GAZİANTEP
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep'ten Slovenya'nın başkenti Ljubljana'ya hareketinden önce havaalanında düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Başbakan Erdoğan, Fransa'daki cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili değerlendirmesinde, bu sonucun beklenen bir netice olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
''Tabii çok önemli olan şey şu; hakikaten son kamuoyu araştırmasının aynen çıkmış olması, ciddi bir başarı. Kamuoyu araştırması adeta bindeyle bir sapma göstermiş oldu ve tabii bu saatten sonra Sayın Sarkozy, herhalde kendisinin de verdiği söz siyasete devam etmemekti, herhalde artık tatil yapacak, başka yapacağı bir şey yoktur.''
Başta çok sıcak güven veren bazı ülkeler...
Başbakan Erdoğan, Suriye konusundaki uluslararası alanda yürütülen çabaya ilişkin soru üzerine de olayın uluslarası boyutunda, BM Güvenlik Konseyi, Arap Ligi ve İslam İşbirliği Teşkilatı olmak üzere 3 önemli aktörün bulunduğunu kaydederek, her 3 teşkilatla da irtibatın, görüşmelerin sıcak bir şekilde devam ettiğini söyledi.
Bunun zaten kesilmesinin söz konusu olmadığını, bundan sonraki süreçte de irtibatların devam edeceğini belirten Erdoğan, şunları ifade etti:
''Onların Suriye üzerindeki hassasiyetlerini daha da artırmanın gayreti içerisindeyiz. Başta Suriye'ye çok sıcak güven veren bazı ülkeler, şimdi bu güvenlerinin daha da azaldığını bazı uygulamalarıyla ortaya koydular. Örneğin son olarak BM Güvenlik Konseyi'nin gözlemci üye olarak bir gözlemci misyonunda 50 üye tespiti söz konusuydu. Daha sonra Rusya Federasyonu yapmış olduğu müracaatla orada bir ön alma gayretiyle bu rakamın 300'e çıkarılması gibi bir teklifle yaklaştı. Biz o ara Çin'deydik, biz de bir açıklama yaptık, hatta dedik ki 'bu 300 falan yetmez, bu rakamın bin, 2 bin, 3 binlere varması lazım. Çünkü bu gözlemci misyonunun aynı anda Suriye'nin bütününde varlığını hissettirmesi lazım, bütününde var olduğunu göstermesi lazım. Nerede, ne oluyor, aynı anda bu bilgiler ulaşması gereken noktaya, merkeze ulaşması lazım' dedik. Ve bizler de bunun takibini yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz.''
Okullarda süt dağıtımı
Başbakan Erdoğan , okullarda süt dağıtımı ile ilgili olarak da şunları söyledi:
''Bir alerjik olay olduğu tespiti var. Fakat buna rağmen arkadaşlarıma verdiğim talimatla şimdi onlar bilimsel bir incelemeyi de bu arada yapıyorlar. Öyle zannediyorum ki yarın ya da öbür gün bu konuyla ilgili bilimsel araştırmanın sonucunu açıklayacaklar.''
Bu açıklandıktan sonra konuya yönelik kesin kararlarını vereceklerini belirten Başbakan Erdoğan, ''Yolumuza devam ederiz ama ben şahsen bu yoldan dönmeyi düşünmüyorum'' şeklinde konuştu.
Erdoğan, Tiyatroların özelleştirilmesi konusuna dair de ''Buradan geri dönüş yok. Artık devletin maaş vermek suretiyle böyle bir işi yürütme, sürdürme diye bir şey yok'' dedi.
Annan Planı umutlarımız zayıflıyor
Başbakan Erdoğan şöyle devam etti:
''Annan Planı'na uyulacağı konusunda umutlarımızı halen muhafaza etmekle birlikte, Suriye'den gelen acı haberlerle umutlarımızın gittikçe zayıfladığını belirtmek durumundayım. Annan Planı'na uymak, Suriye'de ayrıca tek başına çözüm getirmeyecektir. Bir yönetimin, en ağır silahlarla, masum halkı, çocukları, kadınları bombalamayı sona erdirmesi, sorunun çözümünde ancak ilk aşama olabilir.''
Erdoğan, Suriye'de, halkın taleplerini gözeten, parlamenter ve anayasal sisteme dayanan, özgürlükleri genişleten bir reform sürecinin, derhal başlatılması gerektiğini belirterek, ''Muhalefetin talepleri dikkate alınmalıdır. Suriye kentlerine insani yardım, ayrıca hasar tespiti için zemin hazırlanmalıdır'' dedi.
Başbakan Erdoğan ayrıca, Hatay'da bulunan misafirlerin tamamını Kilis Öncüpınar Kampı ile birlikte 10 bin kişi kapasiteli Gaziantep Islahiye Kampı'na ve 20 bin kişi kapasiteli Şanlıurfa Ceylanpınar Kampı'na nakledileceğini söyledi.
Kaçırılan gazeteciler konusu
Suriye'de kaçırılan gazetecilerden Hamit Coşkun'un ailesini telefonla aradığı yönündeki haberlerin sorulması üzerine Erdoğan, ''Aynı haber bize de ulaştı. Telefon görüşmesi yapmış, iyi olduklarını bildirmişler ama tabii bunlar bizim için yeterli değil. Biz istiyoruz ki bu iki kardeşimiz de vatanlarına dönüp annelerine, babalarına, ailelerine kavuştuğu anda bu işi bitmiş telakki edeceğiz. Tabii bu konunun iki ayağı var, onu da artık çok açık burada söylemem lazım; hem Suriye ayağı var hem İran ayağı var. Bu konuda Dışişleri Bakanlığımız gerekli çalışmalarını yapıyor, sürdürüyor ve bu çalışmaların neticesinde temenni ederiz ki iki basın mensubu arkadaşımız da ailelerine ve vatanına kavuşur'' dedi.