
Başbakan Yardımcısı Arınç, milletvekili seçilmiş ve mazbatasını almış isimlerin tutuklu kalmasının milli iradeye saygısızlık olduğunu belirtti.***
TBMM
Bülent Arınç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve RTÜK'ün 2012 yılı bütçeleri üzerinde milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtladı.
''(Basın özgürlüğü yoktur) diyerek, bunun arkasına saklanarak, Hükümetimizi veya beni eleştirmek isteyenler, mert olun samimi olun'' diyen Arınç, şöyle devam etti:
''Mesela bir arkadaşım diyorsa ki, 'Terörle Mücadele Kanunu'nun şu maddeleri gözden geçirilsin, propaganda artık suç olmaktan çıkartılsın, örgüt adına eylem yapan suç olarak kalsın.' Ben bunu anlayışla karşılayabilirim ama olup olmayacağı konusunda hem Meclisimizin hem de kamuoyunun tepkilerini dikkate alırım. Öyle karabatak bu işe girmenin de alemi yok. Benim sözüm sadece 'basın özgürlüğü yoktur' diye feryat edip arkasındaki gerçeği gizlemek isteyenlere yöneliktir.''
Terörle Mücadele Kanunu'nun 2006 yılında güncelleştirildiğini, o zaman Meclis Başkanı olduğunu belirten Arınç, şunları kaydetti:
''Adalet Bakanı ile müşterek bir çalışmamız var. Hiçbir basın mensubunun gazetecilik mesleğini yaptığından dolayı içeride kalmış olması beni memnun etmez, üzer. Arkadaşlar bundan emin olsunlar. Ama Türkiye bir hukuk devleti, yazılı hukuk uygulanıyorsa, bundan şikayet etmeye hakkımız yok. Biz yasama organıyız, yanlış buluyorsak değiştireceğiz.''
Tutuklu milletvekilleri
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, konuşmasında tutuklu milletvekillerinin durumuna da değindi. Arınç, şunları söyledi:
''Ben bir siyasetçi ve milletvekili olarak, her şeyi bir kenara bırakarak, şu anda milletvekili seçilmiş olmasına, mazbatasını almış olmasına rağmen, parlamentoya gelerek ant içme fırsatı bulamayan arkadaşlarımız için, görüşlerinin hiçbirini paylaşmadığım halde, üzülüyorum. Çünkü onların içeride tutuklu kalması milli iradeye saygısızlıktır.''
Bülent Arınç, Basın Kanunu'nda basın özgürlüğünü kısıtlayan maddeler üzerinde birlikte çalışmaya hazır olduğunu vurgulayarak, kendi yaptığı çalışmaya katkı istedi. Arınç, gazetecilik kuruluşlarının bu konuda ciddi bir çaba sarf etmediklerini, sadece konuştuklarını dile getirdi.
Patrikane ziyareti
Tüzel kişiliği olmayan Patrikhane adına yetimhanenin tescil edilmesi yönündeki sorulara değinen Arınç, şunları söyledi:
''Bunu Fener Rum Patrikhanesi adına tespit edilerek tapuya tescil edilmesini arkadaşlarım yanlış görüyorlar. Bunu biz tescil etmedik. 1929 tarihindeki kayıtlarda, yetimhane, Rum Patrikhanesi adına tespit edilmiş. Kayıtlarda bu var. Arkadaşlarım Patrikhanenin ziyaretini de gündeme getirdi. Ben Patrikhaneyi ziyaret eden rahmetli Adnan Menderes'ten sonra ikinci hükümet yetkilisiyim. Kendime Adnan Menderes'i örnek aldım. Doğru yaptığıma inanıyorum.''
RTÜK'ün 4 bin liraya kadar kira yardımı kararı
RTÜK üyelerinin, 4 bin liraya kadar kira yardımı yapılabileceği yönünde bir karar aldıklarını belirten Arınç, şunları söyledi:
''RTÜK'te alınan kararda, 'Sen kiralama yaparsan şu kadara kadar ben sana yardım yapacağım' denilmiş. Ben onlara dedim ki 'Ben Meclis Başkanı oldum, bana tahsis edilen konutu kullanmadım.' Çünkü eşim bana, 'Arkadaşlarımın kiraya çıktığı bir zamanda sen bu konuta gidersen ben bunu kabul etmem' dedi. Milletvekilinin 1,5 milyar kirayı veremediğini düşündüğümüz bir dönemde 4 bin liraya kadar kira yardımı yapmayı ben etik bulmadım.''
RTÜK Başkan ve üyelerinin faydalı, makul ve ahlaki ölçülerde düzenlemeler yaptıklarına inandığını belirten Arınç, ''Dün veya önceki gün. Kendi aralarında toplanmışlar ve bu ev kira yardımının 4 bin liradan 2 bin 500 liraya indirilmesi konusunda anlaşmışlar'' dedi.
Radyo ve televizyonların denetlenmesi
Arınç, başka bir soruyu yanıtlarken, dünyada radyoların izlenmesi ve denetlenmesinin olmadığını Türkiye'de bu uygulamanın olduğunu söyledi. RTÜK'ün hem radyoları hem televizyonları denetlediğini kaydeden Arınç, ''Radyoları denetleme konusunda bundan sonra devam edelim mi etmeyelim mi? Kafamızda bir soru işareti var. Bunu olgunlaştırmamız gerekir'' dedi.
Görüşmelerin ardından Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve RTÜK'ün 2012 yılı bütçeleri kabul edildi.