
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Türkiye'ye Suriye konusunda gaz verilmemesini isteyerek, "Şark kurnazlığı yapılmasın'' dedi.***
RİYAD - Coşkun Ergül
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Türkiye'ye Suriye konusunda gaz verilmemesini isteyerek, ''Herkes kenarda maç seyreder gibi seyredip, 'Türkiye bu işi halletsin' diye şark kurnazlığı yapılmasın'' dedi.
Cemil Çiçek, G-20 Ülkeleri Parlamento Başkanları 3. İstişare Toplantısı için bulunduğu Suudi Arabistan'ın Başkenti Riyad'da, Riyad Gazetesi muhabirinin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, ''Türk yetkililer, Suriye'deki krizin başlangıcında, krizin bir an önce sonuçlanması için daha heyecanlıydı. Fakat son zamanlarda Türkiye'nin bu konudaki heyecanının azaldığını görüyoruz?'' sözleri üzerine Çiçek, şunları kaydetti:
''Bize o konuda gaz vermeyin. Herkes kenarda maç seyreder gibi seyredip, 'Türkiye bu işi halletsin' diye şark kurnazlığı yapmasın. Türkiye sorumluluğun gereğini yapıyor. Ortadoğu'daki her ihtilafta, başkaları kenara çekilsin, sanki bir futbol maçı seyreder gibi önlerde seyretsin, Türkiye tüm ihtilafları halletsin. Bu ihtilafların çözümünde herkes kadar Türkiye'nin de sorumluluğu var. Türkiye, gerçekçi bir politika takip etmeye çalışıyor. Çünkü gerçeklerden kopan politikanın kimseye faydası olmaz. Gelin Suriye ve Ortadoğu gerçeğine hep aynı gözle bakalım, gerçekleri birlikte görelim. Kime ne sorumluluk düşüyorsa, o görevini yapsın. Yani tüm sorunların çözümü noktasında sorumluluğu Türkiye'ye yükleyip, 'Türkiye ne yapacak, ne edecek?'
Türkiye, sorumlu bir devlet olarak, eksiksiz bir şekilde üzerine düşen görevini yapıyor. Aynı şey Filistin için de geçerli ama başkaları da maç seyreder gibi kenardan maç seyretmesin, onlar da kendi sorumluluklarını yerine getirsin. En uzun sınırımız Suriye ile. Tank ve top ateşi altındaki insanlar kaçacak bir yer aradığında komşuya gelir. Şu an en güvenilir komşu da Türkiye'dir. Suriye ile sınırı olmayanlar, kuru beyanat ile yetinmemelidir. Ben inanıyorum ki Arap kökenli Müslüman ülkelerin, şu ana kadar yaptıklarından çok daha fazla yapacakları vardır, henüz yeteri kadar da yapmamışlardır.''