ANKARA
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Mısır'da güvenlik güçlerince darbe karşıtlarına ateş açılmasına ilişkin, "Sadece Mısır'da değil, dünyanın herhangi bir tarafında halkın iradesiyle seçilmiş iktidarları silah zoruyla devirip, kendi halkına karşı katliam yapan tüm zihniyetleri, düşünceleri kınıyorum" dedi.
Sadık Yakut, şöyle devam etti:
"Dünyanın sessiz kalması sadece Mısır hadisesiyle ilgili değil. Bölgemizde yaşanan tüm hadiselerde, dünyanın ve gelişmiş Batı'nın hangi konularda nasıl tavır aldığını artık 7'den 70'e Türkiye ve dünyadaki herkes biliyor. O nedenle Türkiye'nin önce bölgesinde güçlü olması lazım. Avrupa'da, dünyada güçlü olması lazım. Osmanlı o coğrafyadan çekildiği günden itibaren o coğrafyaya bakın hiçbirinde kan da gözyaşı da durmadı. Nerede bir mazlum millet varsa, rahat olabilmesi için Türkiye Cumhuriyeti'nin çok güçlü olması lazım. Ekonomimizin çok büyük, milletimizin çok zengin ve ordumuzun da çok güçlü olması lazım."
Bağış: "Halkına kurşun sıkanlara lanet olsun"
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AA'ya yaptığı açıklamada, mübarek ramazan gününde Mısır'daki katliam nedeniyle hüzne boğulduklarını kaydetti.
Demokrasi yanlısı yaklaşık 200 kişinin Adeviyye meydanında acımasızca katledildiğini, en az 4 bin 500 kişinin yaralandığını belirten Bağış, “Demokrasi şehitlerine Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Kendi halkına kurşun sıkan, masum çocuklara, yavrulara kurşun sıkanlara lanet olsun. Bu insanlara sadece ve sadece darbe karşıtı oldukları için, demokrasi istedikleri için ordu tarafından yaylım ateşi açıldı” ifadelerini kullandı.
Taksim’den 8 saat kesintisiz canlı yayın veren, sayfalarını Türkiye’ye nefret duyanlara kiraya veren Batı medyasının çirkin yüzünü Mısır’da ifşa ettiğini kaydeden Bağış, Batı'nın darbeye darbe diyememesini eleştirdi. Bağış açıklamasında “Kalpleri var ama anlamıyorlar. Gözleri var ama görmüyorlar. Kulakları var, işitmiyorlar. Dilleri var, gerçekleri dile getirmiyorlar. Demokrasi ve ortak değerler etrafında bir araya gelmiş, bir barış misyonuyla insanlığa umut vermiş Avrupa Birliği dahi kendi değerlerini elinin tersiyle itercesine darbeye darbe diyemediği gibi katliama da katliam demedi. Sayın Ashton, Mısır’daki bu katliamı gerçekleştirenleri kınamadığı gibi bir de sözkonusu rejimi barışçıl gösterileri güvence altına almaya çağırıyor. Türkiye yalnız başına da kalsa Mısır’da demokrasinin ve milli iradenin yeniden işbaşına gelmesi ve katliamın durması için sesini yükseltmeye devam edecektir” ifadelerine yer verdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Mısır'da güvenlik güçlerinin demokrasi yanlısı gösterilerin yapıldığı Rabiatul Adeviyye meydanındaki göstericilere müdahalesi sonucu 120 kişinin ölmesi, 4 binden fazla kişinin de yaralanmasıyla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
"Bu bir katliamdır" diyen Bakan Çelik, "Mısır'da darbeciler, insanlık suçu işleyerek, demokrasiyi ve sivil hükümeti, masum insanların kanıyla boğmaya çalışmaktadırlar. Buna isim koyamayanlar ve 'dur' diyemeyenler, tarih önünde aynı oranda suçlu olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Mısır'daki gelişmelerin kendisini bir kadın ve anne olarak, bir bakan ve ülkenin bir evladı olarak çok üzdüğünü belirterek, şunları söyledi:
"Dönüp baktığımız zaman buradaki gelişmelere, özellikle dünyadaki hak ve adalet kavramlarındaki çifte standarda dikkatinizi çekmek istiyorum. Her ülkeye göre değişen adalet kavramı, her ülkenin çıkarlarına göre değişen demokrasi kavramı, her ülkenin kendi bakışına göre yapılan ikircikli açıklamalar, çifte standartlar, dünyadaki huzuru ve barışı bozuyor. Dolayısıyla 'Mısır bizi ilgilendirmez' veya 'biz kendi ülkemizden sorumluyuz, kendi insanımızdan sorumluyuz' dediğimiz bir noktada değiliz."
Hak ve adalet kavramının, insanların zihninde ve vicdanında yerini bulması gerektiğini, bu kavramlar üzerinde yeni bir dünya düzeni kurulması gerektiğini vurgulayan Şahin, "Hakkın ve adaletin tesis edildiği bir dünya düzeninde birilerinin de 'kral çıplak' deyip doğruyu haykırması gerekiyor. Bu görev de bize düşüyor" dedi.
Çavuşoğlu: Çifte standarttan vazgeçelim
Darbelerin hukuksuzca insanları katledebildiğini vurgulayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, AA muhabirine şöyle konuştu:
"Bu bizim ülkemizde de zamanında oldu, maalesef darbenin çirkin yüzünü iğrenç yüzünü Mısır'da da açıkça görüyoruz. Oradaki askeri darbe sivil insanların üzerine acımasızca ateş açıyor, katliam yapıyor. Maalesef bunu da mübarek ramazan ayında şu mübarek günlerde yapıyorlar. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.
Her şeyden önce darbelere karşı gerçek demokrasiyi savunabilmemiz için dünya genelinde, gerçek anlamda insan hakkından, demokrasilerden bahsedebilmemiz için bu ikiyüzlülükten ve bu çifte standarttan vazgeçmemiz lazım. Bu tür, darbe, katliamlar konusunda bütün dünyanın tek bir vücut olması lazım. Aksi takdirde birileri eleştirmiş, birileri başka bir şey söylemiş onun çok büyük maalesef ehemmiyeti yok. Ama bugün Mısır'da olanlara darbe bile diyemeyender çok da fazla bir bu anlamda da maalesef bir şey beklememiz söz konusu değil."
Şandır: Ordunun vatandaşına ateş etmesi meşru değil
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, "Mısır'da Müslüman Müslümanı katletmektedir. Bu, aynen Suriye'deki gibi gittikçe önlenemeyen bir iç savaşa dönüşür endişesindeyiz" dedi.
Ordunun sivil halka ateş açmasının da kabul edilemez olduğunu bildiren Şandır, "Bu tür olaylarda ordunun devreye girip ateş etmesi, vatandaşının üzerine kurşun yağdırması asla kabul edilemez. Hiç bir şekilde haklı ve meşru gösterilemez" diye konuştu.
Loğoğlu: Ordunun görevi can güvenliğini sağlamaktır
CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, AA muhabirine, "Mısır ordusunun görevi kendi vatandaşlarına silahla saldırmak ve ölmelerine yol açmak değil, bütün Mısır vatandaşlarının hangi görüşte olursa olsunlar can ve mal güvenliğini sağlamaktır" dedi.
"BM Başkanlık Bildirisi yayımlamalı"
Başta Batılı ülkeler olmak üzere AB'den ve BM'den Mısır'daki şiddetin durmasına ilişkin bir açıklama yapılması gerektiğinin de altını çizen Loğoğlu, BM Güvenlik Konseyinin toplanması ve bir karar çıkarmasının zayıf bir ihtimal gibi durduğuna dikkati çekti.
Loğoğlu, "Ancak BM'nin bir Başkanlık Bildirisi yayınlayarak Mısır'daki şiddeti hem kınaması, hem şiddetin durdurulması için Mısır ordusuna ve bütün taraflara bir çağrı yapması lazım" diye konuştu.
Vural: Kanlı müdahaleyi kınıyorum
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Mısır'da darbeci yönetimin, demokratik ve barışçıl toplantılara bu şekilde kanlı müdahale etmesini kınıyorum" dedi.
Demokrasiyi hazmedemeyen ve gücü elinde bulunduranların, halkı bulundukları ortamda ellerindeki güçlerle sindirmeyi amaçladığını vurgulayan Vural, "Bu coğrafyanın istikrarsızlaştırılmasının sonuçlarını gerçekten alabildiğince hissediyoruz. Bu darbeleri planlayanlar, darbeleri yapanlar, devletleri ve milletleri etnik ve mezhebe göre bölerek ülkeleri yönetmek isteyen zihniyet, emperyalist düşünce alabildiğince bu coğrafyada etkin olmaya devam ediyor." şeklinde konuştu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.


