
Milli Savunma Bakanı Yılmaz, bedelli askerlikle ilgili, ''Aynen komisyondan geçtiği şekilde büyük bir ihtimalle, son söz milletvekillerine aittir biliyorsunuz" dedi.
SİVAS
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, AK Parti Şarkışla İlçe Teşkilatı Kongresi'nde yaptığı konuşmada, bedelli askerlikle ilgili olarak, ''Aynen komisyondan geçtiği şekilde büyük bir ihtimalle, son söz milletvekillerine aittir biliyorsunuz, muhakkak mecliste ne karar verilir ayrı bir şey, genel kurulda. Ama komisyondan geçtiği şekilde biz onun arkasında olacağız'' dedi.
İlçede basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Bakan Yılmaz, bir basın mensubunun, ''İran'da bir askeri yetkilinin yaptığı öne sürülen açıklamayla ilgili'' görüşlerini sorması üzerine şöyle konuştu:
''Hiçbir şey söylemiyoruz. Onların siyasi temsilcileri, yetkilileri, bir bu ibare doğru mu, yanlış mı teyit etsinler, onun üzerine bir değerlendirme yaparız. Basından duydunuz bunu. Şimdi basından duyup da biz onun üzerine bir beyanda bulunursak bu sefer de onlar aynen diyecekler ki, Türkiye milli savunma bakanı böyle bir cevap verdi, ne diyecek, onun milli savunma bakanının tekrar bize dönmesi gerekir. Bakanının tekrar bize dönmesi gerekir. Böyle basın üzerinden konuşmak doğru değil. Önce siyasi olarak böyle bir mesaj doğru mudur, değil midir, söylenmiş midir, söylenmemiş midir, bunun teyidini bir alalım, ondan sonra gereken cevap verilir.''
''AB'nin vicdani ret konusunda neden bu kadar ısrarcı olduğunun'' sorulması üzerine de Bakan Yılmaz, şunları kaydetti:
''Avrupa Birliği'nin bir ısrarı yok. Bir yorum farklılığıyla o noktaya varırsınız. Ama şu anda bizden istenen nedir? Bizden istenen diyor ki, bu vicdani rete verilen cezayı bir seferle sınırla diyor. Bizim çalışmamız ona yönelik. Yoksa vicdani reti, 'ben getirdim, sen de getir' diye bir çalışma yok. Bizden istenen vicdani rette verilen, örnek veriyoruz, bir tane vatandaşımıza vermişiz, adam diyor ki, 'tekrar askere gitmeyeceğim' Yine aynı suçtan, nedir, askere gitmeme. Bir daha dönüyorsunuz, durmadan soruşturma devam ediyor. Diyor ki, ömür boyu bu adamı tahkikat baskısı altında tutabilmek, hukuka aykırıdır, insan haklarına aykırıdır. Taraf olduğunuz bir mahkemenin kararına uymak gerekir, doğru mudur? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taraf mıyız? tarafız. Bizim aleyhimize bir karar vermiş mi? Vermiş. O kararı yerine getirmek lazım. İstenilen husus cezanın teke düşürülmesi, bu kadar.''