TBMM
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Taksim Gezi Parkı olaylarını değerlendirdi.
"Bir demokrasi dersi veriyorlar'' diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Siyasal iktadara, 'Sen bizim özel yaşamımıza müdahale edemezsin' diyorlar. Hatta o kadar ki kendisine bir kaç metreden gaz sıkan polise bile ellerini uzattılar.
Demokrasi sadece sandığa gidip oy kullanmak değildir. 'Dört yılda bir sandığa gidin oy kullanın, demokratik hakkınızı kullanınız. Bekleyin 4 yıl sonra tekrar oy kullanın.' Bunun adı demokrasi değildir. Demokrasi siyasal iktidarın halka hesap verdiği rejimin adıdır.
Demokrasilerde halkı dinleyeceksin. Onun öncülüğünü sivil toplum yapar. Demokrasilerde siyasi otorite, sivil toplum kuruluşlarını dinleyecek. Çağdaş demokrasilerde yasa görüşülürken o konuyla ilgili bütün meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları dinlenir, görüşleri alınır. Bizde dayatma ile oluyor. Usulen çağrılır ve dinlenirler. Birisi, 'Türkiye ikinci sınıf demokrasi değil' diyor. Evet değil. Uluslararası kuruluşlar Türkiye'de üçüncü sınıf demokrasinin olduğunu söylüyor. Yani diktatörlükten bir önceki adım. Sormayacak mıyız? Bu demokrasiye Türk halkı layık mı? Siz birinci sınıf demokrasi için neden mücadele etmiyorsunuz? Taksim'deki çocuklarımız, gençlerimiz bu ülkede birinci sınıf demokrasi istiyor. O nedenle onları tekrar yürükten kutluyorum.
Demokrasi devletin soğuk yüzünün en az göründüğü rejimdir. Sivil toplum kuruluşları vardır. Yargı, yasama, yürütme diye üç erk oluşmuş, bir kişi her şeye hükmetmesin diye. Bir kişi, 'Yasama ve yargı ayak bağı' derse, o kişinin demokrat olmadığını bilir herkes. Sen kim demokrasi kim? Önce otur kendine bak. 'Benim polisim, benim valim...' İyi de bunlar senin babanın malı mı? Vali devletin valisi, polis devletin polisi. Ama sen bunları kendi polisin, kendi valin haline getirdin. O nedenle ben sana 'diktatör' diyorum Recep Tayyip Erdoğan.''
Polisin, halkın polisi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Erdoğan'a yönelik, ''Sen ne yaptın? Halkla polisi karşı karşıya getirdin. Bu ayıp sana yeter. Polisi savunuyor. Hatay Dörtyol'da bir AKP milletvekilinin oğlu, karakolda polisleri sıraya dizip hesap sormuyor muydu? Senin aklın neredeydi o zaman? Kalkmışsın polisi savunuyorsun. Neden? Orantısız güç kullandığı için. 10'u aşkın yurttaşın gözü çıkarıldı. Polis kurşunuyla bir kişi öldü. Polise saygımız var. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Halkın polisine saygımız var, iktidarın polisini asla istemiyoruz. Halkın polisi var, Recep Tayyip Erdoğan'ın polisi var. Halkın polisiyle bir sorunumuz yok'' diye konuştu.