BİRLEŞMİŞ MİLLETLER - Özlem Şahin Şakar
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, BM Genel Kurulu'nda düzenlenen ''Arabuluculukta Üye Ülkelerin Rolü'' temalı üst düzey gayriresmi toplantının ikinci bölümünde düzenlenen ''Arabuluculuk Sürecine Katılan Farklı Aktörler Arasında Tutarlılık, Eşgüdüm ve Tamamlayıcılık Sağlama Sorunu'' konulu panelde konuştu.
Bakan Davutoğlu BM Genel Kurulu'nda düzenlenen ''Arabuluculukta Üye Ülkelerin Rolü'' temalı üst düzey gayriresmi toplantının ikinci bölümünde düzenlenen ''Arabuluculuk Sürecine Katılan Farklı Aktörler Arasında Tutarlılık, Eşgüdüm ve Tamamlayıcılık Sağlama Sorunu'' konulu panelde konuştu.
Arabuluculuk konusunda ''kaybedilmiş fırsatlardan'' söz eden Davutoğlu, Türkiye'nin arabuluculuk yaptığı, ya da bir şekilde dahil olduğu konulardan örnek vererek ''İran'ın nükleer programı, Kıbrıs, Filistin'in birliği müzakereleri ve İsrail-Suriye dolaylı görüşmeleri'' kapsamında fırsatların kaçtığını söyledi.
Bu arada Rum tarafının BM'deki bir temsilcisi söz alarak BM gözetiminde sürdürülen Kıbrıs müzakerelerinin 2004 yılında ''hakemlik'' sürecine dönüştüğünü, bu yüzden de iki tarafın Annan Planı üzerinde uzlaşmaya varamadan referanduma sunulduğunu iddia etti.
Daha sonra söz alan Davutoğlu da Rum temsilciye yanıt vererek 2004 yılında Burgenstock müzakereleri sırasında orada olduğunu ve iki liderin bu planı referanduma sunma konusunu kabul ettiklerini, bunu imzaladıklarını ve dönemin genel sekreterine planın referanduma sunulacağı yönünde mektup yazdıklarını hatırlattı.
Davutoğlu, ''Bu kaçırılmış bir fırsattır, burada uluslararası camianın bir üyesi olan AB, tarafları o zaman çözüm yönünde cesaretlendirebilirdi, bunu yapsaydı belki bugün adada böyle bir sorun olmazdı, bunu söylemek isterim'' dedi.
İstanbul'da BM Arabuluculuk Merkezi
Öte yandan Bakan Davutoğlu, New York'taki BM Genel Kurulu Salonu'nda, BM Genel Kurul Başkanı Nasır Abdülaziz En Nasır'ın girişimiyle düzenlenen ''Arabuluculukta Üye Ülkelerin Rolü'' konulu üst düzey toplantının açılış konuşmasında, devletlerin arabuluculuk çalışmalarında eğitime ihtiyaç duyulduğunu ifade ederek, BM'nin bu kapsamda devletlerin arabuluculuk kapasitelerini geliştirmelerine yardımcı olmak konusunda daha etkin olması gerektiğini söyledi.
Dışişleri Bakanı Davutoğlu, şunları kaydetti:
''Büyük ihtilaflara yakın yerlerde BM arabuluculuk merkezlerinin kurulması doğru yönde bir adım olacaktır. Türkiye, devletler ve bölgesel kuruluşlar arasında eşgüdümü sağlamak ve arabuluculuk kapasitesinin oluşmasına yardımcı olacak böyle bir merkeze evsahipliği yapmaya isteklidir. Biz İstanbul'da BM Arabuluculuk Merkezi kurulması yönündeki gerekli süreci zaten başlattık. Bu merkezin arabuluculuk konusunda ortak amaçlarımıza erişmemizde bize yardımcı olmakta büyük fayda sağlayacağına inanıyoruz. Bu konuyu Sayın Genel Sekreter Ban Ki-mun'la görüşmeye devam edeceğiz.''
Toplantıda konuşan İtalyan Dışişleri Bakanı Giulio Terzi de İstanbul'da BM Arabuluculuk Merkezi kurulmasına açık destek verdi.
Davutoğlu Ban Ki-mun ile görüştü
Dışişleri Bakanı Davutoğlu, BM Genel Sekreteri Ban ile ofisinde bir araya geldi.
Başında görüntü alınmasına izin verilen görüşmeye Ban'ın siyasi işlerden sorumlu yardımcısı Lynn Pascoe, Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer ile Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ertuğrul Apakan ve yardımcısı Elçi-Müsteşar Hüseyin Müftüoğlu da katıldı.
Görüşmede, ''Kıbrıs, Suriye, Türkiye-BM ilişkileri ve Somali'' konuları ele alındı.
İstanbul'da Somali Konferansı'na katılacağı bildirilen Genel Sekreter Ban, Suriyeli sığınmacılara gösterdiği destek ve yardım için Türkiye'ye teşekkür etti.
Türk tarafı, Suriye'deki BM gözlemcilerinin sayısının yeterli olmadığını belirtti, Kıbrıs Rum yönetiminin somut irade eksikliğinidile getirdi.
Vatandaşlarımızın haklarını korumak görevimiz
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, temaslarda bulunduğu New York'ta TRT Haber'e de açıklamalarda bulundu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca incelemesi tamamlanarak onaylanan, Gazze'ye insani yardım taşıyan "Mavi Marmara" gemisine yönelik saldırıya ilişkin hazırlanan iddianameyle ilgili soru üzerine Davutoğlu, konuya ilişkin bilginin kendilerine de ulaşması üzerine Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile görüştüğünü ve bilgi aldığını söyledi.
Bakan Davutoğlu, bunun hukuksal bir süreç olduğuna işaret ederek, "Türkiye bir hukuk devletidir ve eğer uluslararası sularda Türk vatandaşlarına yönelik bir saldırı olmuşsa, bir ölüm, yaralanma söz konusu ise Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devleti olarak bunun sorumluları konusunda her türlü inisiyatifi geliştirme hakkına sahiptir" diye konuştu.
Soruşturma sürecinin saldırının hemen ardından başlatıldığını hatırlatan Davutoğlu, şunları söyledi:
"Bu, hukuki bir süreç olduğu için bizim nihai hükümde bulunmamız doğru olmaz çünkü iddianame değerlendirilecek, mahkeme edilecek. Ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak vatandaşlarımızın haklarını hem ulusal hem uluslararası düzeyde korumak, bu hakların takipçisi olmak bizim için bir görevdir. Dolayısıyla bu hukuki sürecin de böyle bir görevin bir parçası olarak telakki edilmesi icap eder. Mutlaka bunun her düzeyde hesabının sorulması doğaldır."
Silahlı insansız hava araçları konusu
ABD'den silahlı insansız hava araçlarının alınması konusundaki soruya karşılık Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün NATO Zirvesi sırasında bir araya geldiği ABD Başkanı Barack Obama'ya bu konuyu açık bir şekilde ifade ettiğini söyleyerek, müttefik ülkelerin birbirlerinin güvenlik ihtiyaçlarını göz önüne almak durumunda olduklarını, Türkiye nasıl ABD'nin güvenlik ihtiyaçlarını ittifak sistemi içinde göz önünde bulunduruyorsa ABD'nin de Türkiye'nin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmasını beklediklerini kaydetti.
Davutoğlu, Obama'nın da prensipte bu satışa destek vermekle birlikte ABD sistemi gereği Kongre içinde karar almadaki zorluklardan bahsettiğini belirterek, ''Ama bu karar almadaki zorluklar birçok konu için geçerli. Biz daha güçlü bir iradenin devreye sokulmasını bekliyoruz'' diye konuştu.
Davutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
''Suriye yönetimi Türkiye'nin ve uluslararası toplumun kendisine tanıdığı bütün şansları birer birer yok ediyor. Şimdi Annan Planı heba ediliyor. Artık bu meselenin sürüncemede bırakılarak rejimin kendi yöntemi ile varlığını sürdürmeye dayalı yaklaşımının devamı kabul edilebilir değil.''
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
