ANKARA
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da, TİKA tarafından tamamlanan ortak projelerin açılışının yapıldığı "Ayrı Coğrafyalarda Aynı İmza" törenine katıldı.
Törende yaptığı konuşmaya, TİKA'ya beş kıta üzerinde sürdürdükleri muazzam projeler için teşekkürlerini ileterek başlayan Erdoğan, dünyanın dört bir yanına dağılmış tüm TİKA çalışanlarını, emekleri, heyecanları, ortaya koydukları muhteşem eserleri nedeniyle tek tek kutladı.
Erdoğan, ''Bu anlamlı günde, bu anlamlı açılışta heyecanımızı paylaşan dost ve kardeş ülkelerin temsilcilerine de şahsım ve milletim adına teşekkür ediyor, onların şahsında tüm dosta ve kardeş ülke halklarını buradan muhabbetle selamlıyorum'' diye konuştu.
''Soma'da şehit olan kardeşlerimiz artık 77 milyonun evladı oldular''
Soma'da maden faciasında Hakka uğurlanan 301 işçi kardeşine Allah'tan rahmet niyaz ettiğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
''Ekmek için, evlerinin, ailelerinin, çocuklarının rızkı için yerin altında ter döken, helal kazanç uğruna canlarını veren bu kardeşlerimi, Rabbim temennim odur ki inşallah şehitler mertebesinde taltif eder. Rabbimin de onları şehit kabul etmesini, her birini cennetiyle mükafatlandırmasını tekrar tekrar temenni ediyorum. Soma'da şehit olan kardeşlerimiz artık 77 milyonun evladı oldular. Hem şehitlerimizin yakınlarına, hem de 77 milyon yaralı halkıma bir kez daha sabır ve metanet diliyorum. Tekrar tekrar hastanelerde de ziyaret ettiğimiz yaralı kardeşlerime Allah'tan şifa niyaz ediyorum. Geçmiş olsun dileklerimizi bir kez de buradan iletiyorum. Millet olarak, gerçekten çok büyük bir hüznü, tarifi mümkün olmayan bir acıyı yaşıyoruz. Yarın inşallah partimizin grup toplantısında bu elim faciayı tüm boyutlarıyla ele alacak, yaraları sarmak için gösterdiğimiz gayreti milletimizle paylaşacağız.''
Bu vesileyle Türk halkının acısını paylaşan, taziye yayınlayan, telefonla kendilerini arayıp duygularını dile getiren, yardım önerisinde bulunan, yas ilan eden, başta Pakistan olmak üzere tüm dost ve kardeş ülkelere teşekkürlerini ileten Erdoğan, ''Allah ülkemize ve milletimize, yeryüzündeki hiçbir ülke ve millete böyle ağır acılar yaşatmasın. İnsanlığı bu facialardan muhafaza etsin diyorum'' dedi.
Bosna Hersek'e yardım
Türkiye bu büyük maden faciasında derin bir matem yaşarken bazı ülkelerde de büyük felaketlerin yaşandığını üzüntüyle öğrendiklerini ifade eden Erdoğan, ''Bosna Hersek'te ve Sırbistan'da son 120 yılın en etkili yağışları nedeniyle çok sayıda yerleşim birimi ve tarım arazisi sular altında kaldı'' diye konuştu.
Dün akşam Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi Başkanı Bakir İzzetbegoviç ile görüştüğünü bildiren Erdoğan, kendilerinin talepleri olduğunu ve bu sabah o taleplerin ulaştırıldığını söyledi.
Erdoğan, ''Kendisiyle bu sabah tekrar görüştüm. Yardımların kendilerine ulaştığını da öğrendim. Yeni neler gerekiyorsa bunları da gerek AFAD, gerek Kızılay gibi kurumlarımız vasıtasıyla da inşallah telafi etmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz. Ekiplerimiz orada. TİKA, zaten başından itibaren işin içerisinde ve desteklerini sürdürüyor'' dedi.
Gürcistan'a geçmiş olsun dileklerini iletti
Şu ana kadar 44 kişinin sel baskınlarında hayatını kaybettiğini, hem can kaybının hem de maddi kaybın artacağı yönünde haberler aldıklarını belirten Erdoğan, TİKA'ya tekrar burada verdiği mücadele sebebiyle teşekkür etti.
Aynı şekilde AFAD ve Kızılayın da afet bölgesinde şu anda aktif durumda olduğunu belirten Erdoğan, Bosna Hersek ve Sırbistan halkına başsağlığı dileklerini iletti.
Birazdan canlı bağlanacakları Gürcistan'da, ülkenin kuzeyindeki bir baraj inşaatında toprak kayması sonucu enkaz altında kalanların olduğu haberlerini aldıklarını söyleyen Erdoğan, bu kazadan dolayı Gürcistan'a geçmiş olsun dileklerinde bulundu.
Bir başka facia da Laos'ta yaşandığını anımsatan Erdoğan, askeri bir uçağın düşmesi sonucu aralarında Laos Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanının da bulunduğu 20 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. Erdoğan, dost Laos halkına da başsağlığı diledi.
''Gazi Mustafa Kemal'in hatırasına denk düşen anlamlı bir açılış yapıyoruz''
TİKA'nın tamamladığı 5 ülkedeki 5 projeyi son derece anlamlı bir günde hizmete aldıklarını vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Evet, bugün 19 Mayıs. Gazi Mustafa Kemal'in 1919'da Samsun'a çıkarak 95 yıl önce milli mücadelenin ateşini yaktığı, o anlamlı günün 95'inci yılını idrak ediyoruz. Türkiye genelinde tüm gençlerimizin, Gençlik ve Spor Bayramı'nı tebrik ediyorum. Gazi Mustafa Kemal'i minnetle yad ediyoruz. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi, ahirete intikal etmiş tüm gazilerimizi de rahmet ve minnetle anıyoruz. Gazi Mustafa Kemal kendisine 'doğum tarihi' sorulduğunda '19 Mayıs' diye cevaplamıştı. Evet kendi ifadesiyle doğum yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal'in hatırasına denk düşen anlamlı bir açılış yapıyoruz. TİKA, Makedonya'da, Makedon bakanlarıyla işbirliği içinde Gazi Mustafa Kemal'in babası Ali Rıza Efendi'nin evinin yerini tespit etti. Makedonya'nın Jupa Belediyesine bağlı Kocacık köyünde bu evi aslına uygun şekilde inşa etmeyi projelendirdik. 2011 yılında çalışmalara başladık. Selanik'teki evi nasıl aslına uygun olarak restore ettiysek, bu evi de aynı şekilde restore ettik. İki adet anı evini tamamladık. Bugün işte bu anı evlerini artık ziyaretçilerin hizmetine açıyoruz. Kocacık köyüne gidenler Gazi Mustafa Kemal'in babası Ali Rıza Efendi'nin bu anı evlerini ziyaret edebilecek, tarihi orada yaşayabilecek, müze evlerinde Gazi Mustafa Kemal'in babasının, dedelerinin iklimini orada teneffüs edebilecek. Kendi ifadesiyle doğum gününde, ayrıca milli mücadeleyi başlattığı günde 19 Mayıs'ın 95'inci yıl dönümünde bu büyük ve anlamlı eseri vücuda getirmenin iftiharını milletçe hep birlikte yaşıyoruz. Bu anı evlerinin Türkiye için, Makedonya için, insanlık tarihi için hayırlara vesile olmasını diliyorum.''
Bugün açılışı yapılan bir başka TİKA projesinin de Filistin'de bulunduğunu belirten Erdoğan, Batı Şeria'nın Ramallah şehrine bağlı El-Bireh'de TİKA tarafından modern bir kız ortaokulu inşa edildiğini ifade etti.
Başbakan Erdoğan, okulun, 4 katlı ve 14 sınıftan oluştuğunu, ayrıca 450 Filistinli öğrenciye hizmet vereceğini bildirdi. Okulun Filistinlilere hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, AK Parti Çorum milletvekili Murat Yıldırım'ın okul açılışı için Ramallah'ın El-Bireh köyünde bulunduğunu kaydetti.
Diğer bir projenin Gürcistan'da olduğuna değinen Başbakan Erdoğan, Gürcistan Çalışma Bakanlığı ve Ekonomi Bakanlığı ile Tiflis Belediye Başkanlığınca TİKA'nın engelli merkezinin tadilatını tamamladığını belirtti. Söz konusu merkezin Gürcistan'daki engelli çocuk ve gençlerin eğitimine önemli katkılar sağladığını, onları geleceğe hazırladığını kaydeden Erdoğan, Gürcistan'da Bursa milletvekili Hüseyin Şahin'in bulunduğunu dile getirdi.
"Projeler 19 Mayıs ruhuyla örtüşen projelerdir"
Başbakan Erdoğan, başka bir projeyi de Somali'de tamamladıklarını belirterek, "Somali'ye yaptığımız ziyaret sırasında Mogadişu'da şehir içi yolların kullanılamaz halde olduğunu gördük ve bizzat bu yollar için proje hazırlanması talimatını vermiştim. TİKA, 2012 yılının ekim ayında çalışmaları başlattı ve Mogadişu'ya 23 kilometre uzunluğunda çift yönlü aydınlatmasıyla sosyal imkanlarıyla örnek bir yol kazandırdı. Güvenlik sorunları nedeniyle zaman zaman duran projeyi bütün zorluklara rağmen tamamladık, yolu kullanılır hale getirdik" ifadesini kullandı.
Mogadişu Havalimanının da yapıldığına dikkati çeken Erdoğan, Afyonkarahisar milletvekili Halil Ürün'ün Mogadişu'da bulunduğunu ve yapılan yolun Somali halkı için hayırlı olmasını diledi.
Başbakan Erdoğan, son projenin ise Tunus'ta önemli bir tarım projesi olduğunu belirterek, projenin TİKA tarafından tamamlandığını kaydetti.
2012 yılından itibaren Tunus'un yeniden yapılandırılması kapsamında ülkeye kalkınma ve teknik destek verdiklerini aktaran Erdoğan, "Şu ana kadar Tunus İçişleri Bakanlığına 292 araç ve 42 bin 480 güvenlik malzemesi teslim ettik. Belediyecilik hizmetlerine katkı amacıyla da 92 belediye hizmet aracı ve 50 iş makinesi temin ettik. Son olarak da Tunus'a 13 iş makinesi ve 70 traktör temin ederek burada tarımın geliştirilmesine önemli katkı sağladık. Tunus'ta İstanbul milletvekilimiz İbrahim Yiğit bulunuyor. Bu anlamlı günde 5 önemli projeyi, 5 ülkeye kazandırıyoruz. Esasında bu açılışlarla 19 Mayıs'ı tam da özüne, ruhuna, ihtiva ettiği derin manaya uygun şekilde idrak ediyoruz. Sadece Gazi Mustafa Kemal'in babasının evini yeniden ihya etmek değil bu 5 projenin 5'i de 19 Mayıs ruhuna denk düşen projelerdir. Başta TİKA olmak üzere birçok kuruluşumuzla gerçekleştirdiğimiz projeler, doğrudan doğruya 19 Mayıs ruhuyla örtüşen projelerdir" diye konuştu.
"Türkiye, o zor süreçte asla yalnız değildi"
Başbakan Erdoğan, bir noktaya özellikle dikkat çekmek istediğini belirterek, konuşmasına şöyle devam etti:
"19 Mayıs 1919'da başlayan, bugüne kadar da devam eden sürece dikkatinizi çekiyorum; ulusal sınırlarımız içine hapsolunacak bir süreç değildir. Bize çoğu zaman şunu anlattılar; 'Türkiye, saldırıya maruz kaldı, Türkiye toprakları işgal edildi, tüm dünya Türkiye'nin aleyhine tavır takındı, Türkiye yalnız bırakıldı'. Hayır. Türkiye o zor süreçte asla yalnız değildi. Her zaman ifade ediyorum, 19 Mayıs 1919'un kapılarını aralayan Çanakkale zaferimizde Anadolu ve Trakya'nın evlatları kadar Makedonya'nın, Bosna Hersek'in, Filistin'in, Suriye'nin, Irak'ın evlatları da dedelerimizle birlikte şehit oldular. Senegal'den bize karşı savaşmak için getirilen kardeşlerimiz Çanakkale'ye gelip de ezan sesini duyunca, bize karşı savaşmayacaklarını ifade edip silahlarını bıraktılar, bu çok anlamlıdır. Erzurum işgal edildiğinde dünyada birçok halk göz yaşı döktü, dualar edildi, İzmir işgal edildiğinde, İstanbul işgal edildiğinde inanın çok geniş bir coğrafyada kardeşlerimiz göz yaşlarına boğuldu. Afganistan, Hindistan, Bangladeş, Pakistan'dan toplanan ve Kurutuluş Savaşımız için gönderilen yardımları hiçbir zaman unutmadık ve unutmayacağız."
"Mazlumlara, ihtiyaç sahiplerine el uzattık"
Kurtuluş Savaşında Anadolu ve Trakya'daki şehitlerin fedakarlığı kadar dünya sathına yayılmış dost ve kardeşlerimizin desteğiyle, yardımlarıyla, hayır dualarıyla zafere ulaşıldığına dikkati çeken Erdoğan, şunları belirtti:
"Ecdat, dünyaya el uzattığı için, 5 kıtada gönüller fethettiği için o ecdadın torunları olarak bizler de o fethedilmiş gönüllerin muhabbetine mazhar olduk. Kanuni Sultan Süleyman nerelere, hangi anlayışla gitmişti, Abdülhamid-i Sani, nerelere hangi anlayışla gitmişti. Hiçbir zaman oraları yalnız bırakmadılar. Ecdadımız, büyüklerimiz hele hele bırakın sadece sel felaketlerini, depremleri, şunları, bunları bir yerde zulüm varsa oraya da uzandılar, oralara gittiler. Biz tarihimiz boyunca hele hele güçlü olduğumuz dönemlerde zayıflara, mazlumlara, ihtiyaç sahiplerine el uzattık. İhtiyacımız olduğunda da dost ve kardeşlerimizin yardımını gördük, ihtiyacı olana ırk, dil, din, mezhep ayrımı yapmaksızın el uzatma bizim milli kültürümüzdür. Ecdadımızdan ve tarihimizden el aldığımız çok önemli bir mirastır."
"TİKA'ya 1 milyar liranın üzerinde kaynak aktardık"
Bir konunun daha altını çizdiğini ifade eden Erdoğan, "İktidara geldiğimizde 2002'den önce Türkiye alan el konumundaydı, büyüyen ekonomiyle birlikte o dönemi kapattık, artık veren el konumuna yükseldik. Yıllık bu noktada yaptığımız yardım 2,5 milyar doları aşmış vaziyette, buraya geldik. Neden, çünkü biz biliyoruz ki veren el, alan elden hayırlıdır. Son 11 yılda sadece TİKA'ya 1 milyar liranın üzerinde kaynak aktardık. Önceki dönemlere göre yüzde 335 artış kaydettik" diye konuştu.
Erdoğan, TİKA'nın kurulduğu günden bu yana 15 bin proje gerçekleştirdiğini, bunun 13 bin adedini son 11 yılda başlattıklarını, projelerin bittiğini belirtti. Kalkınma yardımları artışında üst üste dünya birincisi olunduğunu ifade eden Erdoğan, kalkınma yardımlarında dünyada da ilk beşte yer alındığını söyledi.
2013 yılında resmi ve özel yardım miktarının iki buçuk, üç milyar dolara ulaştığını vurgulayan Erdoğan "Kızılay, Yunus Emre Enstitüsü, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, TRT, Anadolu Ajansı, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kurumlarımız da dünyanın her yerine ulaşırken TİKA eliyle eğitimden sağlığa alt yapı inşasından güvenliğine kadar her alanda dost ve kardeşlerimizin yanında olduk" diye konuştu.
Kazakistan'dan Makedonya'ya, Pakistan'dan Gambiya'ya kadar birçok ülkede 148 okul inşa ettiklerini, 164 okulun onarım ve teftişini bitirdiklerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"32 ülkenin üniversiteleriyle işbirliği yaptık, 12 Türk Dili ve Edebiyat Bölümü, 18 de merkez açtık. Yine 5 kıtada 49 sağlık merkezi inşa ettik. Moğolistan'dan Etiyopya'ya kadar ata yadigarı eserlerimize sahip çıktık, yerlerini bulduk, onardık. Milli kültürümüze ve insanlık tarihine yeniden kazandırdık. Su kuyuları açtık, tarımı destekledik. Mesleki eğitim verdik. İdari ve sivil alt yapılara destek sağladık. Büyük ülke olmak, büyük millet olmak neyi gerektiriyorsa tüm imkanlarımızla, gayretlerimizle o büyüklüğün gereğini yerine getirmenin mücadelesi içinde olduk."
Zaman zaman uluslararası yardımların eleştiri konusu yapıldığına dikkati çeken Erdoğan, "En son bunu üzülerek ifade ediyorum. 'Somali'yi bırak Soma'ya bak' tarzında insaf ve vicdan dışı ifadeler dile getirildi. Acımız daha çok sıcakken, yaralarımız tazeyken, yüreklerimiz hala kanarken bu eleştiriler üzerinde durmayacağım. Ama şunu ifade etmek durumundayım: Biz, Allah'ın izniyle, milletimizin desteğiyle Soma'ya ulaştık. Oradaki yaraları bir an önce sardık, sarıyoruz, saracağız. Ama Somali'ye de ulaşacak güçte bir devletiz artık" ifadesini kullandı.
"Biz 2002 öncesi Türkiye değiliz artık" diyen Erdoğan, Bingöl depremine en hızlı şekilde tüm imkanlarla ulaşıldığını, bir yılda yeni Bingöl inşa edildiğini hatırlattı. Erdoğan, Kütahya Simav'da deprem olduğunu, bir yılda yeni Simav inşa edildiğini söyledi.
Büyük bir felaket olan Van depreminde de bir yılda yeni Van'ı inşa ettiklerini dile getiren Erdoğan, "Erciş'i, Van merkeziyle bütün çevreyle, Edremit'iyle, İpekyolu'yla hepsini inşa ettik. 5 katrilyon harcadık Van depremiyle" dedi.
"Bizden öncekiler gibi deprem felaketinin altında kalan bir iktidar olmadık. Bizden öncekiler depremden sonra iktidarı bırakıp kaçıp gittiler" ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Ama biz tam aksine orada daha modern, daha güzel bir şehir nasıl inşa ederiz, bunun gayreti içinde olduk. Şimdi de Soma'da biz o 301 kardeşimizin ailelerini mağdur etmeyecek şekilde her türlü tedbiri aldık. Yaralı kardeşlerimizle ilgili her türlü tedbiri aldık, adımları atacağız. O ocakta çalışan kardeşlerimizle ilgili de çalışmalarımızı yapacağız ve kendilerine istismara fırsat vermeyecek şekilde bu konuda AFAD şu anda devreye girmiştir. AFAD'ın yapacağı çalışmalar orayla ilgili hesap açılmıştı çünkü bunun istismarını yapanlar olur. Şu dernek, bu dernek falan. Bunların hepsi istismardır. AFAD sadece bu iş için hesap açmıştır. Kimse bu oyuna gelmesin her hangi bir destek yardım yapacak olan varsa bu yardımı AFAD'daki bu özel hesaba yatırsın, oradan gerek şehitlerimize gerek yaralılarımıza gerek ocakta çalışan kardeşlerimize değerlendirmesi yapılıp dağıtımı da yapılacaktır."
Sel baskınlarına, yangınlara, tıbbi desteğe ihtiyaca olanlara hızla ulaşıldığını, imkanların çok üst seviyelere çıkarıldığını belirten Erdoğan, AFAD'ı Kızılay'dan sonra bunun için kurduklarını, AFAD'la birlikte o hızı artırdıklarını söyledi.
Erdoğan, "Şu anda Bosna Hersek'te varız, Sırbistan'da varız, Afganistan'da varız. Oralara da yardım ulaştırıyoruz, oralarda yaraları sarmaya çalışıyoruz. Biz Türkiye'yiz. Sadece afetlere ulaşan değil, afetlere yönelik en keskin tedbirleri alan da biz olduk. Depreme karşı kentsel dönüşümü başlattık. Bedeli ne olursa olsun yapacağız dedik ve çürük binaları yıkarak yenilerini yapıp sahiplerine teslim ederek, büyük devlet olmanın gereğini yaptık" ifadesini kullandı.
Erdoğan, şöyle devam etti:
"Biz vicdan sahibi bir milletiz. Vicdan sahibi milletin elbette vicdan sahibi devleti olacak. Fakat insanlıktan nasibini almamış, zerre kadar vicdanı olmayan, ahlak değerleriyle yakından alakalı olmayan bazı tipler de bizim mitinglerimize geldi diye, 'Onlar buna müstahaktır' diyecek kadar seviye kaybından mahrum olanlardır. Bakıyorsunuz, bir diğeri, o da farkı yok, maalesef çok çok ahlaksızca bir ifadeyi kullanıyor. Şimdi ben soruyorum: Bu yazıyı yazanların patronları acaba bunları kendi gazetelerinde nasıl barındırıyorlar? Diyorum ki sen bir patron olarak sen de aynı zihniyetin mensubusun, eğer bunları hala kapıya koyamıyorsan sen de aynı zihniyetin mensubusun. Çünkü benim o şehit vatandaşlarıma 'bu ölüme müstahaktır' deme hakkına bunlar sahip değildir, bunu diyemezsin. Bunlar ne gazidir, ne şehittir, nokta nokta niyazidir diyenleri yanında barındıranlar bunu söyleme hakkına sahip değildir, onu barındıranlar onlar da aynı şeyi düşünüyor demektir. Zaman zaman bir yerlere gelip de bazı eylemlerde bulunanlar önce bu ifadeyi kullananlara karşı tavırlarını koysunlar da samimiyetlerini görelim."
"Acının rengi, ırkı, dili, dini yoktur"
Hem içeride hem dışarıda ulaşılan her yere vicdanın, insanlığın, insani değerlerin gerektirdiği tavrı göstermeyi sürdüreceklerini dile getiren Erdoğan, acının rengi, ırkı, dili, dini olmadığını söyledi.
Erdoğan, şunları kaydetti:
"Baştan beri neler söylediler, dediler ki, 'Bu patron AK Partili'dir.' İlk defa o gün orada gördüm. O güne kadar kendisiyle hiç görüşmüş değilim; tanımam, bilmem. Bu şirketin sahibi kimdir, bu holdingin sahibi kimdir tanımam, bilmem. Bu müfteriler bu ülkede benim milletimden zannediyorlar ki bu iftiralarla bir şey sağlayacaklar, sağlayamazsınız. Benim milletim müfterileri bu ülkede çok iyi tanır. Utanmadan, sıkılmadan yandaşlarına orayı peşkeş çekti diyecek kadar alçaldılar. Bunlar ne derse desin biz ellerini Allah'a açıp, bütün bu şehitlerimize Fatiha'larını gönderenlere, Hatm-i Şerif'lerle, Kur'an Kursları'ndaki yavrularımıza, onlara ben Allah razı olsun diyorum. Çünkü onlar bu milletin dininden, vicdanından çıkan sese bence rehberlik ettiler. Onlar diğerlerinin düştüğü seviyeye düşmediler. Onlar tam aksini yaptılar. Bir şehit neyi beklerse onlar onu gönderdiler. Onun için ben meydanlarda, camilerimizde o şehitlerimize Fatiha'lar gönderen, Yasin'ler gönderen, hatimler gönderen o yavrularımıza çok teşekkür ediyorum, sağ olsun, var olsunlar. Rabbim hiç kimseye hiçbir ülke ve halka acılar yaşatmasın diyorum, Rabbim, hiç kimseyi büyük acılarla imtihan etmesin diye dua ediyorum."
Açılışı yapılan projelerin, dost kardeş ülkelere, o ülkelerin halklarına hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, "TİKA'ya, Sayın Başkan ve ekibine bu projelerde emeği olan herkese teşekkür ediyorum. Bir kez daha 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'nın kutlu olmasını diliyor, katılan herkese şükranlarımı ifade ediyorum" dedi.
Açılıştan notlar
Başbakan Erdoğan, salona girişinde alkış ve sloganlarla karşılandı. Açılış töreninin başlangıcında Makedon bir genç İstiklal Marşı okudu. Soma'daki maden faciasında hayatını kaybeden maden işçileri için saygı duruşunda bulunuldu.
Törene Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç ile Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu katıldı.
Başbakan Erdoğan'ın konuşması sonrasında sırasıyla Filistin, Gürcistan, Somali, Tunus ve Makedonya'ya canlı bağlantılar yapılarak yapımı tamamlanan eserlerin açılışı gerçekleştirildi.
Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler Makedonya'dan, AK Parti Çorum milletvekili Murat Yıldırım Filistin'den, AK Parti Bursa milletvekili Hüseyin Şahin Gürcistan'dan, AK Parti Afyonkarahisar milletvekili Halil Ürün Somali'den ve AK Parti İstanbul milletvekili İbrahim Yiğit Tunus'tan telekonferans yöntemiyle salona bağlandı.
Erdoğan, Makedonya'da Atatürk'ün babası Ali Rıza Efendi Anı Evi, Filistin'de El- Bireh Türk Okulu, Somali'de Mogadişu Dostluk Yolu, Tunus'ta Tarımsal Kalkınma, Gürcistan'da AİSİ Engelli Merkezinin açılışını telekonferansla yaptı.
Somali'ye yapılan bağlantı sırasında Somali'de 80 dönüm arazi üzerinde büyükelçilik inşaatının sürdüğünü ve ayrıca Türk girişimcilerin havalimanı ve liman inşaatlarını yaptığını hatırlatan Erdoğan, "Yani Türkiye, nerede bir mağdur, mazlum varsa orada" dedi.
Erdoğan, ayrıca Somali'de şehit olan polis memuru Sinan Yılmaz'ı da rahmetle andı.
Törenin bitiminde salonda bulunan AK Partili gençler, Başbakan Erdoğan'ın etrafını sardı. Erdoğan bu gençlerden bazılarıyla fotoğraf çektirdi.
Atatürk'ün baba ocağı
Türkiye ve Makedonya Kültür Bakanlıkları işbirliği ve TİKA'nın destekleriyle Ali Rıza Efendi'nin Makedonya'daki evinin, 2011 yılında başlayan aslına uygun olarak yeniden inşa edilmesi tamamlandı.
Kocacık köyündeki ev, Atatürk ve ailesinin hayatını anlatacak biçimde tasarlandı. Bu kapsamda, Ali Rıza Efendi'nin babası Kızıl Hafız Ahmet Efendi ile annesi Ayşe Hanım, çocuk yaştaki Mustafa ve Makbule Hanım, Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanım anı odaları, genç Mustafa Kemal'in Balkan günlerini yansıtan canlandırma köşelerine yer verildi.
Diğer projeler
Batı Şeria'nın Ramallah şehrine bağlı El-Bireh Belediyesinde 4 katlı, 14 sınıflık kız ortaokulu inşa eden TİKA, 450 öğrencinin eğitim alabileceği bu okul ile bölgedeki en gelişmiş okulu hayata geçirdi.
Somali'de, çift yönlü 23 kilometre uzunluğunda, 736 aydınlatma direği ile sosyal tesislerin yapımını kapsayan Mogadişu Dostluk Yolu yapıldı.
Tunus'ta Tarımsal Kalkınma Projesi kapsamında, Tunus Tarım Bakanlığına 13 kazıyıcı yükleyici iş makinesi, 70 traktör ve beraberindeki tarım ekipmanları sevk edildi.
Gürcistan'da "Eşitliğe Giden Yol" adı altına gerçekleştirilen AİSİ Engelli Merkezi ile engelli çocukların kamu okullarında özel eğitim alabilmeleri için hazırlanması, gençlerin meslek eğitimi görmelerine yönelik gerekli teknik donanımla alt yapısının oluşturulması, engelli istihdamlarının sağlanması için uygulamalı mesleki eğitimi görmelerini de hedefliyor.
"Seçilme yaşı neden 18 olmasın?"
Başbakan Erdoğan, etkinliğin ardından, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Başbakanlık Yeni Bina'da gençleri kabul etti.
Seçme ve seçilme yaşının 18 olmasını hedeflediklerini hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Madem seçme yaşı 18'dir, seçilme yaşı niye 18 olmasın? Bugün Almanya'da oluyor, Hollanda'da oluyor, niye Türkiye'de olmasın. Şimdi bunun çalışmalarını yaptırıyorum ve en kısa zamanda, belki de bu yasama yılı olmasa dahi önümüzdeki yasama yılında grubumuz olarak seçme ve seçilme yaşını 18, bu şekilde çıkartma azmindeyiz."
"Savcılar bununla ilgilensin"
"Şu anda ortak bir acıyı yaşıyoruz, değil mi? İnsani bir trajedi üzerinden bile kamplaşma, kutuplaşma üretebiliyorlar" diyen Erdoğan, şunları söyledi:
"Hatta Soma'da ölen vatandaşlarımıza 'onların bu ölüme müstahak olduğunu' söyleyecek kadar insanlıktan nasibini almayan, vicdani duygulardan nasibi olmayan köşe yazarı müsveddelerini görüyoruz. Bunu benim o madenlerde çalışan kardeşlerime söylemeye kimsenin hakkı yok. Bunlar aslında savcılıkları devreye sokması gereken bir olaydır. 'Savcılar da lütfen bununla ilgilensin' diyorum. Orada emeğini, alın terini, her türlü oradaki tehdide rağmen ortaya koymuş olan o vatandaşlarımıza bu şekilde bir yaklaşım, insanlıktan nasibini alan kimsenin düşünce dünyasında geçmez. Daha yasımızı tutamadan, acılarımızı yaşayamadan, hatta cenazelerimizi defnetmeden bu çirkin tuzakların devreye girdiğini görüyoruz. Biz acıları paylaşan ve paylaşarak bal eyleyen bir milletiz. "
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
