktadır. Bunları siz bizzat sahadaki kişiler olarak daha yakından görmektesiniz. Bu gördüklerinizi ülkemiz kamuoyuna yansıtmanız da bir başka vazife olarak değerlendirilmelidir."
Büyükelçilere görev
Büyükelçilerin yıllardır terörle mücadelenin dış boyutunda faaliyet gösterdiğini, uluslararası toplumun bu konuda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesi için çaba sarf ettiklerini dile getiren Arınç, bunun çok önemli olduğunu ve bu yöndeki gayretlerin aynı kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Arınç, "Ancak şunu da kabul etmemiz gerekir ki terörün iç kaynaklarını kurutmadan çareyi sadece dışarıda aramak, bizi bu beladan kurtaramaz. İşte biz de bu anlayışla, terörün yurt içindeki hareket alanını özellikle son aylarda sergilenen doğru stratejilerle daraltıyoruz. Terörizmle mücadele için ise daha fazla demokrasi ve hakların yaygın kullanımı için yeni politikalar geliştiriyoruz" dedi.
Karşılıksız kalmayacak
Arınç, Fransa Parlamentosu'nun 1915 olaylarına ilişkin kararına ilişkin, "Yönetimlerin dar çıkar hesapları doğrultusunda serbest düşünce ve araştırmaların engellenmeye çalışılması, insanların doğru bildiklerini söyleyebilmelerinin önünün kapatılması ve yüce Türk milletinin alnına kara bir leke sürülmeye çalışılması başlı başına bir haksızlıktır. Bu girişim karşılıksız kalmayacaktır'' dedi.